Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1790 K.2025/3533
3. Hukuk Dairesi 2024/1790 E. , 2025/3533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/107 E., 2024/69 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eczacılık yaptığını, reçetelerde yer alan ilaçların tamamının veya bir kısmının hak sahiplerine teslim edilmediği ve reçete arkasında yer alan imzaların hak sahiplerine ait olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum tarafından eczane protokolünün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19) maddeleri uyarınca para cezası, uyarı ve sözleşmenin 2 yıl süre ile feshine dair karar verildiğini ileri sürerek, 17,93 TL Kurum zararı ve 18.604,65 TL cezai şartın tahsili ve yazılı uyarı cezasının iptalini, sözleşmenin 2 yıl süre ile feshine dair kararının iptalini, muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının, müvekkili Kurum ile imzalamış olduğu protokol hükümlerine aykırı davrandığını, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.03.2015 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile davacının, davalı Kuruma 17,93 TL Kurum zararı ve 18.604,65 TL cezai şarttan dolayı borçlu olmadığının ve davacı tarafından imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün davalı tarafından feshinin haksız olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 13.12.2017 tarihli ilamıyla; somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, uyarı cezası hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği, fesih ile ilgili sadece tespit hükmü kurulduğu gerekçesiyle; kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 19.04.2018 tarihli kararıyla; davacıya ait eczanede tespit edilen ilaçların fiilen reçete sahiplerince alındığı, Kurumun bu nedenle herhangi bir zararının olmadığı, bu husustan dolayı davacının Kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığı, yapılan fesih işleminin cezai şart uygulamasının ve uyarı cezasının haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 05.11.2013 tarihli ve 17,93 TL Kurum zararı, 18.604,65 TL cezai şartın tahsiline ilişkin ceza ile uyarı cezasının iptaline, sözleşmenin 2 yıl süre ile feshine ilişkin davalı Kurum tarafından verilen kararın iptaline karar verilmiş; karşı karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
3. Dairenin 29.06.2020 tarihli ilamıyla; hükme esas almaya yeterli olmayan ve sadece hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre karar verilmiş olmasının doğru görülmediği, Mahkemece, eczacı, SGK uzmanı ve hukukçudan oluşan 3 kişilik bir bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmalarının ve davalının bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirildiği denetime elverişli bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin 13.09.2022 tarihli kararıyla; davalı ... tarafından, 2009 yılı Protokolünün (6.3.3), (6.3.10), (6.3.19) ve (5.1) numaralı maddeleri doğrultusunda gerçekleştirilen işlemlerinin Protokole uygun olduğu, Protokolün (6.1) numaralı maddesine göre, davalı ... Kurumunun hiçbir gerekçe göstermeden davacı eczane ile imzalamış olduğu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etme hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı Kurumun dava konusu sözleşmeyi feshetme gerekçelerinin 2009 yılı Protokolüne uygun ve (6.3.19) maddesi gereğince iki yıl süreyle fesih işleminin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
5. Dairenin 21.12.2022 tarihli ilamıyla; davacının aşağıdaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacının eczanesinden Kuruma fatura ettiği bir kısım reçeteler nedeniyle taraflar arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin ... Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2009 yılı Protokolünün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmışsa da, bu maddelere ilişkin 01.10.2020 tarihinde yürürlüğe giren 2020 yılı Protokol hükümlerine göre davacı lehine değişiklik olduğu, hal böyle olunca 2020 yılı Protokolünün ilgili maddelerinin değerlendirilerek davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararı bozulmuştur.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyeti raporundaki değerlendirmelerin gerek Yargıtay Bozma ilamındaki hususları karşılar mahiyette olması, gerekse daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki mübayenet ve muarazanın giderilmesi mahiyetinde olduğu, denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun görülen 11.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu benimsendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 05.11.2013 tarihli ve 17,93 TL Kurum zararı, 18.604,65 TL cezai şartın tahsiline ilişkin ceza ile uyarı cezasının iptaline, sözleşmenin 2 yıl süre ile feshine ilişkin davalı Kurum tarafından verilen kararın iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; ahde vefa ilkesinin hem eczacı hem de Sosyal Güvenlik Kurumu için geçerli olduğunu, her iki tarafın da sözleşmeye ve ilgili diğer mevzuata uygun davranması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerinin Protokole ve ilgili mevzuata uygun olduğunu, Kurumun hiçbir gerekçe göstermeden davacı Eczane ile imzalamış olduğu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih etme hak ve yetkisine sahip bulunduğunu, 2009 yılı Protokolüne uygun ve (6.3.19) maddesi gereğince 2 (iki) yıl süreyle fesih işleminin doğru olduğunu, sözleşme hükümlerini uygulamış olan müvekkili kamu kurumu aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi ve cezai şart işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmasına, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.