Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2460 K.2025/3515

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2460 📋 K. 2025/3515 📅 24.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2460 E.  ,  2025/3515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/344 E., 2024/839 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/644 E., 2023/1093 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... 'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların murisi ... arasında 25.11.2019 tarihli Gayrimenkul Harici Satım ve Zilyetlik Devir Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereği davalıların murisinin ... Merkez Mahallesi 4 ada 1993 parsel üzerindeki işyerlerini toplamda 330.000,00 TL bedelle yine ... Mahallesi 121 parseldeki 843,18 m²'lik arsanın 400 m²'sini 180.000,00 TL bedelle toplamda 510.000,00 TL olmak üzere müvekkiline sattığını, sözleşme gereği bedelin murise ödendiğini, davalıların murisinin harici satım sözleşmesi gereği satmış olduğu taşınmazların tapu kayıtlarını tapuda devredemeden, 29.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalıların murisinin vefatından bir müddet sonra sözkonusu satıştan haberdar olan murisin mirasçıları ile şifahi görüşme yaptığını ancak davalıların ne taşınmazların devrine ne de ödenen bedelin iadesine yanaşmadıklarını, bu sebeple geçersiz sözleşme gereğince ödenen bedelin iadesi için davalıların aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2021/2120 E. sayılı icra takibine haksız olarak davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine ve ödenen 510.000,00 TL satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenerek aradaki fark ile ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle icra takibine konu edilmeyen denkleştirici adalet ilkesi gereğince belirlenen fark bedele yönelik 100,00 TL alacak talebini 274.375,80 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının dayanak gösterdiği sözleşmenin hukuken geçerli olmadığını, sözleşmenin geçerliliğinin ispatlamadığı gibi ödediğini iddia ettiği miktarı ispatlayacak hiçbir banka dekontu, makbuz veya hukuki delil sunulmadığını, davacının bu denli yüksek meblağ ödeyip murisin vefatına kadar taşınmaz devrini talep etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında mirasçılara sirayet edebilecek herhangi bir borç doğmadığını savunarak, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, davacının haksız ve kötüniyetli yapmış olduğu takip nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesi ekinde sunulan ve davacı tarafından delil listesinde bildirilen sözleşme incelendiğinde sözleşmenin başlığının gayrimenkul harici satım ve zilyetlik devir sözleşmesi olduğu, sözleşmenin ön sayfasında farklı taşınmazlar yönünden farklı bedeller bulunduğu ve haricen satım sonrası taşınmazların satım bedelinin nakden alındığının yazıldığı, bu ön sayfada herhangi bir elle yazılmış yazı, paraf ya da imza bulunmadığı, sunulan ikinci sayfada "...'nın onayı vardır" yazılmışsa da imzasının olmadığı, davalıların murisinin imzasının bulunduğu ve 25.11.2019 tarihinin atıldığı, imzaların bulunduğu ikinci sayfada ön sayfaya atıf yapılmadığı, yazının bilgisayar çıktısı olduğu, birbiri ile bağlantılı olduğuna dair delil bulunmadığı, dosyada dinlenen tanık beyanlarından davacı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğu, ödenen para hakkında bilgilerinin bulunmadığı, sözleşmede şahit olan tanığın ayrıntılı beyanda bulunduğu ancak onun da arka sayfadaki belgede imzası bulunduğundan ve beyanlarında belirtilen tutarların dava dilekçesi ekindeki sözleşmedeki tutarlarla tam olarak uyuşmadığı anlaşıldığından, yine dosya kapsamında sunulan sözleşmenin ön ve arka imzalı sayfasındaki beyanların bağlantılı olduğu hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, verilen paraya ilişkin başkaca delil olmadığı, miktar itibari ile tanıkla ispat sınırının üstünde kaldığı, davalı ...'ya mahkeme huzurunda yemini yaptırıldığı, taraflar arasındaki ilişki sabitse de ödenen bedele ilişkin ya da talep edilen tutarın ödenip ödenmediğine ilişkin dosyada bir bilgi belge olmadığı, itirazın iptali davası ile alacak davasının bir arada açılamayacağı, bu nedenle davacının kötüniyeti de davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu tapulu taşınmazların satışına yönelik sözleşme resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olduğu, bedelin sebepsiz zenginleşmeye göre iadesi gerektiği, itirazın iptali davası ile alacak davasının bir arada açılabileceği, davanın tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabülüne, davalıların ... İcra Müdürlüğünün 2021/2120 E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile icra takibinin aynen devamına, icra takibine konu alacağın likit-belirlenebilir nitelikte olduğu gözetilerek icra takibinde devamına karar verilen 510.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki 102.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, icra takibine konu edilmeyen harici taşınmaz satış sözleşmesine göre davalıların murisine ödenen satış bedeli dışında kalan denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanacak aradaki fark bedele yönelik davacı tarafın alacak talebine ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 274.375,80 TL'nin (100,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 22.09.2021 tarihinden, geriye kalan 274.275,80 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 21.02.2023 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ile davalıların murisi arasında yapılan geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinin kapsamı ve uyuşmazlığa yasal faiz yürütülmesinin gerektiği dikkate alınarak davacı tarafın alacağa mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; icra takibine dayanak gösterilen sözleşmenin hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, takibin konusunu oluşturan alacağa ilişkin herhangi bir makbuz, dekont sair yazılı delil sunulmadığını, itirazın iptali davası ile alacak davasının aynı anda açılamayacağını, davanın kötü niyetle açıldığını, vekalet ücreti verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haricen satım sözleşmesine dayalı ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve denkleştirici adalet ilkesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda, taşınmaz satış sözleşmesinin devri resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmadığından geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflara hak ve borç doğurmadığı, taraflar geçersiz sözleşme gereğince verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılarak ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkelerine göre ulaştığı tespit edilecek değerin satıcı tarafından alıcıya iadesi gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/6-2446 E, 2015/1445 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, itirazın iptali ile birlikte icra takibine konu edilmeyen alacak hakkında aynı dava dilekçesiyle hem itirazın iptali ve hemde alacak talepli dava açılabileceği anlaşıldığından, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.