Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2596 K.2025/3518
3. Hukuk Dairesi 2024/2596 E. , 2025/3518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/51 E., 2024/341 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1491 E., 2021/216 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili Avukat ...'nın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'den 2 adet taşınmaz devraldığını, devrin müvekkiline ait taşınmazların trampası şeklinde gerçekleştiğini, ancak tapuda satış yoluyla devredildiğini, trampaya ilişkin adi yazılı sözleşmede satın aldığı taşınmazların değerinin 1.145.000,00 TL olarak gösterildiğini, fiziki olarak gösterilen ve katalogda belirtilen taşınmazların m²'lerinin tapuda bulunan projedeki m²'ler ile uyumlu olmadığını, ayıp dolayısıyla bedel indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 793.929,40 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının taşınmazları inceleyerek satın aldığını, m²'lerin tapuda açıkça belli olduğunu, gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, herhangi bir ihtirazi kaydı bulunmadığını, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, taraf olduğu bir trampa sözleşmesinin bulunmadığını, davaya konu taşınmazların bedeli karşılığı herhangi bir daire takası yapılmadığını, öyle olsa bile davanın konusu ile ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili; taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tacir olan davacının yasal süre içerisinde usulüne uygun ihbarda bulunmadığını, devir üzerinden 3 yıl geçtiğini, ayıba ilişkin iddianın zamanaşımına uğradığını, satıcının özellikle üstlenmedikçe tazminatla sorumlu tutulamayacağını, davacının taşınmazı diğer davalıdan devraldığını ve devirden 2 gün sonra ileri sürdüğü hususları öğrendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların fiili durumunun mimari projeden farklı olduğu, ortak alanların taşınmazlara eklenerek fiili durum yaratıldığı, davalı müteahhit şirketin ayıplı eser meydana getirdiği ve ayıptan sorumlu olduğu, husumete yönelik ve diğer savunmaların itibar görmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 244. maddesi gereği davalı ...'in sürelere ilişkin savunmaları kabul edilmediği, taşınmazdaki projeye aykırılığın taşınmazın yıkımı veya mimari projeye uygun hale getirilmesi sonucunu zorunlu olarak doğuracağı, mimari projeye uygun hali ile uygun olmayan hali arasındaki farkın 626.854,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 626.854,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 13.05.2017 tarihinden davalı ... Gıda Ltd. Şti. yönünden temerrüt tarihi olan 01.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ve davalı şirket vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile ... Gıda Ltd. Şti. arasında sözleşme bulunmadığı, davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu olmadığı, davacının taşınmazlardaki m² eksikliğini devir tarihinden 2 gün sonra ekspertiz incelemesi sonucu öğrendiği, bunun açık ayıp niteliğinde olup ayıp ihbarında bulunulmadığı, davacı zararının dava tarihi itibariyle taşınmazın mevcut haliyle piyasa rayiç fiyatı ve projeye uygun olması halindeki rayiç fiyat arasındaki farka göre belirlenen zarar tutarı olup Mahkemece bu doğrultuda düzenlenen 05.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen değerin hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ... Gıda Ltd. Şti. yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 626.854,00 TL alacağın 13.05.2017 tarihinden davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ve davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; müteahhidin sorumlu olduğunu, eksik iş için ihbar sorumluluğunun bulunmadığını, zararının nisbi metoda göre hesaplanması gerektiğini, mahkemece dava konusu taşınmaza emsal olmayan bir taşınmaz esas alınarak yapılan hiç bir bilimsel veriye dayanmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, gerçek zararın satış tarihinde 703.962,96 TL, dava tarihi güncellenmiş karşılığının 942.878,99 TL olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili; tashih şerhi ile vekalet ücretinin değiştirilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satın alınan taşınmazların projesinde gösterilen m²'lerden daha düşük olması ayıp nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut delil ve belgelerden, davacı ile davalı ... arasında taşınmaz satımına dair sözleşme akdedildiği, bu taşınmazların bedelinin trampaya konu edilerek belirlendiği ve trampaya ilişkin adi yazılı sözleşmede davacının satın aldığı taşınmazların değerinin 1.145.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davacının trampa sözleşmesine dayalı olarak sözleşmenin taraflarının taşınmazları tapuda birbirlerine devrettikleri konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı ... Gıda Ltd. Şti.nin ise dava konusu taşınmazların müteahhidi olduğu, davalı ...'in bu taşınmazları davalı şirketten tapuda satış yoluyla devraldığı, taraflar arasında alım-satım ilişkisi dışında herhangi bir sözleşme mevcut olmadığı, zarar kapsamında alınan 05.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen değerin hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz edenin sıfatına göre, davacı ve davalı şirket vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında açıklandığı üzere "Davalı şirket vekilinin istinaf talebinin kabulüne..." karar verilmesi gerekirken, hükmün 2-a bendinde; "Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne..." şeklinde sehven yazılmasının maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden, bu hususta düzeltme yapılmasına gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.