Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/96 K.2025/3631

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/96 📋 K. 2025/3631 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/96 E.  ,  2025/3631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/540 E., 2024/1101 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/433 E., 2021/363 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; muris ... vefatı ile terekeye idare memuru olarak atandığını, dava dışı ... ile davalı arasında imzalanan ... . Noterliğinin 03.08.2016 tarih ..., ... ve ... yevmiye numarası ile düzenlenen gayrımenkul satış vaadi sözleşmelerinin murisin oğlu sıfatı ile hareket eden ... evlat edinme işleminin hukuken geçerli olmadığını, kök işlemin butlanla batıl olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek ... . Noterliğinin 03.08.2016 tarih ve ..., ... ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; husumet itirazında bulunarak, davacı tarafından ikame edilen davanın mesnetten ve usuli dayanaktan yoksun olduğunu, satış vaadi sözleşmelerinin iptalini gerektirecek kesinleşmiş bir Mahkeme kararının bulunmadığını belirterek husumet itirazlarının kabulü ile husumet ve hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların sahte mahkeme kararı dayanak alınarak alınan veraset ilamına istinaden satış vaadi sözleşmesiyle davalıya devredildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... . Noterliğinin 03.08.2016 tarihli ..., ... ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili süresi içerisinde istinafa başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tereke temsilcisinin mesleği avukat ise de davayı tereke temsilcisi sıfatıyla takip ettiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın kabulü ile ... . Noterliğinin 03.08.2016 tarihli, ..., ... ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinin iptaline ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; nisbilik ilkesi gereği sözleşmenin iptalininin sadece sözleşmenin taraflarınca talep edilebileceğini, dava dışı ... hiçbir zaman malik olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunu fakat ayni hak devrinin yapılmadığını, davacı tarafın taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin iptalini isteyemeyeceğini, aktif dava ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin, sahtecilik iddiasına dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; ... . Noterliğinin 03.08.2016 tarih ..., ... ve ... yevmiye numarası ile düzenlenen Gayrımenkul Satış Vaadi sözleşmelerinin murisin oğlu sıfatı ile hareket eden dava dışı ... ile davalı arasında yapıldığı, murisin terekesine İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/26 Tereke sayılı dosyasında verilen ara karar gereğince atanan tereke memuru tarafından davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kişisel borç doğuran bir sözleşme olması nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli olması için vaad borçlusunun satış vaadinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmez. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, borçlandırıcı işlem niteliğinde olup, taahhüt işlemi olarak geçerliliğini korumakla birlikte sözleşmenin tarafları arasında sonuç meydana getirir. Davada talebin düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olduğu, nisbilik ilkesi uyarınca dava dışı tereke memurunun sözleşmenin tarafı olmadığı ve dava konusu taşınmazlara ilişkin terekeye karşı açılmış bir tapu iptal ve tescil davası olmadığından davacının hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.