Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/381 K.2025/3705

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/381 📋 K. 2025/3705 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/381 E.  ,  2025/3705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/215 E., 2024/3133 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 E., 2023/718 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacı şirketin yetkililerinin diğer davacılar ... ve ... olduğunu, davacıların yapacağı telefon görüşmelerinin şirket merkezindeki yerel ağlara veya santrallere yerleştirilecek cihazlara yapılacak tanımlamalar ile davalı şirket arasında 20.10.2014 tarihli ... Ses Hizmeti Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davaya konu ... hatlarının davacı şirketin kullanımına tahsis edildiğini, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme ön ödemeli olup, kontörlü hat satın alınmasına ilişkin olduğunu, 1 yılın sonunda sözleşmenin davacının onayı veya talebi olmaması nedeniyle sona erdirilmesi gerekirken ve davacı şirketin 2015 yılı Nisan ayı sonrasında bu hatları kullanmadığı halde davalı şirket tarafından 17.07.2017 tarihinde müvekkiline 3 aylık kullanım karşılığı fatura kesilip sözleşmenin sonlandırılmadığını, davacıya bildirim yapılmayıp hatların da açık bırakıldığını, ... şifresinin kırılması suretiyle kimliği tespit edilemeyen kişiler tarafından davacı şirkete ait hatlar üzerinden görüşmeler yapıldığını, davalı şirketin bu eylemleri nedeniyle davacıların zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL maddi ve davacı gerçek kişiler için 50.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tacir olan davacıların basiretli davranmaması nedeniyle dava konusu olayların yaşanmasına neden olduklarını, faturalama şeklinin iddia edilen olayların yaşanmasına etkisi olmadığını, dava dışı şüphelilerin kullandıkları ... telefonların hatlarının kurulu bulunduğu yerde kullanılan hatlar olmadığını, müşterinin Türkiye'de istediği adreste hatların kullanıcı adı ve şifrelerini kullanarak internet üzerinden aktif olarak görüşmeler yapabildiğini, ... telefon hatlarının internet üzerinde görüşme yapılmasını sağlayan hatlar olup, sadece kullanıcı adı ve şifresi kendilerine teslim edilen abone gerçek kişi veya şirket yetkilileri ve bu kişilerin şifre ve kullanıcı adını paylaştığı kişiler tarafından kullanılabileceğini, davacıların yargılanmalarına neden olan telefonda dolandırıcılık eylemlerinde, davacılara tahsis edilen hattın şifresinin kırılmadığını ve hacklenmediğini, aksine kullanıcı adı ve şifresi girilerek bu hatlar üzerinden görüşmeler yapıldığını, davacıların müvekkili şirket tarafından tanzim edilerek gönderilen kullanım sonrası ücretlendirme faturasına itiraz etmeyerek ve hatların iptali talebinde bulunmayarak ticari defter ve kayıtlarına işlediklerini, savcılık tezkerelerinden sonra davacıların haberdar edilmemesi nedeniyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, illiyet bağının bulunmadığını, davacıların kendilerinin neden oldukları eylem, ihmal ve kusur nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri zararları müvekkilinden talep edemeyeceklerini, davacılar tarafından vekillerine ödenen vekalet ücretlerinin de müvekkilinden talep edilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve çelişkileri gideren bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, davacının işten çıkarılan çalışanına işte kullandığı bilgisayarını hediye ettiği, bilgisayarda şifrelerin kayıtlı olduğu, davacının davalı şirketten şifre değişikliği talep etmediği, davalı şirkete yapılan ödemelerin metodunun değiştirilmesinin güvenlik açığı oluşturmayacağı ve davalının hatların üçüncü kişilerce ele geçirilmesi hususunda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarıyla davalının sunduğu hizmetin ayıplı olmadığının tespit edildiği, bu haliyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davaya konu vekalet ücretlerinin soruşturma ve dava dosyalarında bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği de nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalının açık yönetmelik hükümlerine aykırı bir şekilde sözleşmeyi sona erdirmediğini ve müvekkilinin açık onayı olmaksızın sözleşmenin içeriğini değiştirerek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmeyle belirlenen hatların kullanımının ön ödemeli olması, kullanılmayan dönemlerde fatura ödenmeyecek olması, yani aylık sabit bir ücretinin olmaması nedeniyle 1 yıllık belirlenen sözleşme süresi içerisinde davalı şirketle yapılan sözleşmenin feshedilmediğini, Kanun hükümleri gereği 1 yılın sonunda sözleşmenin müvekkilinin onayı veya talebi olmaması nedeniyle sona erdirilmesi gerekirken ve müvekkili 2015 yılı Nisan ayı sonrası bu hatları kullanmadığı halde davalı tarafından sözleşmenin sonlandırılmadığını, müvekkiline bildirim yapılmadığını ve hatların açık bırakıldığını, müvekkillerinin yargılandığı ceza davalarına konu dolandırıcılık olaylarına sebebiyet veren davalı şirketin sorumluluğu üzerinden atmak adına müvekkile hizmet almadığı dönemleri faturalandırmaya çalıştığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, raporda müvekkili ...'ın dava dışı Altan ile ilgili ifadesinin müvekkili şirkete tüm kusuru yüklemek için bir gerekçe gibi gösterildiğini, davalı şirketin hatası ve ihmali neticesinde müvekkili şirket ve yetkilileri aleyhinde ülke genelinde birçok şikayette bulunulduğunu, bunlar neticesinde çeşitli soruşturma dosyaları başlatıldığını ve müvekkillerinin yargılandığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını, müvekkillerinin yargılandıkları dosyalardan kaynaklı vekalet ücretlerinden de davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı şirketin, davalı ile akdettiği sözleşmeye konu hizmetin ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat taleplerine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere davacıların işten çıkarılan çalışanına işte kullandığı bilgisayarı hediye etmesine, söz konusu bilgisayarda şifrelerin kayıtlı olmasına, davacıların davalı şirketten şifre değişikliği talep etmediğinin dosya kapsamındaki delilerle sabit olmasına, davalı şirkete yapılan ödemelerin metodunun değiştirilmesinin güvenlik açığı oluşturmayacağı ve davalının hatların üçüncü kişilerce ele geçirilmesi hususunda kusuru bulunmamasına, yine davacıların vekalet ücreti yönündeki taleplerinin ise davaya konu vekalet ücretlerinin soruşturma ve dava dosyalarında bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.