Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2250 K.2023/5407
1. Hukuk Dairesi 2022/2250 E. , 2023/5407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1115 E., 2021/955 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/197 E., 2018/107 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen davanın reddine dair karara yönelik davacının istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; adına kayıtlı .....,ili, ..... ilçesi, ... köyünde kain 146 ada 29 parseldeki taşınmazının güney kısmından tahminen 1000 m² yüzölçümündeki alanın kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla davalı adına tespit ve tescil edildiğini, durumu yeni öğrendiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisine ait kısmının adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kadastro tespitinde taşınmazın... adına tescil edilerek kesinleştirildiğini, daha sonra...'un taşınmazı oğlu davalı ...'a bağışladığını, kadastro tespiti 2002 yılında yapılmış olup davanın 2016 yılında açıldığını bu haliyle 10 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/197 Esas, 2018/107 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 31.05.2002 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.04.2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kararın her yönüyle hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/1334 Esas, 2018/1062 Karar sayılı kararı ile; dava değerinin istinaf sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar verilmiş, iş bu karar da davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2021 tarihli ve 2018/5323 Esas, 2021/3496 Karar sayılı kararıyla; hüküm tarihinden sonra 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 7251 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen Ek-6 ncı maddesi ile getirilen yasal düzenlemeye göre İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm miktar veya değerine bakılmaksızın istinaf ve temyiz incelemesine tabi olacağından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin reddine dair kararının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına, istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/1115 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma kararından evvel verilen İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenler ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın yeterli araştırma ve inceleme ile verilmediğini ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava konusu Yozgat ili, Merkez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 30 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin kesinleşme tarihinin 31.05.2002 olduğu, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra15.04.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna ve bozmaya uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 210,55 TL
temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.