Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/724 K.2025/4099
3. Hukuk Dairesi 2025/724 E. , 2025/4099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/82 E., 2024/90 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/72 E., 2024/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Lapseki İlçesi, ... Beldesinde kain olup intifa hakkı davalı Belediyeye devredilen, mülkiyeti Hazineye ait olan iskele vasıflı taşınmazın 6237 sayılı ... İnşaatı Hakkında Kanun'un (6237 sayılı Kanun) 5. maddesi gereğince ilgilisince bildirilen gayrisafi iradının %10'u tutarındaki meblağın Hazineye yatırılması gerekirken adı geçen Belediye tarafından 2022 senesine ait gayrisafi tutarın bildirilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 6237 sayılı Kanun'dan doğan alacaklarının tespiti için öncelikle faaliyetin durdurulduğu tarihin ve 2022 yılında faaliyetinin durdurulduğu tarihte iradın tespiti ile davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin hazine alacağının 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanacak gecikme zammı ve faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının alacak iddiasının dayanağı 6237 sayılı Kanun'un ilgili madde hükmünün iptaline ilişkin Lapseki 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/388 Esas sayılı dosyası kapsamında Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldığını, bu itibarla Anayasa Mahkemesi incelemesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, İdare tarafından yaptırılan yeni bir tesis bulunmadığını, dava konusu iskelenin davacı İdare tarafından inşa edildiği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, intifa hakkının davalı Belediyeye verilmiş olması sebebiyle 6237 sayılı Kanun'un uygulama alanı bulamayacağını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Anayasa Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/100 E., 2024/32 K. sayılı kararıyla, Lapseki Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/388 esas sayılı dosyasından iptali talebi somut norm denetimi yoluna başvurulan 27.01.1954 tarihli ve 6237 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6237 sayılı Kanun uyarınca alacak istemine ilişkindir.
1.Mecburi tahkim hallerinden birinin düzenlendiği 3533 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere, adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.
Bu bağlamda, eldeki davada taraflar, 3533 sayılı Kanun'un 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardan olup, uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekmektedir.
O halde İlk Derece Mahkemesi; tarafların sıfatı gözetilerek, sözü edilen yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.