Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3499 K.2025/4657
3. Hukuk Dairesi 2025/3499 E. , 2025/4657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/412 E., 2024/722 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ... adına kayıtlı .. İli, .. İlçesi, .. Camii Mahallesi, .. Mevkii, 509 ada, 12, 13, 14... parsel sayılı tahıl pazarı niteliğindeki taşınmazların Encümen Kararı ve Kadastro Müdürlüğü Genelgesi gereğince 5 09... Parselde tevhiden tescil işlemleri esnasında 13 parsel sayılı taşınmazda "vakıf şerhi" çıkması üzerine 26.936,00 TL taviz bedeli ödendiğini, .. Müdürlüğü tarafından taşınmaz üzerine konulan vakıf şerhinin yolsuz olduğunu ileri sürerek; vaki yolsuz vakıf şerhi tescili nedeniyle haksız ödenen 26.936,00 TL'nin ödeme tarihi olan 14.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taşınmaz vakıf yeri olup, tapu kayıtlarına göre arsa vasfında olduğunu, taşınmazın kayıtlarında ve tedavüllerinde bulunan vakıf şerhinin sahih olup taviz bedeline tabi olduğunu, geldi kayıtlarında yer alan ve tedavüller sırasında intikal ettirilmeyen şerhin yeniden konulmasında hata olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 03.11.2011 tarihli kararla; incelenen belgelerden taşınmazdaki vakıf kaydının dayanağının ispatlanamadığı, taşınmazların vakfiye kapsamına girdiği hususunda açıklık bulunmadığı, .. Vakfı arasında bir ilişki bulunmadığı, tapu kaydı örneğinden de dava konusu taşınmazların tarla vasfında olduğu, tarla vasıflı olanların öşürlü olması nedeniyle taviz bedeline tabi olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 19.09.2013 tarihli ilamla; "... taşınmaza ait kök tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile getirtilmeli, dosyada bulunan .. ve .. ilgili taşınmazın yer alıp almadığı araştırılmalı, bu konuda uzman üniversite öğretim üyeleri arasından bilirkişi kurulu oluşturularak, keşif de yapılmak suretiyle yukarıda sayılan ilkeleri kapsar biçimde bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 31.01.2017 tarihli kararla; gerek kök tapu kayıtlarında vakıf şerhinin mevcut olması ve gerekse de benimsenen heyet raporu doğrultusunda, nizalı taşınmazın, vakıf malı niteliğinde olması ve vakfın ferman ve ilmuhaberinde yer alması nedeniyle tavize tabii taşınmazlardan bulunması nedeniyle, davacının ödediği taviz bedelinin iadesine dair talebinde haksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairece verilen 05.11.2018 tarihli ilamla; " ....Mahkemece, dosya arasında bulunan davaya konu taşınmaz tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm dayanakları, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler ile birlikte bu konuda uzman ve tarafsız üniversite ( Hukuk Fakültelerinin Medeni Hukuk kürsülerinde görevli) öğretim üyeleri arasından oluşturulacak yeni üçlü bir bilirkişi heyetiyle birlikte mahallinde keşif yapılarak, davaya konu vakıf ve şerhinin sahih olup olmadığının tespiti amacıyla, yukarıda anılan maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak dava konusu uyuşmazlık hakkında yöntemince bir araştırma yapılarak, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, bilimsel verilere uygun şekilde bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 16.09.2021 tarihli kararla; bozma ilamı doğrultusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, dava konusu taşınmazların ..'nın vakfettiği sırf mülk taşınmazlardan olduğu, buna göre söz konusu vakfın sahih vakıf olduğu, sahih vakıflar yönünden mevzuata göre taviz bedelinin ödenmesi gerekeceği yönünde mütalaa verildiği, bilirkişi heyetinin denetime elverişli olduğu, davacının taviz bedelini ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Dairece verilen 18.05.2022 tarihli ilamla; "...Mahkemece; uyulan bozma kararı uyarınca, uzman ve tarafsız üniversite (Hukuk Fakültelerinin Medeni Hukuk kürsülerinde görevli) öğretim üyeleri arasından oluşturulacak yeni üçlü bir bilirkişi heyetiyle birlikte yapılacak keşif sonucunda vakfın niteliğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ... vakıf, tapu ve nüfus kayıtları çeviri ve değerlendirme uzmanlarından oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan rapor esas alınmak suretiyle, bozma kararı gereği tam olarak yerine getirilmeyerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak dosyaya kazandırılan 07.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın vakfa tahsisinin gayri sahih nitelikte olduğu ve dava konusu taşınmaz üzerindeki vakıf şerhinin taviz bedeline tabi olmaksızın terkin edilmesi gerektiği mütalaa edildiği, söz konusu raporun hükme esas almaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.936,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma ilamında belirtilen mahallinde keşif yapılması hususunun yerine getirilmediğini, kararın keşif yapılmadan düzenlenen rapora göre verildiğini, .. Müdürlüğünün 23.12.2019 tarihli yazı içeriğinin dikkate alınmadığını, vakfın icareteyn ya da mukaatalı vakıf olmadığına ilişkin bir ibareye de rastlanılmadığını, dosya kapsamındaki 13.07.2021 tarihli ve 01.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarına karşı 07.12.2023 tarihli heyet raporunda dayanaksız değerlendirmeler yapıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gereği taşınmazın vakıf malı olup olmadığının her türlü belge ile ispatlanabileceğini, buna göre ünlü yazarların kitaplarında da dava konusu taşınmazın ... Köyü içinde yer aldığının ifade edildiğini, emsal kararlar ile de bu hususun ispat edildiğini, müvekkili Kurumun harçtan muaf olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, vakıf şerhinin terkini için ödenen taviz bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmasına, bu doğrultuda bilirkişi heyetinden alınan raporun denetime elverişli bulunmasına, bilirkişi kök ve ek raporuna karşı keşif yapılmadığından bahisle bir itirazın bulunmamasına, emsal olarak dosyaya sunulan Mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçmediği anlaşılmakla eldeki dava bakımından güçlü delil olarak kabul edilemeyecek olmasına, karar tarihi itibariyle davalının harçtan muaf olmadığının ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlara yönelik itirazların incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.