Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2449 K.2025/3510

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2449 📋 K. 2025/3510 📅 24.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2449 E.  ,  2025/3510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/168 E., 2024/659 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/749 E., 2021/1059 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile ihbar olunan ... Müh. Hiz. Dekorasyon İnş. Ltd. Şti. vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ... İstanbul Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ne ait emtiaların ... Lojistik Hizm. A.Ş. tarafından 01.01.2010 tarihli depolama ve lojistik sözleşmesine istinaden depolandığı deponun çatısının 18.05.2012 tarihinde çökmesi nedeniyle su al ması sonucu emtialarda maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasardan davalı ... Ltd. Şti'nin deponun maliki olması nedeniyle sorumlu olduğunu, malikin yapıdaki kötü imalat, eksiklik veya kötü muhafaza ile ilgili kusuru olması gerekmediği gibi bunlardan bilgisi olmasının da gerekli olmadığını, müvekkili şirketin vaki hasar ihbarını müteakip yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 2.315.265,76 USD olduğu tespit edilen hasar bedelinin tamamını sigortalısına ödediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.147.449,82 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. aleyhine açılan dava tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu olayın gerçekleştiği 18.05.2012 tarihinde Marmara Bölgesinde meydana gelen ve tam bir doğal afet boyutundaki dolu yağışı ve hemen arkasından gelen aşırı yağmur nedeniyle binanın çatısındaki sifonik sistemin ve yedek tahliye sistemi olarak yapılmış olan barbakan (veya çörten) tabir edilen taşkanların birbirine tutunan ve buz haline dönüşen katı dolu parçaları ile tıkanması sonucu çatının olağanüstü dolu ve su birikiminin yükü nedeniyle kısmen çöktüğünü, bu kısmi çökme nedeniyle çöken çatı bölümünün hemen altındaki bölgede doğrudan suya maruz kalan emtia ile çatının kısmi çökmesi sırasında otomatik olarak devreye giren yangın söndürme fiskiyelerinin (sprinkler sisteminin) kiracı şirket tarafından kapatılmayarak uzun süre çalışması sonucu da yaklaşık 700 ton suyun deponun çöken çatı bölümünün dışındaki bölgelerinin zeminine yayıldığını, bu aşamada diğer davalının yerden 15-20 cm. yükseklikte platformlar üzerinde depolaması gereken emtiayı doğrudan zemine oturtmuş şekilde hatalı ve usulsüz depolaması nedeniyle zemindeki su yüzünden ıslanan ve suya maruz kalan davacının sigortalısı ... İstanbul Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve diğer başka firmalara ait emtianın hasar gördüğünü, bu durumda müvekkilinin bina maliki ve kiraya veren sıfatı ile var olan kusursuz sorumluluğu ile zarar arasındaki illiyet bağının gerek mücbir sebep ve gerekse üçüncü kişi olan kiracı ... A.Ş.nin ağır kusuru nedeniyle kesilmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan tüm bilirkişi raporlarında; binanın çatısının Türkiye'de yapılan çelik ahşap ve betonarme yapıların oluşturduğu yapı türlerinin tamamında alınması gereken tasarım yükleri standartına uygun yapıldığının bildirildiği, ancak olayın vuku bulduğu çatı alanının geniş ve ön cepheden arka cepheye %1 eğimle inşa edilmiş olduğu, olayın olduğu bölgede bu ve buna benzer dolu ve yağmur yağışlarının öngörülmesi mümkün olduğu halde tek bir yönde tahliye sistemi yapıldığı, çatı hesabı yapılırken eğim verilen bölgedeki tahliye kesitinin diğer kesitlere göre daha fazla sıvıya maruz kalacağının gözetilerek sifonik sistemin buna göre yapılması veya çatının genişliği ve eğimi nazara alınarak sifonik sistemin tıkanma ihtimaline binaen deşarj sistemlerinin planlanması gerektiği, yine çatıdaki yağmur suyunun tahliyesini sağlayan kanalların hesabı yapılırken tahliye deliğine sıvının ulaşması için gerekli süre gözetilerek tahliye sistemi yapılması gerektiği halde yapılmadığı, bu sebeplerle bina yapımından kaynaklı kusur olduğu, mücbir sebep için beklenmeyen, öngörülemeyen ve tahmin edilemeyen, öngörülse dahi alınabilecek tedbirlerle özen yükümlülüğünü aşar nitelikte olağanüstü cereyan eden bir olay olması gerektiği, dolu yağışı ve aşırı yağış yönünden mücbir sebep şartları oluşmadığı, illiyet bağının kesilmediği gerekçesiyle tashihen; davanın kısmen kabulüne, dava dışı sigortalıya ödenen 1.000.000,00 USD'nin ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 1.782.000,00 TL'nin ve 1.315.265,76 USD'nin ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 2.362.348,83 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan ... Çözümleri Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; rizikonun meydana gelmesindeki temel sebebin yağmur ve dolu nedeniyle oluşan su birikintisinin yeteri kadar tahliye edilememesi nedeniyle oluşan yükün çatıda çökmeye neden olması olduğu, tahliye sistemi göz ardı edildiğinde bazı bilirkişi raporlarında çatının yönetmeliklere uygun yapıldığının belirlenmesinin davalı bina sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dava konusu olayı meydana getiren yağış miktarının bölgede öngörülemez yağışlardan olmadığı, yağmur ve dolu yağışının mücbir sebep içerisinde değerlendirilemeyeceği ve davalı ... malikinin sorumluluğu yönünden illiyet bağını kesmediği, yapı malikinin zarardan sorumlu olduğu, dava konusu olayda davalının yapı maliki olarak, hakkındaki dava tefrik edilen kiracı şirketin ise antrepo sözleşmesinden kaynaklı olarak sorumlu bulunduğu sorumlulukları farklı hukuki sebeplere dayansa da kanunun emredici hükmü gereği davalıların müteselsil sorumlu oldukları, bu nedenle davalı ile kiracı şirket ve ihbar olunanların kusuru yönünden eldeki davada bir değerlendirme yapılmasının gerekmediği, iç ilişkide birbirlerine rücû aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yargısal uygulamalarda yeknesaklığı önleyecek, birbiri ile çelişen farklı kararlar çıkmasına neden olacak şekilde tefrik kararı verilmiş olmasının açıkça usule aykırı olduğunu; dosyada bulunan ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan tüm raporlar birlikte değerlendirildiğinde, bunların 7 tanesinde müvekkili şirketin binanın tasarım ve yapımı ile ilgili olarak kusuru olmadığı tespit edilmesine rağmen, alınan ikinci raporda da çatı eğimi yönünden yapım kusurunda bahsedilmiş olmasına rağmen, Mahkemece hükme esas alınan raporda bu kez bilirkişilerin kusuru zemin suyu tahliyesine dayandırdıklarını, bu durumda aslında raporlar arasındaki çelişkinin giderildiğinden bahsedilemeyeceğini, bina sahibinin kusursuz sorumluluğunda mücbir sebep halinin kurtuluş kanıtı sayılmaması için binanın yapımında bir kusur bulunması gerektiğini, oysa ki dosyada alınan raporların büyük çoğunluğunda binanın yapımında bir kusur olmadığının tespit edildiğini, dava konusu kısmi çatı çökmesinin alınan tüm raporlarda en azından umulmayan hal olarak değerlendirilmesi ve tazminatta hakkaniyet oranında indirim yapılması gerektiği de belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece bunun göz ardı edildiğini, davaya konu 18.05.2012 tarihli dolu ve aşırı yağmur yağışının doğal afet boyutunda olmakla birlikte mücbir sebep olup olmadığı, beklenmeyen durum olarak nitelendirilmesi gerekip gerekmediğinin hiçbir şekilde irdelenip tartışılmadığını, ayrıca müvekkili şirketin sigorta şirketi olan ve davanın ihbar edildiği ...nin, davanın devamı sırasında davacı şirket ile birleştiğini, bu durumda müvekkili şirketin ödediği bedeli kendi sigorta şirketinden rücuen tahsil etme imkanı olacağını, bu durumun da takas ve mahsup sonucunu doğuracağını ve Mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının bina malikinin sorumluluğu kapsamında davalı şirketten rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında fer'i müdahil olarak yer alan şirketlerin fer'i müdahilliğine karar verilmediği, bu şirketlerin ihbar olunan sıfatıyla davada yer aldıkları anlaşılmakla, karar başlığındaki bu husus maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer taraftan hükme esas alınan raporun taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davalı ile dava dışı ... Lojistik Hizm. A.Ş.nin meydana gelen olay nedeniyle oluşan zarardan müteselsil sorumlu oldukları anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
2.Dava konusu olay nedeniyle farklı bir sigorta şirketi tarafından davalı ile dava dışı ... Lojistik Hiz. A.Ş. aleyhine açılan davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve 2014/832 E., 2017/183 K. sayılı kararıyla; davalıların kusurlu olduğu ve meydana gelen yağışın mücbir sebep niteliğinde olmadığı ve illiyet bağının kesilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, davalıların istinaf başvurularının ise esastan reddedildiği, temyiz incelemesinde de Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2019/1179 E., 2020/6693 K. sayılı kararıyla; alınacak tedbirlerle oluşması önlenebilecek nitelikte olan, aşırı yağıştan kaynaklanan çatı çökmesi olayının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, davaya konu edilen su hasarının oluşmasında davalıların kusur ve sorumluluk sebeplerini teknik verilerle açıklayan uzman bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle sair temyiz itirazlarının reddedilmesiyle birlikte davalıların kusurlu oldukları, meydana gelen yağışın mücbir sebep niteliğinde olmadığı hususunun kesinleştiği anlaşılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.