Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4240 K.2025/3527

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4240 📋 K. 2025/3527 📅 24.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4240 E.  ,  2025/3527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1793 E., 2024/1930 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/562 E., 2024/294 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek çocukları ...'nın Kayseri ... Hastanesinde gerçekleşen doğumu esnasında davalı doktorun tıbbi hatası ve ağır ihmali sonucu müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, doğumdan sonra yapılan muayene neticesinde ne hastane tarafından ne de doğumu gerçekleştiren davalı doktor tarafından çocuklarının yaralanmasına dair bilgi verilmediğini, ... ve annesi ... taburcu olduktan sonra müvekkilinin ailesinin, bebeğin sağ kolunda bir anormallik olduğunu ve omzunu oynatamadığını fark ettiklerini, ... Hastanesinde yapılan el muayenesi ve daha önceki röntgenin incelenmesi sonucunda iş bu yaralanmanın sonucunda müvekkilinin omzunda çatlak değil kırık olduğunu, çocuklarının omuz kaslarının söz konusu yaralanma sonucunda kısaldığını, vücudunda kalıcı hasar kalabileceğini ve fizik tedaviye derhal başlanması gerektiğini beyan ettiklerini, 15 gün boyunca fizik tedavi uygulandığını, doğumu gerçekleştiren doktorun ve hastanenin ağır ihmali ve hatası neticesinde doğduğu günden itibaren fiziksel ve ruhsal olarak acı çektiğini ve halen bu sıkıntıların devam ettiğini, bu durumun anne ve babanın ve çocuğun psikolojisi üzerinde hasar da bıraktığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla küçük ... için 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25.000,00 TL manevi tazminatın, anne ... ile baba ... için de ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.02.2021 tarihinden itibaren ileyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; hastanın ilk olarak 13.11.2020 tarihinde hastanelerine gelerek tetkiklerinin yapıldığını, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlediğini, normal doğum kararı verildiğini, bu doğrultuda işlemlerinin devam ettiğini ve komplikasyonların açıklandığını, yazılı onam alındıktan sonra doğuma başlandığını ve sorunsuz şekilde doğumun gerçekleştiğini, anne ve bebek kontrolünden sonra taburcu edildiğini, doğal seyrinde gerçekleşen doğumda ve sonrasında bir sorun olmadığını, genel durumunun iyi olduğunu, ayrıca bu komplikasyonun normal doğumlarda karşılaşılabilecek bir problem olduğunu, onam formunda da bu durumun belirtildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ATK raporuyla da birbirlerini desteklediği, yazılı onam formunun da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 01.02.2023 tarihli raporu ve alınan 31.01.2024 havale tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ile davacılar tarafından sahteliği iddia edilmeyen 15.02.2021 tarihli "normal ve müdahaleli vajinal doğum bilgilendirilmiş onam formunda davalı doktorun davacıları bebek ile ilgili olarak klavikula (köprücük kemiği kırılması) ve kırıklar konusunda aydınlatması hususları dikkate alındığında Mahkeme kararının sul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece hakkaniyete uygun karar verilmediğini, 6100 sayılı HMK'nın 282. maddesi gereğince hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporu ile bağlı olmadığının hükme bağlandığını, müvekkillerinin yaşadığı acıyı görmezden gelip salt bilirkişi raporunda davalı doktora kusur atfedilmemesi sebebiyle müvekkillerinin manevi ızdırap yaşamadığının kabul edilmesinin hakkaniyete ve hukuka uyar bir tarafı bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekimin sorumluluğundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda; dosya kapsamında alınan raporlarda ve karara esas alınan bilirkişi raporunda; bebeğin vajinal yolla doğumu ve sonrasında yapılan tıbbi uygulamaların tıp biliminin kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalı doktorun tıbbi hatası ve ağır ihmalinin bulunmadığı, klavikula kırığının tıbbı kötü uygulama nedeniyle oluşmadığı, tıp biliminin kabul ettiği bir komplikasyon olduğu, bulguların ortaya çıkış kronolojisinden, zor doğuma dair bir bulgusu olmadığından doktorun böyle bir şüphesi oluşmayacağından, ayrıca klavikula kırığı tanısının kendi uzmanlık alanı olmamasından dolayı bilgilendirme durumumunun bu vakada beklenemeyeceği belirtilmekle, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, bebekte ortaya çıkan durum komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek çocukları ...'nın Kayseri ... Hastanesinde gerçekleşen doğumu esnasında doğumu gerçekleştiren davalı doktorun tıbbi hatası ve ağır ihmali sonucu müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, doğumdan sonra yapılan muayene neticesinde ne hastane tarafından ne de doğumu gerçekleştiren davalı doktor tarafından çocuklarının yaralanmasına dair bilgi verilmediğini, ... ve annesi ... taburcu olduktan sonra müvekkilinin ailesinin, bebeğin sağ kolunda bir anormallik olduğunu ve omzunu oynatamadığını fark ettiklerini, ... Hastanesinde yapılan el muayenesi ve daha önceki röntgenin incelenmesi sonucunda müvekkilin anne ve babasına iş bu yaralanmanın sonucunda müvekkilinin omzunda çatlak değil kırık olduğunu, çocuklarının omuz kaslarının söz konusu yaralanma sonucunda kısaldığını, vücudunda kalıcı hasar kalabileceğini ve fizik tedaviye derhal başlanması gerektiğini beyan ettiklerini, 15 gün boyunca fizik tedavi uygulandığını, doğumu gerçekleştiren doktorun ve hastanenin ağır ihmali ve hatası neticesinde doğduğu günden itibaren fiziksel ve ruhsal olarak acı çektiğini ve halen bu sıkıntıların devam ettiğini, bu durumun anne ve babanın ve çocuğun psikolojisi üzerinde hasar da bıraktığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla küçük ... için 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25.000,00 TL manevi tazminatın, anne ... ile baba ... için de ayrı ayrı ... için, 25.000,00 TL manevi tazminatın ... için, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise ... için 15.02.2021 tarihinden itibaren ileyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.