Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3072 K.2025/4318

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3072 📋 K. 2025/4318 📅 25.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/3072 E.  ,  2025/4318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/98 E., 2023/2086 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/230 E., 2021/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının 05.02.2013 tarihinde davalıların ortak projesi olan ... adlı inşaat projesinden B5 blok 7. kat 25 numaralı günay-batı cepheli daire satın aldığını, bu daire karşılığı 150.000,00TL ödediğini, davalı firmanın, aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan diğer davalı belediyenin arsasının bulunduğu proje alanına (Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mah. 95 30... parsel, 95 32... ve 2 parsel ile 95 33... ve 2 parsel) inşaatı yapmaya başladığını ve alan içerisinde 17... katlı binaların da bulunduğu 13 adet bina yaptığını, davalılar arasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle projenin tamamlanamadığını ve müvekkili davacının mağdur olduğunu, projenin davalıların ortak projesi olduğunu bu nedenle zarardan birlikte sorumlu olacaklarını, belediyenin şirkete arsasını verdiğini ve inşaat yapımı için her türlü imkanı sağladığını, su şebekesi deplase edildiğini, hafriyatların inşaat alanında kalması için izin verildiğini, elektrik çekildiğini, beton santrali kurulduğunu, alınan hafriyatlar nedeniyle yol kayması oluşunca yolun trafiğe kapatıldığını, her türlü izinin ve kolaylığın sağlandığını, palandöken ilçe belediyesi tarafından inşaat ruhsatı olmadığı gerekçesiyle inşaatın durdurulması üzerine davalı belediyenin bir yazıyla bu işlemi iptal ederek yetkilinin kendisi olduğunu bildirdiğini ve inşaatın devamını sağladığını, davalı belediyenin diğer davalı ile arasındaki sözleşmeyi iptal etmesinden sonra yapılan idari soruşturmada iç işleri bakanlığı müfettişince dönemin belediye başkanı ... 'in ifadesinin alındığını, ifadesinde bu projeye belediyenin de ortak olduğunu bu sebeple inşaatın yapılmasına müsaade edildiğini dile getirdiğini, bunun dışında belediye başkanının ulusal kanalda beyanlarda bulunduğunu, ortaklığı pekiştirerek halkın projeye güven duymasını sağladığını, belediyenin resmi internet sitesinde “... grupla işbirliği yapan büyük şehir belediyesi” şeklinde beyanların mevcut olduğunu, bu delillerin taraflar arasında bir adi ortaklık olduğunu gözler önüne serdiğini, şirketin belediyeye para ödediğni ve projeden kat verdiğini, müvekkilinin belediyenin de projeye ortak olması, belediye başkanı tarafından projeye öncülük edilmesi ve güven verilmesi, resmi internet sitesinde bu birlikteliğin ilan edilmesi sebebiyle daire satın aldığını, inşaat ruhsatı olmadan şehrin göbeğinde 13... katlı binanın yapılmasının belediyenin işin ortağı olduğunu gösterdiğini, zira ruhsat verenin belediye olduğunu, konu ile ilgili olarak yürütülen ceza yargılaması sonucunda şirket hakkında beraat kararı verilmiş ise de kararda belediyenin kusuruna işaret edildiğini, Yargıtay HGK 2011/13-56 E. 2011/264K. sayılı ilamın emsal niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalıların sorumluluklarının tespiti ile müvekkili davacının uğradığı zararın keşif ve bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsil edilerek müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 05/03/2020 tarihli dilekçesiyle, talep sonucunu 269.208,71 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, mülkiyeti müvekkiline ait Erzurum ili, ... ilçesi, ... mahallesi muhtelif parsellerden oluşan 33.0 00... 'lik arsanın satışı ve kat karşılığı inşaat yapılması işi ihalesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 35/A maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile 13.11.2012 tarihinde yapıldığını ve ... A.Ş.'nin vermiş olduğu teklife istinaden ihalenin 32.800.000,00 TL arsa bedeli ve %5 kat karşılığı olarak adı geçen şirketin uhdesinde kaldığını, söz konusu yüklenici firma tarafından vatandaşlara ait tapuların alınmaması, cins değişiklerinin yapılmamış olması, tevhit, ifraz vb. Haritacılık işlemlerinin tamamlanmaması, projelerin eksiksiz olarak idareye sunulmamış olması, idarece projelere ilişkin öngörülen değişikliklerin tamamlanarak idareye onaylatılmaması, vaziyet planları doğrultusunda alt yapı projelerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından onaylatılması vb. nedenlerle Belediye tarafından ruhsatın verilmesi kanunen mümkün olmadığını, söz konusu firma tarafından bahse konu ... konutları için şifahi olarak inşaat projesi sunulduğunu, Belediyenin inşaat mühendisleri tarafından proje müellifleri tarafından onaylanmamış inşaat projelerinin incelendiğini, teknik rapor tutulduğunu ve eksiklikler şirkete bildirilerek projelerin iade edildiğini, söz konusu şirket her ne kadar şifahi olarak ve dilekçeler ekinde belediye proje müelliflerinden onaysız inşaat projesi sunulmuş ise de incelemeler neticesinde projelerin onaya uygun bulunmadığını ve teknik raporlar ve yazılar ile eksikliklerin firmaya bildirildiğini, ilgilisi tarafından ruhsat müracaatında bulunulduğunu ancak yapı denetim firmalarınca yapı denetim işlemlerinin yürütülmesi hususundaki taleplerinin yüklenici firma tarafından reddedildiğini, ihale sözleşmesi sonrasında ... Denetim Ltd. Şti. tarafından imzalı 27.03.2013 tarihinde verilmiş olan dilekçesiyle yapı denetimini üstleneceğine ilişkin taahhütname getirildiğini, buna karşılık ... A.Ş. Yapı denetim firması ile anlaşma yoluna gitmediğini, buna bağlı olarak ruhsat işlemlerinin de başlatılamadığını, ayrıca davanın belediye yönünden yargı yolu yönünden reddi ile idari yargı yerine bakılması gerektiğini, davalı belediyenin davalı sıfatı bulunmadığından müvekkili yönünden husumetten reddini talep ettiği, meydana gelen zarar neticesinde hukuki, ahlaki, siyasi, mantık hatta vicdani açıdan sorumlu tutabilmek için söz konusu zarar ile zararı meydana getiren eylem arasında bir nedensellik bağının bulunması gerektiğini, meydana gelen zararda müvekkili belediyenin sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
Davalı şirket kayyımı, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede davalı Belediyenin adının geçmediği, davacı tarafça sözleşme gereği yapılan ödemelerin davalı şirkete yapıldığı, davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, projenin bulunduğu taşınmazın çok sayıda hissedarının bulunması nedeniyle davalı şirketin inşaat ruhsatı olmaksızın projeye başladığı ve bir süre sonra inşaatın ruhsata bağlanması için davalı şirkete yine davalı ... tarafından süre tanındığı ancak şirkete tanınan sürelere rağmen inşaatın ruhsatının alınmadığı neticede de yıkım kararı alındığı ve ihalenin feshedildiği, Belediyenin o dönemki başkanının her ne kadar projenin yapılması konusunda davalı şirketle ile işbirliği yapıldığı konusunda beyanı mevcut ise de belediyeye ait 33.000 m²'lik hissenin ihale ile davalı şirkete satılmış olması ve ayrıca projede yapılacak 2100 dairenin %5 i olan 105 dairenin de belediyeye ait olması nedeniyle bu beyanın kısmen doğru olduğu ancak projenin davalı şirket ile belediye tarafından birlikte yapıldığı veya projenin belediye tarafından garanti edildiğine dair bir açıklama yer almadığı, projenin bir kentsel dönüşüm projesi olduğu kentin sosyal ve ekonomik gelişimi açısından önem arz ettiği, projenin başarıya ulaşmasının belediye başkanına siyası prim kazandıracağı, belediye başkanının beyanlarında projenin birlikte yapıldığı, belediyenin projeden sorumlu olduğunu ya da projeyi garanti ettiğine dair bir açıklamasının yer almadığı, projenin hiçbir aşamasında belediye yetkililerin görev almadığı, davalı ... bir kamu kurumu olup faaliyetlerinin yasalarla düzenlendiği, yasaya aykırı olarak belediyenin herhangi bir mal alışı veya satışının mümkün olmadığı gibi kanunun ve sözleşmelerin tanımadığı bir yetkiyi kullanamayacağı, belediye başkanının maksadını aşan bir açıklama yapmasının ya da belediye yetkililerinin inşaatın yapılmasını engellememesinin ve geç müdahale etmesinin ve belediye başkanı hakkında soruşturma izni verilmesinin talep edilmesinin bir kamu kurumu olan belediyeyi projenin ortağı yapmayacağı, davacının basit bir araştırmayla bunu öğrenebileceği bu nedenle davalının ödediği paranın dava tarihi itibariyle güncel değerini ancak davalı şirketten isteyebileceği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kabulüyle 269.208,71 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında belediyenin sorumluluğuna sebep olacak nitelikte bir delilin bulunmadığı, ... Belediyesi web sitesinde yer alan 26.11.2012 tarihli " ... Belediyesi İmar İskan için düğmeye bastı..." başlıklı yazı içeriğinin haber niteliği taşıdığı ve reklam niteliğinde bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece davalı Belediyenin sözleşmenin tarafı olmadığı belirtildiğine göre husumetten red kararı verilmesi ve buna göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İlk derece mahkemesi kararının kendi içinde çeliştiğini, davalı belediyenin başkanının umumi ortamlarda açıklamalar yaparak ortaklığı vurguladığını en yetkili kişinin ağzından çıkanların belediyenin sorumluluğuna sebep olacağını, idare mahkemelerinin belediyenin kusurlu olduğu kanaatine vardığını, belediye başkanına ait ait güven verici konuşmaya ilişkin video kaydı, Belediyenin resmi internet sitesindeki işbirliğine ilişkin bildirisi, ... Bakanlığı Müfettişi tarafından tutulan rapor, Belediye ile Firma arasında yapılan anlaşma, keşif ile elde edilen gözlem, Bilirkişi kök raporunda müvekkile satılan dairenin ... Belediyesi'nin üzerine kayıtlı arsa üzerinde olması birlikte değerlendirildiğinde davalıların ortaklığı ve davalı Belediyenin de sorumluluğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinde satıcının temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönülerek uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, projenin kentsel dönüşüm projesi olması ve davalılar arasında arsa satış ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunması da dikkate alındığında, belediye başkanının beyanlarının ve Belediyenin projenin gerçekleştirilmesini desteklemeye matuf ileri sürülen tüm eylem ve işlemlerinin davacı nezdinde hukuken korunmaya değer bir güven oluşturduğunun söylenemeyeceğinin anlaşılmasına ve aynı projeden taşınmaz satın alan dava dışı üçüncü kişinin davalı ... hakkında açtığı tam yargı davası sonucunda verilen kısmen kabul kararının Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması göz önüne alındığında davacının varsa hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarını idari yargıda talep edebilecek olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.