Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/303 K.2025/4127
3. Hukuk Dairesi 2025/303 E. , 2025/4127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/579 E., 2024/1296 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/385 E., 2020/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18.10.2017 tarihli "Çim Tohumu Alımı İşi Mal Alımına Ait Sözleşme" imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye konu malları 5 adet sevk irsaliyesine istinaden 13.11.2017 tarihli fatura ile birlikte davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin 27.11.2017 tarihli yazısı ile bedelin ödenmesi için banka hesap bilgilerini davalıya bildirdiğini, davalının cevaben 01.12.2017 tarihli yazısı ile bütçede kesinti olduğunu düzenli bir ödeme döneminin başlayacağını bildirdiğini, ancak ödeme yapılmadığını bu sefer müvekkili tarafından noter aracılığıyla 13.02.2018 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının 16.02.2018 tarihli yazısıyla borcun Belediyeye ait nakit akışı içerisinde en kısa sürede ödeneceğini bildirdiğini ve 05.03.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 09.03.2018 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yaptığını bakiye 1.235.225,60 TL alacağın temerrüt tarihi olan 22.02.2018 tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte icra takibine koyduklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptaline alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, aralarındaki alacak verecek ilişkisinin 2017/413392 ihale kayıt nolu ve 1.173.920,00 TL sözleşme bedelli işten kaynaklandığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; "...davacı tarafından davalı aleyhine 29/05/2018 tarihinde 1.235.225,60 TL asıl alacak, 23.490,93 TL işlemiş faiz üzerinden takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine yasal süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır(...)Yeminli Bilirkişi S.M.Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 01/03/2019 tarihli kök ve 16/12/2019 havale tarihli ek raporunda özetle; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 1.235.225,60 TL asıl alacağının olacağı, davalı tarafından icra takip tarihinden sonra davacıyla banka yoluyla 354.000,00 TL ödendiği, bu tutarın mahsubu neticesinde, davacının davalıdan 881.225,60 TL asıl alacağı olacağının, icra takip tarihi itibariyle işlemiş yasal faizin ise 21.015,76 TL olabileceği yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. (...)denetime ve karar vermeye elverişli 01/03/2019 tarihli kök ve 16/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının davalıdan talep edebileceği miktarın belirlendiği anlaşılmıştır...." gerekçesiyle "Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2018/5934 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın işlemiş faiz yönünden kısmen İPTALİNE, talep edilen faize yönelik itirazın 1.751,31 TL'lik kısmının kabulüne, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafından dava açıldıktan sonra davacıya yapılan ödemelerin 6100 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce dikkate ALINMASINA, Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,..." karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya, icra takibine konu faturadaki satışa konu çim tohumlarını teslim ettiği, işin kabulünün 14.17.2017 tarihinde, kesin hak edişin 16.11.2017 tarihinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 1.235.225,60 TL alacağının olduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmüş olması nedeniyle işlemiş faiz talep edebileceği, işlemiş faiz miktarının 21.015.76 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, alacağa yönelik zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, takibe konulan miktar ile belediye kayıtlarının uyuşmadığını bu nedenle takibe haksız yapılmış bir itiraz bulunmadığını, alacağın yargılama gerektirdiğini bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının kısmi ödemeleri kabul ettiği için ayrıca dava açamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki mal alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297.maddesinin ikinci fıkrası gereği hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK'nın 298/2 hükmünde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı öngörülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde yukarıda alıntılandığı üzere bilirkişi raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu ve raporda davacının takip tarihi itibariyle 1.235.225,60 TL asıl alacak 21.015,76 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun ve takipten sonra 354.00,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği belirtilmesine rağmen hüküm sonucunda yalnızca işlemiş faizin 1.751,31 TL'si yönünden itirazın iptaline karar verildiği, böylelikle hüküm ve gerekçesi arasında çelişki yaratıldığı, hükmün bu haliyle infaz edilebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine ilişkin emredici usul hükümleri gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.