Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/263 K.2025/4103
3. Hukuk Dairesi 2025/263 E. , 2025/4103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/15 E., 2023/223 K.
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın düzeltilmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Kurumla imzaladıkları ... Satın Alma Sözleşmesi gereği bir takım branşlarda hizmet sunmayı taahhüt ettiğini ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dava dışı bir kısım hastalara uygulanan tedavi hizmeti ile ilgili faturaların, hastalara sağlık hizmeti sunulmadığı ve acil şikayeti olmadan acilden Kuruma fatura düzenlendiği gerekçeleri ile davalı Kurum tarafından ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin sözleşmenin (11.1.15) ve (11.16) maddeleri uyarınca toplam 140.000,00 TL para cezası ile cezalandırıldığını, kesilen cezanın sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL ceza-i şarttan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 20.01.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 140.000,00 TL yönünden borçlu bulunmadığı ve davalının ceza-i şarta mahsuben müvekkilinin hakedişinden 16.04.2013 tarihinde kestiği 90.156,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ... Hizmeti Sunucularından ... Satın Alım Sözleşmesi'nin (11.1.16) numaralı maddesi gereği fatura ve faturaya dayanak belgelerin gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti halinde 10.000,00 TL'den az olmamak üzere işlem bedellerinin beş katı cezai şart uygulandığını, söz konusu ceza-i işlemlerin ilgili mevzuat gereği hukuka aykırılık teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli kararıyla; bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarındaki “sadece ilaç yazdırmak için gelinmesi hali muayene olarak kabul edilip ücretlendirilmesinin uygun olduğu” değerlendirmesi esas alınarak, davacının sözleşmeye aykırı davranmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 20.11.2012 tarihli ve cezai şartın iptaline, davacının davalıya 140.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, 90.156,58 TL'nin 16.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.06.2015 tarihli ilamıyla; Mahkemece ilgili hastalar ile hasta yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenmesi, hastaların rahatsızlıklarına uygun olan uzman katılımı ile oluşacak bilirkişi heyetinden, denetime uygun rapor alınarak, hastaların belirtilen tarihlerde tedavi olup olmadıklarının ve şikayetlerinin acil müdahaleyi ve muayeneyi gerektirip gerektirmediğinin ilgili epikriz raporları ile birlikte değerlendirilerek sonuca uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 28.06.2022 tarihli kararla; bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda bilirkişiden alınan rapor gereği uygulanan 140.000,00 TL ceza-i işlemden 36.000,00 TL'sinin yerinde olduğu, 104.000,00 TL'sinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 03.11.2022 tarihli ilamla; Mahkemece taleple bağlılık kuralı gereğince, davacı tarafın davalı Kurumun dava konusu cezai işleme ilişkin yaptığı kesintinin iadesine ilişkin alacağına dair ıslah dilekçesinde belirtmiş olduğu 90.156,58 TL’yi aşmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığından bahisle, davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyularak verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacıya uygulanan 140.000,00 TL cezai işlemden 36.000,00 TL'sinin yerinde olduğu, 104.000,00 TL'sinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 20.11.2012 tarihli cezai şartın iptaline, davacının davalıya 104.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, 90.156,58 TL'nin 16.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairenin 02.10.2024 tarihli ilamıyla; uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; Kurumca yapılan kesinti miktarının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, ... merkezinin 17.04.2013 tarihli yazısında, kesinti miktarının 89.474,92 TL olduğunun belirtildiğini, hükme dayanak kök ve ek bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, tanıkların ifadelerinin soruşturma sırasındaki ifadelerinden tamamen farklı olduğunu, yargılama sırasındaki ifadelerinin dikkate alınmaması ve bilirkişi raporunda her branştan uzman hekim bulunması gerektiğini, hasta ... yönünden gerçekleştirilen iki işlemde şüphe bulunduğunu, tanıkların ifadelerinden hastaların acil hallerinin olmadığı, ilaç yazdırmak için acil hal gibi gösterilerek Kurum'a fatura edildiğinin anlaşıldığını, 2013 tarihli Zeyilname hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu, zira zeyilnamenin cezai işlem ve dava tarihinden sonra yürürlüğe girdiğini, zeyilname öncesi dönemde işlem hukuka uygun düzenlendiğinden Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, karar düzeltme başvurusunun kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sağlık hizmeti alım sözleşmesine dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmış olmasına, bozma ilamı ile kesinleşen hususların yeniden değerlendirilemeyeceğine göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyen davalıya yükletilmesine,
17.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.