Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6432 K.2023/5405

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6432 📋 K. 2023/5405 📅 11.10.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6432 E.  ,  2023/5405 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/757 E., 2022/540 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/464 E., 2019/10 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava konusu ... ili, Merkez ilçesi,... köyü 105 ada 82 parsel sayılı taşınmazın 20.000 m2’lik kısmının kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, ilgili araştırmaların yapılması gerektiğini, davacının fuzuli şagil olduğunu, hakkında ecrimisil tahakkuk ettirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın 2745,15 m2'lik kısmının davacıya ait olduğu ve davacı tarafından kullanıldığı, jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporundan da dava konusu 2745,15 m2'lik kısmın 1988 yılında çekilen hava fotoğraflarında davacının mülkiyetinde bulunan 105 ada 60 parsel sayılı taşınmazın devamı şeklinde kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, zilyetlikle iktisaba elverişli olmadığını, tespit bilirkişileri ile mahalli bilirkişilerin dahi davacının imar ve ihyaya yönelik bir faaliyetinin söz konusu olmadığını beyan ettiklerini, keşif esnasında mahkemece dava konusu taşınmazın genel durumunun gözlemlenerek zapta geçirilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmediğini, talimat yoluyla alınan jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunun çelişkili ve muğlak olduğunu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın bulunduğu köyden seçildiğini, taşınmazın değerinin de doğru tespit edilmediğini, teknik anlamda yetersiz ve gerçeği yansıtmayan rapora göre hüküm kurulduğunu, taşınmaz sınırlarında mera olup olmadığının araştırılmadığını, Hazine'nin yasal hasım olduğunu ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında ve davalı Hazine tapu kayıt maliki olup yasal hasım olmadığından aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; kadastro sonucu, dava konusu ... ili, Merkez ilçesi,... köyü 105 ada 82 parsel sayılı, 44.556,35 m2 yüzölçümlü, ham toprak vasıflı taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altından bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, dava açılmadığından kadastro tespitinin 09.08.2007 tarihinde kesinleşmesi ile davalı Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir kısmına ilişkin tapu iptal - tescil isteğinde bulunduğu, bilahare yargılama sırasında irsen intikale dayandığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacının babası ... tarafından ve sonrasında davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, davacının babası ...'ın 1993 yılında öldüğü, nüfus kayıt örneklerinden davacı dışında başka mirasçıları da bulunduğunun anlaşıldığı, kadastro tespitinin 2007 yılında yapıldığı, kadastro tespit tarihi ile davacının babası ...'ın ölüm tarihi arasında davacının tek başına zilyetliğinin 20 yılı doldurmadığı, davacının eklemeli zilyetlik iddiasında bulunduğu, ancak taşınmazın davacıya hangi hukuki yolla (taksim, satış, bağış vs) intikal ettiğinin sorulup saptanmadığı ve buna göre davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır.
3. Hal böyle olunca; öncelikle dava konusu taşınmazın çekişme konusu bölümünün ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet olunduğu, taşınmazın davacıya hangi hukuki yolla geçtiği (taksim, satış, bağış vs) hususlarında davacıya ispat imkanı tanınarak aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Kabule göre de; eklemeli zilyetliğe dayanan davacının kendisi ve babası adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı kadastro ve tapu müdürlüklerinden de sorularak varsa miktarının ne kadar olduğu belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.