Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2990 K.2025/3053

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2990 📋 K. 2025/3053 📅 27.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2990 E.  ,  2025/3053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3193 E., 2024/1423 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2015/551 E., 2021/1282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...’in hamileliği sırasında rutin kontrollerini yaptırmak için davalı tıp merkezinde kadın doğum doktoru olarak görev yapan diğer davalı doktor ...'a başvurduğunu, kontrollerde çocuğun sağlıklı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin doğumu ... Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde gerçekleştirdiğini, doğumdan bir gün sonra bebek hastalanınca müvekkilinin çocuğu tekrar ... Doğum Hastanesine götürdüğünü, ... Doğum Hastanesinin bebeği Çocuk Hastanesi'ne sevk ettiğini, üç gün kaldıktan sonra çocuğun kalbinde delik olduğunun belirtilerek durumunun ağır olması sebebiyle İstanbul ... Hastanesine sevk edildiğini, kalp nakli gerçekleştirilmek üzere bebeği İstanbul'a götürdüklerini, bebek tedavi gördüğü sırada 23. gün hayatını kaybettiğini, hamilelik sırasında sürekli kontrole gidilen davalı doktor ...’ın kendisinden beklenen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduğunu, bahsi geçen kalp rahatsızlığının hamilelik sırasında teşhis edilmesi ve doğumdan sonra gerekli tedaviyi olmak üzere tedbirlerin alınması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için şimdilik 10.000,00'er TL olarak 30.000,00 TL maddi, anne için 60.000,00 TL baba için 60.000,00 TL kardeş için 40.000,00 TL olmak üzere 160.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 190.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; dava konusu olayla ilgili ceza dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, muayenelerde herhangi bir eksiklik veya hata söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, bebeğin ölümünün doğumsal kalp hastalığı (hipoplastik sol kalp sendromu) ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, anne karnında teşhis konulması halinde bile, her türlü cerrahi tedaviye rağmen mortalitesinin (ölüm riski) çok yüksek olduğunun tıbben bilindiği, doğum öncesi süreçte yapılan kadın doğum takiplerinin ve istenilen tetkiklerin uygun olduğu, davalı doktorun uyguladığı tanı ve tedavinin tıbbi kurallara uygun olduğu, meydana gelen ölüm ile uygulanan tedavi arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacı tarafından hekimliğin kötü uygulandığı iddiasının ispat edilemediği, dava konusu olayla ilgili hekim hakkında Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan "Görevi kötüye kullanma" suçu soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, toplanan deliller kapsamında davalı doktorun hastaya koymuş olduğu ön tanıya göre güncel tıbbi bilgiler çerçevesinde uygulamalar yaptığı anlaşıldığından ölüm ile uygulanan tedavi ve tanı arasında illiyet bağı ve kusur tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece aldırılan 30.06.2017 tarihli ve 14.04.2017 tarihli raporların birbirini teyit ettiği, davalılara atfı kabil kusur bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece kurulan hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; dosyada alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Mahkemenin yeterli araştırma ve soruşturma yapmadığını, gerek dosyada mevcut deliller gerekse müvekkili tarafından dosyaya sunulan delillerin davanın kabulü için yeterli olduğunu, davalı doktor ve hastanenin kusurlu bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklı, vekilin özen sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, bebeğin ölümünün doğumsal kalp hastalığı ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, anne karnında teşhis konulması halinde bile, her türlü cerrahi tedaviye rağmen ölüm riskinin çok yüksek olduğu, doğum öncesi süreçte yapılan kadın doğum takiplerinin ve istenilen tetkiklerin uygun olduğu, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.