Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4397 K.2023/5361

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/4397 📋 K. 2023/5361 📅 10.10.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/4397 E.  ,  2023/5361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2022/12 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ...ilçesi ...köyü çalışma alanında bulunan ve 2001 yılında yapılan kadastro sırasında yol olarak haritasında gösterilerek tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün maliki olduğu 228 ada 19 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğunu ileri sürerek bu kısmın kendisine ait 228 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, kadastro tespitinin doğru olduğunu, dava konusu kısmın yol olduğunu, bu nedenle de kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...Köyü Tüzel Kişiliği, dava konusu yerin öncesinin tarla olduğunu, davacının burayı kendi yolu olarak kullanmaya başladığını, bu nedenle de kadastro tespitinde yol olarak tescil harici bırakıldığını, esasında buranın davacının taşınmazı içinde bulunduğunu beyan etmiştir.
3. Davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmazın Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığını, yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
4. Fer’i müdahale talebinde bulunan ..., dava konusu alanın yıllardır kadim yol olarak kullanıldığını, buranın kapanması durumunda civar taşınmaz sahiplerinin taşınmazlarına geçebilecekleri bir yer bulunmadığını, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla da maliki olduğu 228 ada 23 parsel sayılı taşınmaz lehine 228 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar üzerine geçit hakkı tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.11.2013 tarihli ve 2012/253 Esas, 2013/462 Karar sayılı kararıyla, kadastro işleminin yapılmasıyla kadastro öncesi kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin kesintiye uğradığı ve çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit sonrası nedenler için yirmi yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/13161 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararıyla; “ ...Dava, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın tesciline ilişkin olup davacı, adına tescil edilen taşınmazın bir bölümünün tescil harici yol olarak haritasında gösterildiği iddiasıyla kadastro öncesi zilyetliğe de dayanarak dava açmıştır. Bu tür yerlerin komşu parselleri hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi, usulüne uygun olarak sürdürülen zilyetliği kesintiye uğratmaz. O halde davacı, kadastro tespiti öncesinden beri sürdürdüğü zilyetlik nedenine dayanarak adına tescil talebinde bulunabilir. Somut olayda davacı, kadastro öncesi zilyetliğe dayandığına göre, Mahkemece bu döneme ilişkin de tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.07.2017 tarihli ve 2015/170 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararıyla, dava konusu alanın köyün kullanımındaki yollardan olmadığı,taşınmazın bütün olarak davacının ve murislerinin nizasız ve fasılasız olarak yıllardır kullanımında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.11.2013 tarihli rapor krokisinde (A) harfi ile gösterilen 41,90 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 33,88 m2 olmak üzere toplam 76,78 m2’lik kısmın davacının maliki olduğu 228 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla feri’i müdahil temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2018/4900 Esas, 2021/3117 Karar sayılı kararıyla; "...Dava, TMK' nın 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nın 713/3 üncü maddesi gereğince tescil davalarında Hazine’nin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve ...Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılmış ve yargılama sırasında 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ... davada taraf haline getirilmiş ise de, sözü edilen Kanun uyarınca taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ... ilinde Büyükşehir Belediyesi kurulması nedeniyle tescil davalarında yasal hasım sıfatını kazanan ...’nın da davada taraf olması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün değildir.Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa, davasını ...'na yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirildiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.01.2022 tarihli ve 2021/151 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararıyla, dava konusu alanın köyün kullanımındaki yollardan olmadığı, taşınmazın bütün olarak davacının ve murislerinin nizasız ve fasılasız olarak yıllardır kullanımında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.11.2013 tarihli rapor krokisinde (A) harfi ile gösterilen 41,90 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 33,88 m2 olmak üzere toplam 76,78 m2’lik kısmın davacının maliki olduğu 228 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, fiili duruma göre taşınmazın yol olarak kullanıldığını, taşınmazda davacı tarafından yapılan bir imar-ihyanın bulunmadığını, tespit tarihinde davacının zilyetliğinin olmadığını, davacı yararına 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, Hazine’nin yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın davalı Belediyenin görev, yetki ve sorumluluğu alanında kalmadığını, ...Belediyesi sınırları içerisinde olduğunu, davalının yasal hasım olduğundan aleyhine harç ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kadastro tespitinin ne zaman yapıldığının ve yapılan tespitten sonra yol olarak tescil dışı bırakılan taşınmazın davacı tarafından tespit tarihinden 20 yıl aralıksız ve nizasız olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığını, eksik inceleme sonucu hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haritasında yol olarak gösterilen tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Davacı ... tarafından, ...köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterilen taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tescil istemiyle dava açılmış, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu alanın köyün kullanımındaki yollardan olmadığı, bütün halinde davacının ve murislerinin nizasız ve fasılasız olarak yıllardır kullanımında bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu yerde 2003 yılında tesis kadastrosu yapıldığı, bitişikteki 228 ada 19 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik ile iktisap edilen yerlerden olduğu ve...oğlu ...’ın 20 yılı aşkın süredir çekişmesiz fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda iken ...’ın 1990 yılında ölümü ile geride mirasçıları olarak ...,..., ..., ... ve ...’ı bıraktığı, adı geçenlerin iştirak halinde mülkiyeti müşterek mülkiyete çevirip 1992 yılında yaptıkları rıza-i taksim sonucu bu yerin ......ve...a isabet ettiği belirtilerek 1/3 ‘er paylarla ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra satın alma nedeniyle taşınmazın tamamının ... adına tapuya tescil edildiği, yine dava konusu taşınmazın bitişiğindeki 228 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiği, dava konusu taşınmazın üst kısmında bulunan 228 ada 23 parsel sayılı taşınmaz maliki tarafından geçit hakkı tesisi için dava açıldığı, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/203 E-2014/41 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek 228 ada 23 parsel sayılı taşınmaz lehine 228 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar üzerine geçit hakkı tesis edildiği, anılan kararın derecattan geçerek 06.04.2015 tarihinde kesinleştiği, belirtilen bu davada geçit hakkı tesis edilirken 228 ada 19 ve 18 parsel sayılı taşınmazların alt kesimini kapsayan dava konusu alanın haritasında yol olarak gösterilmesi nedeniyle geçit hakkının buna göre belirlenerek tesis edildiği, keşif sonucu ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen teknik bilirkişi raporunda da dava konusu alanın hali hazırda yol ve gübre dökülen alan olarak kullanıldığının belirtildiği, dava konusu yer üzerinde davacının dava tarihi öncesinde ekonomik amaca uygun, malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız ve 20 yılı bulan bir zilyetliğinin olmadığı, dolayısıyla davacı yararına TMK’nın 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi gereğince zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
2. Hâl böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilmesi isabetsizdir.
3. Kabule göre de; davada yasal hasım konumunda bulunan davalılara harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
... ve ...’nın yatırdıkları peşin harçların istek halinde iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.