Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/253 K.2025/3649

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/253 📋 K. 2025/3649 📅 30.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/253 E.  ,  2025/3649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/558 E., 2024/1888 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/233 E., 2023/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde ... sicil sayılı dosyada ... Büyükşehir Belediyesine bağlı ... Genel Müdürlüğü adına işlem gören iş yerinin 15.01.1989-14.03.1994 tarihleri arasında ödenmeyen 119.786,00 TL tutarındaki tasarruf teşvik kesintisi borcundan dolayı 2000-1681 sayılı dosya ile icra takibi başlatılması üzerine anılan Genel Müdürlük tarafından 119.786,00 TL’nin 11.10.2000 tarihinde ... Bankasının ... nolu tasarruf teşvik hesabına aktarılmış olduğunu, ... Genel Müdürlüğü tarafından ... İş Mahkemesinde borcun haciz baskısı altında ödendiği, 1989-1994 tarihleri arasında ... Genel Müdürlüğünün bulunmadığı, Genel Müdürlüklerinin 1995 yılında tüzel kişilik kazandığını, daha önce bu birimin ... Büyükşehir Belediyesine bağlı olduğunu, nema ödemelerinin yapıldığı ve zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava açıldığını, ... İş Mahkemesi tarafından verilen 2008/42 Esas, 2011/500 Karar sayılı kararda alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın kısmen reddi ile 428.538,24 TL alacağın 119.786,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalanının faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiğini, söz konusu tutarın 15.04.2014 tarihinde ... Genel Müdürlüğü hesabına aktarılmış olduğunu, ancak ... Genel Müdürlüğü tarafından mahkeme kararında belirtilen faiz kısmının Müsteşarlıkça ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak bahse konu ödemenin yapılmadığını, müvekkili Kurumun bu görevi belediye nezdinde yerine getirdiğini ve mezkur tutarı ... Bankasına müvekkili Kurumun varlığına dahil etmeden yatırdığını, tasarruf teşvik kesinti ve katkı tutarlarının tüm varlık ve yükümlülükleri ile birlikte 31.12.2007 tarihine kadar Hazine Müsteşarlığına devredilmiş olduğunu, anılan kanun gereğince ... Bankasına yatırılan tutarların da Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılmış bulunduğunu, dava konusu olayda müvekkili Kurumca ödenmeyen tasarruf teşvik kesintilerinin tahsili için 21.09.2000 tarihinde ... Genel Müdürlüğüne karşı hukuki sürecin başlatılmış olması ve devamında açılan davaların da müvekkili Kurum husumetiyle görülmesinde bir yanlışlığın bulunmadığını, ... İş Mahkemesi tarafından verilen 2008/42 E, 2011/500 K. sayılı karara istinaden müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle 573.505,78 TL tutarındaki faiz borcunun müvekkili Kurum tarafından 22.04.2021 tarihli ve 130093459 işlem numaralı muhasebe işlem fişi ile aktarılması ve 26.04.2021 tarihinde icra dosyasının ödenmesi nedeniyle ödenen miktarın 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalıdan rücu edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili kurumun sebepsiz zenginleşme sebebiyle uğramış olduğu toplam zarardan talep edebileceği alacak miktarı olan 573.505,78 TL’nin ödendiği 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı kanun) 66. maddesi gereği zamanaşımına uğramış olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesine bağlı ... Genel Müdürlüğü adına işlem gören iş yerinin 15.01.1989-14.03.1994 tarihleri arasında ödenmeyen 119.786,84 TL tutarındaki tasarruf teşvik kesintisi borcundan dolayı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 21.09.2000 tarihli ve 2000/1681 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine ... tarafından söz konusu tutarın 11.10.2000 tarihinde ödendiğini, ... tarafından, 1984-1994 tarihleri arasında ... Genel Müdürlüğü bulunmadığı, bu birimin ... Büyükşehir Belediyesine bağlı olduğu ve nema ödemelerinin yapıldığını, anılan borcun haciz baskısı altında ödendiğinin öne sürülmesiyle ... İş Mahkemesinde 2008/42 E. Sayılı davada Sosyal Güvenlik Kurumunun hasım gösterildiğini ve davacı tarafından 119.786,84 TL asıl alacak, 509.089,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 628.875,84 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte talep edildiğini, anılan davaya ilişkin 2011/500 Nolu kararda ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2008/262-9389 sayılı ilamı ile onandığını, davanın kısmen kabulü ile, 428.538,24-TL alacağın 119.786,84 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile kalan kısmının faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini, davalı kurum tarafından 23.10.2012 tarihli ve 18575022 sayılı yazı ile ... Genel Müdürlüğünce yatırılan 119.786,84 TL’nin 29.11.2000 tarihinde ... Bankasının ... nolu tasarruf teşvik hesabına aktarıldığı belirtilerek anılan tutarın iadesini talep ettiğini, müvekkili ve ... Bankası ile yapılan yazışmalar sonucunda anılan tutarın 28.04.2014 tarihinden ... Genel Müdürlüğü adına SGK’ya gönderildiğini, ... Genel Müdürlüğünden alınan 06.06.2014 tarihli yazıda, ... İş Mahkemesinde alınan kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2012/8940 E., 2013/4724 K. Nolu karar ile onandığını, ödenmesi gereken tutarın 504.004,00 TL olduğunu, bu tutarın 119.786,84 TL’sinin ödendiğini bildirerek kalan tutarın talep edildiğini, müvekkilinin de söz konusu mahkeme kararında tek davalının SGK olduğunu ve hükmün SGK aleyhine tesis edildiğini belirterek müvekkili kurum tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığını belirttiğini, SGK tarafından 18.02.2015 tarihli yazıda, 4853 sayılı Kanunun Ek1 ve EK2 maddeleri gereği ve “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılanlar da dahil olmak üzere birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarla ilgili olarak mahkemelerce Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarlar Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenir” gereği müvekkilinden talep edildiğini, 01.04.2015 tarihli müvekkilinin cevabi yazısında birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarla ilgili olarak mahkemelerce Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarların müvekkili tarafından ödeneceğini, davanın müvekkiline ihbar edilmemesi, müvekkilinin husumetiyle incelenmemesi ve mahkeme kararında hükmün yalnızca SGK aleyhine tesis edilmesi sebebiyle müvekkili kurumun ödeme yapmasının uygun olmayacağının bildirildiğini, 4853 sayılı kanunun EK2 maddesindeki hüküm incelendiğinde, kanun koyucunun özellikle birden fazla hasım gösterilen davaları kastederek düzenleme yapmış olduğunu, anılan bu kanun hükmünün konusunun tasarruf teşvik hesabı olsa da sadece SGK aleyhine açılmış bir davada ödeme yapmaya cevaz vermediğinin açık olduğunu, müvekkilinin sadece işveren aleyhine, adlarına hesap açılmayan veya eksik ödemede bulunulan çalışanlar tarafından SGK da hasım gösterilmek suretiyle açılan davalarda ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, konusu tasarruf teşvik hesabı olan her davanın bu hüküm kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve SGK’nın yanlış işlem yapmasından kaynaklı borçları kapsamadığının açık şekilde ortaya çıkmış olduğunu, dava dilekçesinde SGK tarafından 4853 sayılı kanun ile Kurumlarına verilen görev çerçevesinde tahsilat yapıldığı, ... Genel Müdürlüğünden tahsil edilen tutarların da Kurumların varlık hesabına dahil edilmeksizin ... Bankasına aktarıldığının belirtildiği, ancak mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere davacının ..., davalının SGK olduğunu, borca ilişkin ödeme emrinin iptali ile borçlu bulunmadığının tespiti talebi ile davanın açıldığını, yapılan yargılama sonucunda da SGK’nın ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olduğunu, başka bir anlatımla SGK’nın 4853 sayılı Kanun ile kendisine verilen görevi yaparken, 1984-1994 tarihleri arasında kurumsal varlığı olmayan ve mezkur dönemde ... Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak görev ifa eden ...’ye sehven ödeme emrini gönderdiğinin mahkeme kararı ile teyit edildiğini, dava dilekçesinde faizin, asıl alacağın fer’i niteliğinde olmasından dolayı müvekkilinin 119.786,84 TL’nin 29.04.2014 tarihinde ödediği göz önünde bulundurulduğunda faizin de müvekkili tarafından ödenmesi gerektiğini, aksi halde kanunen yapılması gereken bir ödemeyi yapmamaktan dolayı müvekkilinin 6098 sayılı Kanunun 77. maddesi gereği sebepsiz zenginleşeceğinin ifade edilmiş olduğunu, yapılan ödemenin asıl alacak değil, mahkeme kararı ile SGK tarafından sehven tahsil edildiği tespit edilen ve ... Bankası nezdindeki Tasarruf Teşvik Hesabına girmiş bir paranın iadesi olduğunu, bu nedenle SGK tarafından yanlış tahsil edildiği tespit edilen tutarın geri ödendiğinden, sebepsiz zenginleşme sebebiyle alacak talebinin tamamen mesnetsiz olarak kaldığını, faiz ödeme yükümlülüğünün SGK tarafından yerine getirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanunu'nun EK 2. maddesinde “birden fazla kurum hasım gösterilerek açılan davalarla ilgili olarak mahkemelerce Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine hüküm altına alınan tutarlar Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenir” hükmünün yer aldığı, dava konusuna esas teşkil eden ... İş Mahkemesinin 2008/42 Esas sayılı davayı sadece Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açtığı, Hazine Müsteşarlığına karşı bir husumet yöneltmediği, davacının kendi kusurundan kaynaklı olarak dava konusu alacağı ödemeye maruz kalmadığı davacı tarafından ... Genel Müdürlüğüne yapılan 573.505,78 TL tutarındaki ödemeden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece gerekçeli karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin dosya muhteviyatına ve hukuka aykırı olduğunu, kişilere yapılmış ve yapılacak ödemeler ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerine ilişkin tutarların Sosyal Güvenlik Kurumunca asıl sorumlu olan işverenlerden tahsil edilerek Hazine Müsteşarlığının ilgili hesabına aktarıldığını asıl sorumlu işverenin İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluşlar ve bunlara ait tüzel kişiler olması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tahsilat işlemlerinde 02.07.2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7/2. maddesi hükmünün uygulanacağını, müvekkili Kurumun görevini belediye nezdinde yerine getirdiğini ve mezkur tutarı tahsil ederek ... Bankasına yatırdığını, başka bir ifade ile ... Genel Müdürlüğünden tahsil edilen tutarların Kurumlarının varlık hesabına dahil edilmeksizin ... Bankasına aktarıldığını, ... Genel Müdürlüğüne ait tasarruf teşvik kesintilerine ilişkin asıl tutarın Hazine Müsteşarlığınca ödenmiş olması, tasarruf kesinti ve katkı tutarları tüm varlık ve yükümlülükleri ile birlikte 31.12.2007 tarihine kadar Hazine Müsteşarlığına kanunen devredilmiş olması nedeniyle söz konusu faizin de müvekkili Kurumca ödenmesinin mümkün olamayacağını, hukuk kuralları gereği faiz asıl alacağın feri niteliğinde olduğundan faizin de Hazine Müsteşarlığınca ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... İş Mahkemesi tarafından verilen 2008/42 Esas, 2011/500 Karar sayılı kararına istinaden davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle faizin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, ... İş Mahkemesinin 2008/42 Esas sayılı dosyasında davalıya husumet yöneltilmemiş olmasına ve yine bu dosyada davacının kendi kusurundan kaynaklanan hatası nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.