Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4273 K.2025/2948
3. Hukuk Dairesi 2024/4273 E. , 2025/2948 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3331 E., 2024/2378 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/571 E., 2023/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının kişisel hesabına 01.02.2018 tarihinde 1.400.000,00 TL para havale ettiğini, davalının bunun karşılığında yapması gereken müvekkili firma adına arsa alım işlemlerini yapmadığını, parayı da iade etmediğini, 11.02.2022 tarihli ihtarname ile paranın iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından paranın iadesi yapılmadığı gibi ihtara da cevap verilmediğini ve böylelikle temerrüde düşüldüğünü ileri sürerek, davalının haksız ve kötü niyetli olarak ödemediği 1.400.000,00 TL alacağın, kısmi dava olduğunu açıkça dava dilekçesinde belirterek 50.000,00 TL'lik kısmını, ihtar tarihinden itibaren ticari faizle birlikte, fazlaya ilişkin talep ve artırma hakları saklı tutarak, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir..
II. CEVAP
Davalı vekili; söz konusu paranın arsa alımına ilişkin olmadığını, taraflar arasında imzalanan 02.03.2018 tarihli sözleşme gereği davacı şirketin de tarafı olduğu adi ortaklığın nam ve hesabına müvekkili tarafından yapılmış olan dava masrafları ve şufa bedeline dair ödemenin iadesi olduğunu, şufa hakkını kullanan A.Y. ve T. B.'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan usulden ve belirtilen sebeplerle esastan reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 01.02.2018 tarihinde ''arsa alımı'' notu ile davalının hesabına 1.400.000,00 TL havale yaptığı, davalının söz konusu havale ve notun taraflar arasında imzalanan 02.03.2018 tarihli sözleşmenin birinci maddesinde geçen 2.000.000,00 TL ödeme taahhüdü nedeni ile yapıldığını savunmasının gerekçeli inkar (vasıflı ikrar) niteliğinde olduğu ve havalenin ''arsa alımı'' nedeni ile yapıldığının ispat yükünün halen davacıda olduğu, 02.03.2018 tarihli anlaşma mevcut iken sözkonusu notunun taraflar arasında hukuki ilişkiyi ortaya koymakta yetersiz olduğu, ayrıca anılan sözleşmenin birinci maddesi uyarınca söz konusu notun bu ödeme için yazılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının iddiasının çok açık olmadığı dava dilekçesinde bile arsa alımının hangi taşınmaza ait olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı, taraflar arasında hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması amacı ile davacı şirket yetkilisinin isticvabı neticesinde davaya konu havalenin 02.03.2018 tarihli sözleşmede bahsi geçen taşınmaz dışında Esenler ilçesinde bulunan başka bir taşınmaza ilişkin olduğuna dair beyanı ve davacı tarafın yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket yetkilisinin isticvabında davaya konu havalenin 02.03.2018 tarihli sözleşmede bahsi geçen taşınmaz dışında Esenler ilçesinde bulunan başka bir taşınmaza ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunduğu, davacının anılan sözleşme tarihinden evvel 01.02.2018 tarihinde ''arsa alımı'' notu ile davalının hesabına 1.400.000,00 TL havale yaptığı böylelikle iddiasını yazılı delille ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacı tarafından 01.02.2018 tarihinde yapılan 1.400.000,00 TL havalenin 02.03.2018 tarihli sözleşme gereği davacı şirketin de tarafı olduğu adi ortaklığın nam ve hesabına müvekkili tarafından yapılmış olan dava masrafları ve şufa bedeline dair ödemenin iadesi olduğunu, aksini ispat yükünün davacıda olmasına rağmen iddiasını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeye dayalı ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının 01.02.2018 tarihinde ''arsa alımı'' notu ile davalının hesabına 1.400.000,00 TL havale yaptığına dair belge ile iddiasını yazılı delille ispatladığı, buna karşılık davalının mezkur havalenin 02.03.2018 tarihli sözleşme uyarınca yapıldığını ispatlayamadığı anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.