Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3047 K.2025/4601

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3047 📋 K. 2025/4601 📅 07.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/3047 E.  ,  2025/4601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/486 E., 2024/204 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/125 E., 2022/65 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının da paydaşı bulunduğu .. İli .. İlçesi .. Köyü 902 parsel sayılı taşınmazın .. Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanı olarak ilan edilmesi üzerine, 21.06.2006 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacının arsadaki payının ve üzerindeki bina ve müştemilatın devredildiği davalı Belediyece proje kapsamında 1 adet bağımsız bölümün verileceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeden sonra müvekkilinin arsadaki payını davalı Belediyeye devrederek edimini yerine getirdiğini, ancak davalı Belediyenin, inşa ettirilecek binalardaki bağımsız bölüm teslim yükümlülüğünü inşaatların yapılması için gerekli makul süre çok aşılmasına rağmen yerine getirmediğini müvekkilinin kendisi için faydasız hale gelen sözleşmenin feshi ile taşınmazdaki hissesinin dava tarihindeki bedelinin tazminat olarak ödenmesi talebiyle dava açtığını, davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak müvekkile ödenmesinin talep edildiğini, düzenlenen bilirkişi raporlarında taşınmazdaki müvekkilinin payının dava tarihi olan 20.06.2016 tarihindeki değerinin 1.987.500,00 TL olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporuna itibar eden Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/3198,E., 2020/45 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vererek, taşınmazın dava tarihindeki değeri 1.987.500,00 TL olmakla birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL üzerinden dava açtıklarından 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak müvekkiline ödenmesine karar verdiğini ileri sürerek; bakiye 1.977.500,00 TL tazminatın ilk dava tarihi olan 20.06.2016 gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak müvekkiline ödenmesine, bu taleplerinin yerinde görülmemesi halinde ise işbu ek davanın açıldığı tarihteki arsa bedelinin tespit edilerek yargılama sırasında ıslah edilmek üzere şimdilik, 1.977.500,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının davalıyı temerrüde düşürmeden doğrudan dava açtığını, bilirkişi raporuyla tespit edilmiş bedelin ıslah edilmeyerek, faiz yürütülerek bakiye alacağın istenilmesinin ikinci kez vekalet ücreti, yargılama giderine sebep olacağından hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının davayı ıslah imkanı varken bu imkanı kullanmayıp, alacağına daha fazla faiz istemesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağını, davalıdan kaynaklı kusur bulunmadığını, proje kapsamında konutların makul süre içerisinde (11 yıl) tamamlandığını, ayrıca sözleşmede herhangi bir teslim süresinin olmaması ve projenin hukuki süreci dikkate alınmadan tazminat talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, bahse konu binalara ait yapım ve teslim çalışmalarının yasal süreler içerisinde tamamlanarak 2017 tarihi tibariyle taahhüt edilen konutların teslimatlarının yapıldığını, yapı kullanma izin belgelerinin alındığını ve sitede yaşamın başladığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacıya ödenmesi amacıyla Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/319 E. sayılı dosyası ile açmış olduğu sözleşmenin feshi ve alacak davasında, yapılan yargılama sırasında delillerin toplandığı, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosyaya sunulan 20.01 2008 tarihli bilirkişi raporunda davacının taşınmazdaki payının dava tarihi olan 20.06.2016 tarihi itibariyle m² değerinin 2.160,00 TL olarak belirlendiği, bu değerin kabulü halinde alacak miktarının 1.987.500,00 TL olduğunun anlaşıldığı, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2016/319 E., 2020/45 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, taraflar arasındaki 21.06.2006 tarihli sözleşmenin feshi ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verildiği, 20.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması nedeniyle bakiye alacak miktarının 1.977.500,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne 1.977.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek 23.06.2022 tarihinde kesinleştiği, dava sırasında taşınmazın 20.06.2016 dava tarihindeki bedelinin 1.987.500,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu davada alınan bilirkişi raporlarının yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, önceki dava ile eldeki davanın belirsiz alacak davası değil kısmi dava niteliğinde olduğu, kısmi dava niteliğindeki eldeki ek davada dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde faize karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflarca yapılan arsa ve tesis sözleşmesinin hükmen feshedilmesi nedeniyle davacıdan konutun tamamlanmasını ve konutu teslim almasının beklenemeyeceği gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, taşınmazın 20.06.2016 dava tarihindeki bedelinin 1.987.500,00 TL olduğunun kabul edildiğini, daha önce açılan dava belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan tazminatın tamamı yönünden ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ancak önceki dava kısmi dava kabul edilerek ek davada talep edilen miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütüldüğünü, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, aksi halde ek davanın açıldığı 13.09.2021 tarihindeki taşınmaz bedelinin tespit edilmesi ile ek davadaki kalan kısma dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında daha önce görülen davada belirlenen ve kesinleşen bakiye alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından davaya konu taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemiyle açılan ve karar verilen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/3198 E., 2020/45 K. sayılı dosyasında, taşınmazın değerinin 1.987.500,00 TL olduğunun belirlendiği ve davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiği, söz konusu karara dayanılarak bakiye kısmın tahsili için eldeki davanın açıldığı, Mahkemenin kısmi davada tespit edilen olgularla bağlı olduğu, kısmi davanın kabulüne ilişkin kararın 23.06.2022 tarihinde kesinleştiği, alacağının kalan kısmı için açılacak davada kesin delil teşkil edeceği, Mahkemece asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.