Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2623 K.2025/3744

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2623 📋 K. 2025/3744 📅 01.07.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2623 E.  ,  2025/3744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1203 E., 2024/424 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/346 E., 2021/890 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurumca müvekkili hastaneye 05.03.2021 tarihli işlem ile cezai işlem tesis edildiğini, yapılan itirazların dikkate alınmadığını, tedavisi yapılan hastalar için faturalandırma işleminin tedaviye ve somut gerçekliğe uygun olarak düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkili hastaneden geçici ya da sürekli olarak görevden ayrılan doktorların Medula sisteminde pasif hale getirilmesi yükümlülüğünün yüklendiğini, oysa cezai işleme konu anılan doktorların Medula sisteminde pasif hale getirilmeleri gibi bir durumun bulunmadığını, doktorların pasif hale getirildikleri dönemlerde onların hizmetleri nedeniyle müvekkili hastane tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle cezai işlem uygulandığını, anılan doktorlarla ilgili pasif hale getirme işlemleri sonrasında yapılan işlemlerde sehven maddi hatalar olduğu için sorunların meydana geldiğini, bu nedenle hastanenin sözleşme hükümüne aykırı davranmadığını ileri sürerek; davalı Kurumun 05.03.2021 tarihli cezai işleminin iptali ile 621.167,20 TL'lik ceza koşulu yönünden müvekkili hastanenin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan veri değerlendirme ve inceleme çalışmaları kapsamında, raporlu ve/veya izinli doktorlar adına 01.01.2019 ile 31.12.2019 tarih aralığında özel sağlık hizmet sunucuları tarafından faturalandırılmış işlemler ile ilgili Medula verilerinin incelenmesi neticesinde, isimleri ve izinli oldukları tarihleri açıkça belli olan doktorların izinli olmalarına rağmen adı geçen hekimler üzerinden idarelerince 2018 yılı Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin ilgili maddelerine göre ceza koşulu uygulandığını, uygulanan ceza koşulu bedelinin aynı sözleşmenin (11.2.) maddesine göre tahsil edileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime olanak verecek şekilde düzenlendiği ve usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiği halde ek rapor alınmadan karar verildiğini, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme hükümleri değil bu hükümlere uygun olarak yapılan işlemlerin doğru olup olmadığı noktasında bulunduğunu, ancak bilirkişi heyeti tarafından cezai işlemlere esas olan ve sundukları hasta dosyaları ile eklerinin hiç incelenmediğini, davalı Kurumun işlem sırasında izinli olduğu gerekçesi ile cezai işlem uygulanan doktorların izinli olmadığına ve görevlerinin başında olduğuna yönelik kayıtların görmezden gelindiğini, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.