Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/761 K.2025/4128
3. Hukuk Dairesi 2025/761 E. , 2025/4128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/714 E., 2024/2510 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/135 E., 2023/19 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dışı ... tarafından ... ile birlikte davalı aleyhine Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/243 Esas sayılı dosyası ile açılmış bulunan tapu iptali ile tescili davasının takibi için davalının müvekkiline vekalet verdiğini, dava değerinin davanın açıldığı tarihte 400.000,00 TL olarak gösterildiğini, davalı lehine sonuçlanan davanın istinaf aşamasında tarafların müvekkilini devre dışı bırakarak aralarında anlaştığını ve istinaf talebinden feragatle dosyanın kapatıldığını, bu durumun aralarındaki güven ilişkisinin bozulmasına sebep olduğunu, müvekkilinin vekalet görevini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine ve Noter aracılığıyla ihtar çekilmesine rağmen davalının müvekkilinin vekalet ücretini ödemediğini, davalının borcunu ödememek amacıyla müvekkilinin önceden yanında çalışan avukat ...'a vekalet verdiğini iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını adı geçen avukatın iş akdinin sona ermesinden sonra da davalının dosyasının müvekkili tarafından takip edildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin vekalet sözleşmesini davacı ile değil o tarihte davacıya ait işyerinde sigortalı olarak çalışan avukat ... ile yaptığını, davacının vekaletnamede asıl avukatın yanında ismi yer aldığı için haksız olarak menfaat temin etmeye çalıştığını, oysa müvekkilinin davacıyı tanımadığını, dosyanın davacı tarafından takip edilmediğini, dava hakkında davacı tarafından bir kez olsun müvekkiline bilgi verilmediğini, sözleşmenin tarafı olmayan davacının vekalet ücreti talep edemeyeceğini, davacının bürosunda sigortalı olarak çalışan avukatların kendi müvekkillerine ait işleri getirebildiğini, bu halde sigortalı çalışan avukatın aldığı vekalet ücretinin de kendine ait olduğunu, davacının bu işlerden komisyon aldığını, davacının komisyon alacağı olan 5.000,00 TL'nin müvekkili tarafından davacıya 02.11.2018 tarihinde ödendiğini, bunun dışında bir talepte bulunamayacağını aksi düşünüşte de takip edilen dava dosyasında davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ek kararın aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen davacı tarafça istinaf edilmediğini müvekkiline bu yöndeki talimatının sorulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil, davacıya ait işyerinde kendi müvekkillerine ait işleri de alarak çalıştığını, davalı ...'in dosyasının da bunlardan biri olduğunu, ...'in davacıyı tanımadığını, kendisiyle 10.000,00 TL vekalet ücreti karşılığında anlaştığını, bu ücretin tarafına ödendiğini, yarısını davacıya verdiğini, bu komisyonunu davacının vergi levhasının bulunmasının bir karşılığı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla davacının eşi ve ortağı olan dava dışı avukat ... ile feri müdahil avukat ... arasında iş mahkemesinde görülen davada tanıkların avukat ...'in işveren avukata komisyon ödeyerek kendi dava dosyalarını alabildiğini beyan ettikleri, davacının bu davada tanık olarak verdiği beyanında avukat ...'nin kendisine ait beş dosyası bulunduğunu, fiziken oluşturulan dosyaların bürodan alındığını tespit ettiklerini, bunlardan birinin avansı alabilmek için, Seferihisar' da bir dosya olduğunu beyan ettiği, bu beyanında geçen dava konusu edilen Seferihisar dosyasının ...'ın tarafından bakıldığını mahkeme içi ikrarla kabul ettiği, bu bağlamda Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı feri müdahil ile arasında vekil müvekkil ilişkisi kurulmuş olduğu, bu dönemde çalıştığı kuruma feri müdahilin davacının çalışmış olduğu hukuk bürosuna komisyon ödeyeceği, aralarındaki iç ilişki konusunda tarafların bu şekilde anlaştıkları, hukuk bürosu olarak çalışan avukatın müvekkili ile vekalet sözleşmesi yaptıktan sonra, çalıştığı hukuk bürosundaki avukatlarının isimlerinin vekaletnamede yazılı olmasının işin doğasına aykırı olmayacağı, nitekim uygulamada işin yoğunluğunda avukatların yetki ile avukat görevlendirebildikleri, bu işin çalışan vekil feri müdahil tarafından alınması gerçekliğini değiştirmeyeceği, böylece davacının İş Mahkemesindeki mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanı, İş Mahkemesindeki hukuk bürosunun diğer ortağı ...' ın vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki beyanlar, mahkemesinde dinlenen tanık beyanları olmak üzere, davalının sadece feri müdahil ile arasında sözlü vekalet sözleşmesi kurulmuş olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacının davalıdan vekalet sözleşmesi gereği davalıdan ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ve fer'i müdahilin aynı vekaletname ile vekalet görevini üstlendiği Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada davalının vekalet ücreti ödeme borcunu yerine getirdiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf sebeplerinin incelenmediğini, davalının müvekkiline ödeme yapmadığının sabit olduğunu, Av. ... ile müvekkili arasında hukuki ihtilaf bulunduğunu, bu kişinin beyanına itibar edilemeyeceğini, mahkemece sulh olunan bedel üzerinden bu miktar belli değilse dava değeri üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması ve hüküm altına alınması gerektiğini, mahkemece borcun tek olması gerekçe gösterilmiş ise de feragat anında müvekkili ile Av. ... arasında iş ilişkisinin bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının olup olmadığına ilişkindir.
Davacı avukatın, eşi olan dava dışı Av. ... ile birlikte aynı büroda çalıştığı ve yanlarında çok sayıda avukat çalıştırdıkları, bu avukatlardan birinin iş bu davada feri müdahil olarak yer alan Av. ... olduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Davalı tarafından ...Noterliğinin 02.11.2018 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacı, Av. ... ve yanında çalışan Av. ... dahil bir kısım avukata vekalet verdiği, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/243 sayılı dosyasında davalı adına davacının portal hesabı üzerinden sunulan cevap dilekçesinde vekaletnamedeki tüm avukatların adının yazılı olduğu, duruşmalara hem davacının hem de Av....'nin vekil olarak katıldıkları, Seferihisar dosyasındaki davacının mahkemenin görevsizlik kararı akabinde verdiği dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinden daha sonra feragat etmeleri sebebiyle davanın açılmamış sayılmasıyla sonuçlandığı görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince, davacının feri müdahil avukat tarafından dava dışı iş veren avukata karşı açtığı işçilik alacaklarına dair davada tanık olarak verdiği beyanında Seferihisar dosyasının feri müdahil Av. ...'in kendi dosyası olduğunu ikrar ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; davacının İzmir 17. İş Mahkemesinin 2019/550 esas sayılı dosyasında 26.01.2022 tarihli celsedeki tanık olarak verdiği beyanında "...davalı davacıdan baktığı davaların listesini yapmasını istemişti.(...) Listeleri kontrol ettiğimizde eksik dosyalar tespit ettik.(...) bu listede olmayan ama kendisinin baktığı beş dosyanın büromdan alındığı tespit edildi. Davalı iş yerinin bürosunda derdest dosya sayısı 3.000den fazlaydı. Tespitleri yapmamız bir sene sürdü. Davacının dosyalardan bürodan habersiz benden habersiz para aldığı tespit edildi. Beş dosya da fiziken büromda yok. Büro avans taraması yapıyor bu sırada Seferihisarda bir dosyanın içindeki avansı almak için dosyayı karara çıkmış..." şeklindeki ifadesinden Seferihisar dosyasının Av. kendi dosyası olduğu anlamı çıkmadığı gibi Seferihisar dosyası olarak bahsedilen dosyanın hangi dosya olduğu da açıkça belirtilmiş değildir. Bu nedenle davacının ikrar ettiğinden bahsedilemez.
Davalının aynı vekaletnameyle davacı avukat ile birlikte Av. ... ve yanında çalışan avukatları vekil tayin ettiği, Av. ...'in dava dışı Av. ... yanında işgören avukat olarak davaya konu Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/243 esas sayılı dosyasında davalıya vekaleten duruşmalara girdiği, davacının da vekil olarak duruşmalara girip dilekçeler verdiği anlaşıldığından davacı avukatın vekalet ücretinin 1/2 sini talep etme hakkı bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı ile davalının arasında vekalet sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınrca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.