Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/139 K.2025/3643
3. Hukuk Dairesi 2025/139 E. , 2025/3643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/375 E., 2024/3238 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2023/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Belediyeden ihale ile 2.010.000,00 TL'ye taşınmaz satın aldığını, taşınmazın 31.01.2013 tarihinde müvekkili adına tapuya tescil edildiğini, ancak dava konusu taşınmazların yolsuz tescil edildiği iddiasıyla davalı ... tarafından tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu davanın kabulü halinde davalı Belediyenin sebepsiz zenginleşeceğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinden şimdilik 45.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 33.016.470,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının bahsettiği tapu iptal ve tescil davasının derdest olduğunu, taşınmazların davacı adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, davacının rayiç bedel talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın ihale yoluyla davacıya satışını, satış tarihi itibariyle engelleyen veya taşınmazın niteliği ile ilgili herhangi bir şerh bulunmadığını, yapılan satımın geçerli bir satım olduğunu, somut olayda ihale yoluyla satış işleminin gerçekleştirildiğini, davalı Belediyenin zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davacının gerçek ve güncel müspet zararından sorumlu olduğunu, tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi itibari ile taşınmazın değerinin tespitine ilişkin hükme esas almaya elverişli olarak kabul edilen bilirkişi raporunda belirlenen 33.016.470,00 TL zarardan davalı tarafın sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 33.016.470,00 TL'nin 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca gerçek ve güncel müspet zarardan sorumlu olduğu, ifanın imkansız hale geldiği tarih olan tapu iptal tescil davasına ilişkin kararın kesinleştiği 07.04.2022 tarihinden itibaren rayiç bedel talep edilebileceğini, tapu iptal tescil dosyasındaki rapor ile eldeki dosyada alınan rapor arasında farklılık bulunmakta ise de taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olması nedeniyle davacının rayiç değer talep edebileceğinden raporlar arasında çelişki olduğuna dair istinaf talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Meclis kararının iptaline ilişkin idare mahkemesi karar tarihinin 31.05.2010 olduğunu, davacının taşınmazı 17.01.2013 tarihinde satın aldığını, dolayısıyla yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir sözleşmeden bahsedilemeyeceğini, kaldı ki taşınmazın imar uygulaması ile müvekkili Belediye adına tescil edildiğini, bu nedenle taşınmazın umumi hizmetlerden başka maksatlarla kullanılamayacağını, Meclis kararının iptali ile tescilin yolsuz hale geldiğini, geçersiz sözleşmede tarafların ancak verdiklerini geri alabileceklerini, tapu iptal tescil davasında alınan bilirkişi raporları ile eldeki davada alınan raporda tespit edilen bedeller arasında fahiş farklar olduğunu, emsal alınacak taşınmazların satış görmüş taşınmazlar olması gerektiği, tapu müdürlüğünce bildirilen emsallerin satış bedellerinin gerçeği yansıtmadığı iddiası ile reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın ağaç bedeline ilişkin talebi bulunmamasına rağmen bu hususta hesap yapıldığını, yine müştemilat bulunmamasına rağmen bu hususta da değerlendirme yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacıya satılan taşınmazın, satışa konu meclis kararının idare mahkemesince iptal edilmesi üzerine tapunun davalı ... adına tescil edildiği iddiasıyla taşınmazın güncel değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı ile davalı satıcı arasında yapılan ihale sonucuna göre dava konusu taşınmaz tapu sicil memuru huzurunda yapılan sözleşme ile davacıya satılmasına, satış tarihi itibarıyla tapuda satımı engelleyen veya taşınmazın niteliği ile ilgili herhangi bir şerh bulunmamasına, yapılan satımın geçerli bir satım olması nedeniyle, davacının, başlangıçta hukuken geçerli olarak kurulan ancak sonradan ortaya çıkan sebeplerle ifası imkansız hale gelen sözleşmede, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 07.04.2022 tarihi itibari ile gerçek rayiç değerini talep edebilecek olmasına, taşınmazın rayiç değerinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.