Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2613 K.2025/2939
3. Hukuk Dairesi 2024/2613 E. , 2025/2939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2532 E., 2023/639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/1022 E., 2020/656 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... Yapı İnşaat Ticaret AŞ (...) şirketinin müteahhidi olduğu ... projesinden A Blok, 8. kat, 101 numaralı bağımsız bölümü 01.06.2017 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile KDV hariç 360.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, 100.000,00 TL kapora verildiğini ve kalan bedel için senet tanzim edildiğini, senetlerin tüketici hukuku mevzuatına aykırı olarak nama değil, emre yazılı düzenlendiğini, üçüncü kişilere ciro yoluyla devir ve temlik edildiğini, senetlerin tüketici olan davacı yönünden geçersiz olduğunu, yapı ruhsatı almadan yapılan ön ödemeli konut sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek sözleşme ve eklerinin feshine, henüz ödenmeyen üç adet senedin iptaline, ödenen 160.000,00 TL'nin davalı ... tamamından diğer davalı ise 60.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere davalılara ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; sözleşmede teslim tarihinin 30.09.2019 olarak kararlaştırıldığını ve henüz ifa tarihi gelmeden dava açıldığını, projenin tamamlanıp dairelerin teslim edileceğini, süreye iskan alma süresinin dahil olmadığını, ayrıca ifanın alıcı tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 01.06.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ve eklerinin iptaline, davalı ...'na ödenen 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi bu davalıdan tahsiline, diğer davalıya ödenen 60.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.10.2018 vadeli 3.750,00 TL'lik, 18.11.2018 vadeli 3.750,00 TL'lik ve 20.12.2018 vadeli 192.500,00 TL'lik senetlerin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla: taraflar arasındaki harici sözleşmenin 6502 sayılı Kanunun 40/2 maddesi resmi şekilde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğu, nama yazılı olarak düzenlenmeyen dava konusu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu, davacı yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından ... Faktoring A.Ş.'ye ödenen 60.000,00 TL bedelli senetler yönünden davacının yaptığı ödeme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olduğundan davacının ödediği bedeli davalı ... AŞ'den tahsil hakkı bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın davalı ... AŞ yönünden pasif husumet yokluğundan reddine; davanın davalı ... yönünden kabulü ile 160.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kambiyo senetlerinin tüketici yönünden geçersizliğinin tespitine, kesin olarak karar verilmiştir.
2.Davacı vekili tarafından hükmün tavzihi talep edilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi 11.11.2020 tarihli ek kararla reddedilmiş; ek karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın maddi hata içerdiğini, (1) ve (2) numaralı paragrafların çeliştiğini, aynı projeden daire alan ve yine davalısı ... Faktoring A.Ş. olan, aynı nedenle açılan ve borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesi davalarının tamamının kabul edildiğini, işbu karardan başkaca olumsuz bir karar bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, tavzih talebinin reddine ilişkin kararın temyizi üzerine verilen ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesi gereğince; hüküm yeterince açık değil ise veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez denilmektedir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, davacının tavzihini talep ettiği hususların tavzihe konu olamayacağının anlaşılmasına, göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.