Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1313 K.2025/4752
3. Hukuk Dairesi 2025/1313 E. , 2025/4752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1526 E., 2025/51 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/481 E., 2023/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurum tarafından, müvekkili şirkete ait Hastanede tedavi gören dört hastaya uygulanan tedavilerin SUT hükümlerine, endikasyonlara ve izlenmesi gereken usullere uyulmadığı gerekçesiyle; toplamda 874.800,00 TL'nin müvekkilinin alacaklarından kesilmesi yönünde karar alındığını, bahsi geçen hastaların akraba dışı donör tarama sürecini beklemeyecek kadar acil ve yüksek riskli hastalıkları nedeniyle, transplant konsey kararı ile ilik nakli yapıldığını, uygulanan tedavilerin bilimsel ve etik olarak doğru olduğunu, aksi durumda söz konusu tarama sürecinin beklenmesinin ölüm riskini artıracağını ve tedaviyi faydasız bırakacağını, Kurum işleminin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; nakil işlemlerinin yapıldığı tarihte geçerli olan mevzuat hükümlerine göre akraba dışı tarama sürecinin tamamlanmasının zorunlu olduğunu, bu tarama süreci beklenilmeden hastalara yapılan nakillere ilişkin tedavi giderlerinin ödenemeyeceğini, müvekkili Kurum işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye, SUT ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, Sağlık Bakanlığı tarafından hastanın durumunun potansiyel aile dışı vericiler ile uyumunun netleştirilme sürecini ve beklemeye uygun olmadığının HKHN (Hemotopoetik Kök Hücre Nakil Merkezi) konsey kararı olarak belirtilmesi halinde haploidentik nakillerin yapılabileceğinin belirtildiği, davaya konu hastaların akraba dışı tam uyumlu verici tarama sonuçlarını beklemeyecek kadar acil hastalıklarının olduğu, davalı Kurumun aksini kanıtlayacak belge göndermediği, bu nedenle davalı Kurumun hasta faturalarının ödenmemesi yönünde almış olduğu kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacının, davalı Kuruma 874.800,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli kararıyla; davacının davayı açarken maktu harç yatırdığı ve Mahkemece dava konusu değer üzerinden alınması gereken nispi karar harcının davacı tarafa tamamlattırılmadığı, tefhim edilen kısa kararda davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararın hüküm kısmında bu yönde hükme yer verilmediği, ayrıca uyuşmazlığa konu olayın çözümü için konusunda uzman iki doktor bilirkişi ve bir emekli Sayıştay denetçisinden oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak rapor alınması yerine, doktor bilirkişinin yer almadığı heyetten bilirkişi raporunun alındığı, söz konusu raporun, bu halinde hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınan rapor doğrultusunda, davaya konu olan ... isimli hastaların kemik iliği nakil konsey kararları, tedavi geçmişleri ve klinik bilgileri incelendiğinde; haploidentik allojenik nakil endikasyonlarının tıbben uygun olduğu, akraba dışı tarama sürecini bekleyemeyecek acil klinik durumda olduklarının konsey kararlarında belirtildiği, bu nedenle Kurum tarafından yapılan kesintinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum işleminin iptaline, davacının davalıya 874.800,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; nakil işlemlerinin yapıldığı tarihte geçerli olan mevzuat hükümlerine göre akraba dışı tarama sürecinin tamamlanmasının zorunlu olduğunu, bu tarama süreci beklenmeden hastalara yapılan naklin tedavi giderinin ödenemeyeceğini, Kurum işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye, SUT ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan alacaktan kesinti yapılmasına dair davalı Kurum işleminin iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, sözleşmeye uygun olarak hizmet verilmesine rağmen alacaklarından haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla eldeki davayı açmış, davalı ise hizmetin sunulduğu tarihte geçerli olan SUT hükümleri gereğince kesinti yapıldığını savunmuştur. Derece Mahkemelerince esas alınan bilirkişi raporunda; ... isimli hastalara uygulanan tedavilerin küratif amaçlı Haploidentik Allojenik ilik nakli yapılmasının tıbbı endikasyon yönünden uygun olduğu, ancak nakil yapılan dönemdeki Kurum mevzuatında açıkça belirtilmiş olan P704972-Haploidentik nakil, allojenik (en az 2HLA antijeni uyumsuz nakiller) kodlu işlemler için akraba dışı tarama sürecinin tamamlandığına dair belgenin MEDULA sisteminde yer alması gerektiği hükmüne uyulmadığı görüşü bildirilmiş, raporun sonuç kısmında ise Kurum tarafından yapılan kesintinin yerinde olmadığı tespiti yapılmıştır. Söz konusu raporda, işlem tarihlerindeki mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılmadığı gibi, davalının bu husustaki itirazları da kararda tartışılmamıştır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, kesintiye konu işlemlerin fatura edildiği tarihteki SUT ve diğer mevzuat hükümlerine göre kesintilerin yerinde olup olmadığı değerlendirilen, davalının alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazları karşılayan bir rapor aldırılması ve varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.