Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4128 K.2025/3552
3. Hukuk Dairesi 2024/4128 E. , 2025/3552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/578 E., 2024/2702 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/479 E., 2023/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin imzaladıkları adi ortaklık sözleşmesi ile davaya konu parseller üzerinde yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde %50'şer oranda eşit hisselerle ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, söz konusu inşaatın müteahhidi olarak davalı şirketin göründüğünü ve tapu kayıtlarının davalı şirket üzerine yapıldığını, müvekkiline tapuda taşınmaz devri yapıldığını, ancak müvekkilinin payına düşen 2 adet bağımsız bölümün devri talep edilmesine karşın 3 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin müvekkiline devredilmediğini, davalı şirketin cari hesap dökümü sunarak inşaatla ilgili 80.670,36 TL ödeme yapmasını müvekkilinden istediğini, ancak müvekkiline devredilmesi gereken 2 bağımsız bölümün devredilmediğini, dava konusu inşaatın yapımı aşamasında müvekkilinin hissesine düşen ödemelerin müvekkilinin dava dışı eşi ... tarafından yapıldığını ileri sürerek; taraflar arasındaki adi ortaklığın feshin tasfiyesine, ortaklık kazanımlarının tespiti ile hisseleri oranında taraflara paylaştırılmasına, müvekkilinin payına düşen ve davalı şirket tarafından devredilmeyen 2 adet bağımsız bölümle ilgili tapu kayıtlarının iptaline ve müvekkili adına taşınmaz kaydındaki hacizlerin fekki suretiyle tesciline, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davaya konu 3 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki rayiç bedellerinin tespiti ile yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının dosyaya sunduğu tarihsiz olup ne zaman düzenlendiği ve gerçekleşip gerçekleşmediği belirsiz ortaklık sözleşmesi adı altındaki evrak ile bilgisayarda düzenlenen imzasız bir takım rakamları içeren delil özelliği taşımayan belgeyi esas alarak istemde bulunduğunu, davacının ortaklık iddiasının yerinde olmadığını, davacının talep hakkı kabul edilse dahi talebinin zamanaşımına uğradığını, tarafların adi ortaklık oluşturmaları için ayrı bir vergi kaydı ve muhasebe sistemi oluşturulması gerektiğini, taraflar arasında davacının katılma payı koyamaması nedeniyle adi ortaklık ilişkisinin kurulamadığını, inşaatın yapımı için yapılan tüm harcamaların müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve sözleşmeye dayalı tüm hakların müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarından dava dışı Halil ile davacının eşi arasındaki arkadaşlık ilişkisi nedeniyle davacının müvekkili şirkete müracaatla ortaklık teklif ettiğini, ancak ortaklıkla ilgili yapılan ön çalışmaları müteakip ayrı bir vergi numarası alınarak ortaklık oluşturulmadığını, bu nedenle arsa sahibi ile sözleşmenin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davacının kardeşinin taşınmazda daire almak istemesi üzerine 12 nolu dairenin davacı adına devredildiğini ve faturanın davacı adına kesilerek devir bedelinin tahsil edildiğini, bilahare kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye isabet edecek bağımsız bölümlerin 2010/479 E. sayılı dosyasında verilen karar gereği müvekkili şirket adına tescil edildiğini, davacı ve eşinin elinde yer alan yazılı belgenin hiçbir zaman uygulanmayan ortaklıkla ilgili olduğunu, davacının sunduğu hesap icmali denilen belgenin müvekkili şirketçe düzenlenmediğini, müvekkili şirkete ortaklık kapsamında yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında harici olarak düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi gereğince davalının yüklenici sıfatına haiz olduğu, davaya konu 648 ada 10, 11 ve 3 parsel nolu taşınmazlar üzerine yapılan binanın yapımı aşamasında davacı adına masrafların karşılandığı, ödemelerin davacının dava dışı eşi ... hesabı üzerinden yapıldığı, ayrıca davacının eşi dava dışı ...'in inşaatın yapım aşamasında davacıya vekaleten inşaatla ilgilendiği, binanın tamamlanmasına müteakip fiilen teslim edilen 3 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından davalı tanıklarından Muttalip tarafından kiralandığı, ancak devir aşamasında davacıya devri gereken 3 bağımsız bölümden 12 nolu bağımsız bölümün davacının isteği doğrultusunda devri yapılmasına rağmen 3 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin devrinden imtina edildiği, davalı tarafından adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığı ileri sürülmekle birlikte yeminle dinlenen tanık anlatımları ve bizzat davalı şirket yetkilisinin davacının eşine gönderdiği 16.06.2017 tarihli yazı içeriğinde inşaat icmal tablosuna göre davacının bakiye borcunun dava tarihi itibariyle 80.670,36 TL olarak saptandığı gözönüne alınarak; adi ortaklık sözleşmesinin yazılı olması ve vergi numarası alması zaruretinin olmaması nedeniyle davalı tarafın itirazlarına itibar edilmeksizin, davacının ortaklık kapsamında inşaat maliyetleri nedeniyle bakiye borcunu ödemesi halinde tapu iptal ve tescil talebinde bulunabileceği, bu nedenle 28.03.2023 tarihli celsede verilen ara karar gereği bakiye tutarın davalıya ödemek üzere depo edildiği, bu şekliyle taraflar arasındaki ortaklığın tasfiyesi ile davacıya isabet eden bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tescil istemine yönelik davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle; taraflar arasındaki davaya konu parseller üzerine yapılacak bina ile ilgili oluşturulan adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesi ile ortaklık kapsamında yapıldığı anlaşılan binadaki davacıya devri gereken 3 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin (... İlçesi, ... Mah. 648 ada, 3 parsel nolu taşınmazdaki) 3 nolu bağımsız bölüm ve 14 nolu bağımsız bölümle ilgili davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, bankada açılan hesaba depo edilen 80.670,36 TL ve faizinden oluşan toplam 155.490,47 TL'nin faizi ile birlikte hüküm kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında davalının yüklenici durumunda olduğu davaya konu 648 ada 10, 11 ve 3 parsel nolu taşınmazlar üzerine kat karşılığı inşaat işinin yapılması hususunda adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, dava dışı arsa maliki ile kurulan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davalının yüklenici olarak hareket ettiği ve inşaatın tamamlandığı, sonrasında davalı yüklenici şirket tarafından dava dışı arsa maliki ... aleyhine 09.06.2006 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2010/479 E. sayılı tapu iptal ve tescil talepli dava sonucunda 30.05.2012 tarihli karar ile söz konusu inşaattaki "1., 3. ve 14 nolu bağımsız bölümlerin arsa maliki ... adına olan tapu kaydının iptali, söz konusu dairelerin ... Yapı Şirketi adına tesciline" karar verildiği, bu Mahkeme kararı gereğince davalı şirket adına tapu kaydı oluşturulduğu ve halihazırda da davalı şirket adına kayıtlı olduğu, söz konusu inşaat işinin yapımı ile ilgili masraflardan davacıya isabet eden kısmın ödemelerinin davacının eşi olan dava dışı ...'in hesabı üzerinden yapıldığı, ayrıca inşaatın yapım aşamasında davacının eşi olan dava dışı ...'in davacıyı temsilen hareket ettiği ve inşaatla ilgilendiği, 3 nolu dairenin davacının dava dışı eşi tarafından dava dışı kişiye kiralandığı, hatta kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kiracı aleyhine icra takibi başlatıldığı, neticede ortaklık ilişkisi kapsamında davacıya devri gereken 3 ve 14 nolu dairelerin davacıya devrinin yapılmadığı, davalı şirket yetkilisi dava dışı ...'e ait e-mail adresinden davacının dava dışı eşi ...'in adresine 16.06.2017 tarihinde "inşaat icmal" açıklaması ile gönderilen tabloya göre davacının bakiye borcunun dava tarihi itibariyle 80.670,36 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi tarafından dava dosyası ile davalı şirkete ait kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisine dair hesabın davalı şirket kayıtlarında ayrıca takip edilmemesinden hesaplama yapılamadığı, parasal işlemlerin banka kanalı ile yapılmadığı, ancak davalı şirket yetkilisi dava dışı ... tarafından davacının dava dışı eşi ...'e gönderilen 16.06.2017 tarihli inşaat icmali incelendiğinde, içeriğinin daire satışları, maliyet ve tarafların ödemelerine ilişkin olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; tarih içermeyen, ne zaman düzenlendiği ve gerçekleşip gerçekleşmediği belirsiz sözleşmeye itibar edilemeyeceğini, söz konusu sözleşmenin gerçekleşmesi için tüm gelir, gider, vergi, SSK ve harçlar eşit olarak ödenecektir ibaresi bulunduğunu, dolayısı ile bu ortaklığın gerçekleşebilmesi için bu maddede belirtilen ödemelerin taraflarca birlikte yapılması gerektiğini, ancak dosyada bulunan belgelerle sabit olduğu üzere davacı tarafça inşaata katkı adına hiçbir maddi ödemede bulunulmadığını, bu nedenle söz konusu sözleşmeye değer verilemeyeceğini, dayanak sözleşmenin zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazın zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, davacının katılım payını koymaması nedeniyle taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulamadığından ne vergi kaydı ne de ayrı bir muhasebe oluştuğunu, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, senetle ispat sınırının istisnaları bulunmamasına rağmen tanık dinlenmesinin hatalı olduğunu, davaya konu dairelere ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/479 E. sayılı davada davacının bu taşınmazların mülkiyetine dair bir iddiada bulunmadığını, davacının sunduğu bilgisayar çıktısı icmal listesinin kim tarafından düzenlendiği ve gönderildiği belli olmayıp bu belgeye delil olarak değer verilemeyeceğini, davacının yaptığı ödemelere dair dekont sunamadığını, katılım payı ve emek borcunu yerine getirmeyen davacının ortaklıktan pay talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça yatırılan 27.198,02.TL tamamlama harcının fazladan yatırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin fazla yatırılan tamamlama harcının iadesine karar vermesi gerekirken bu miktarın da müvekkilden talep edilmesine karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında yer alan tarihsiz sözleşme ve davacı tarafça dosyaya ibraz edilen davalı şirket yetkilisinin e-mail hesabından gönderildiği sabit olan 16.06.2017 tarihli icmal listesinin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık beyanına başvurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamında yer alan sözleşme ile taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi bulunduğunun sabit olmasına, ortaklık ilişkisi kapsamında davacıya devri gereken 3 ve 14 nolu daireler yönünden tapu iptal tescil kararı verilmesinin yerinde olmasına, davalı yönünden hüküm altına alınan harç miktarının hesaplanmasında da bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.