Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4161 K.2025/3727
3. Hukuk Dairesi 2024/4161 E. , 2025/3727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/605 E., 2024/119 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eczacı olan müvekkili hakkında, davalı Kurum tarafından 22.12.2011 tarihli yazıyla, 2009 yılı Protokolünün (6.3.15.) maddesi uyarınca reçetede tahrifat yapılması, (6.3.19.) maddesi uyarınca sahte reçete faturalandırılması ve hastanın davacıya ait eczaneye hiç gitmediğini, hastane tarafından ilaçların temin edildiğini söylemiş olması, (6.3.24.) maddesi uyarınca ise yönlendirme yapıldığı gerekçesiyle hakkında sözleşmenin feshi ve cezai şart tahsili işlemi yapılmasına karar verildiğini, ancak reçetenin sahtesi ile değiştirilmesinin başkası tarafından kendisine zarar verilmeye çalışılması amacıyla yapıldığını ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararıyla; davacısı eczacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararının 31.05.2021 tarihinde kesinleştiği, hükme esas alınan 20.05.2022 tarihli bilirkişi raporundaise yapılan kesintinin yerinde olmadığı yönünde kanaat bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 25.05.2023 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davacıya ait eczaneden Kuruma faturalandırılan... isimli SGK mensubu hasta adına yazılan reçetenin dayanağı olan raporun süresinin dolmuş olması nedeniyle Kurumca karşılanmayacağını anlayan eczane çalışanı tarafından, reçetenin yazıldığı tarihten daha erken bir tarihin Medula sistemine girilerek rapor ile reçetenin uyumlu hale getirildiği anlaşılmakla, davacı hakkında cezai işlem uygulanmasının yerinde olduğu, buna göre lehe olan 2020 yılı Protokolü değerlendirilerek belirlenecek ceza miktarı üzerinden hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 2020 yılı Protokolünün lehe olan hükümleri uygulanmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne, 22.12.2011 tarihli ve 23.377.418 sayılı Kurum işleminin kısmen iptali ile cezai şarttan kaynaklı kesitinin 39.327,75.TL'lik kısmının davacı tarafa iadesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat eden kişiler hakkında aynı suçlama ile idari yönden cezai işlem uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, 2020 yılı Protokolün (6.3.) maddesinin yalnızca yeniden sözleşme yapılabilmesi amacıyla protokole konulduğu yönündeki kabulün mümkün olmadığını, ilgili protokolde açıkça kast unsurunun arandığını, ancak dosya kapsamında sahtecilik kastı ve bu suçu işlemekle kasıt birliği ve iştiraki olduğu yönünde delil bulunmadığını, bu durumun ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, ayrıca doktor ve hasta beyanlarından hastanın gerçek olduğunu, hastane otomasyon kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 28.09.2011 tarihinde söz konusu ilacın eczane tarafından verildiğini, ilacın hastane koşullarında hastaya doktorlar tarafından uygulandığı hususlarının da ispatlanmış olması karşısında oluşan kamu zararından bahsedilemeyeceğini, mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; alınan soruşturma raporu doğrultusunda 2009 yılı tip sözleşme ve eki protokolü hükümlerine göre davanın konusunu oluşturan cezai ve ilgili işlemlerin uygulandığını, 2020 yılı protokol hükümlerine göre yapılan değerlendirmeler noktasında hataya düşüldüğünü ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2009 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan uyarı ve cezai şart işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.