Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3648 K.2025/2275

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3648 📋 K. 2025/2275 📅 21.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3648 E.  ,  2025/2275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1141 E., 2024/1630 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2019/30 E., 2022/181 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Ekim veya Kasım 2016 tarihinde geçirdiği zeytin bahçesinde ağaçtan düşme kazası sonrasında 4-5 ay kadar ağrı sızı hissetmediğini, ancak 4-5 ay kadar sonrasında kalça bölgesinde ağrı şikayeti başlaması üzerine bir çok doktora başvurduğunu, bel fıtığı teşhisi konulmadığını, ameliyat gerekmediğini, ağrının kalçadan kaynaklandığını, ödem olduğu belirtildiğini, film istenildiğini, film çekilme için 40 gün gibi uzun bir süre verilince müvekkilinin Nazilli Referans Hastanesine gittiğini, burada beyin cerrahı Dr. ...'in müvekkilini muayene ettiğini ve MR ve Tomografi çektirdiğini sonrasında doktorun acil ameliyat olması gerektiğini aksi halde ileride kambur kalacağını beyanı üzerine ameliyat olduğunu ameliyattan sonra ağrıların daha da çoğaldığını, hatalı teşhis ve ameliyat sebebiyle sürekli özürlü hale geldiğini ve günlük işlerinde dahi iş yapamaz bir duruma geldiğini ileri sürerek; maddi zararın tazmin edilebilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın temerrütten işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı NSH Sağlık (Nazilli Özel Referans Hastanesi) vekili; davaya konu olayda müvekkili hastanenin organizasyon sorumluluğu kapsamında yükümlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, yine davacıya yapılan tıibbi müdahale öncesinde yazılı onamının alınarak ameliyat edildiğini, hastanın, ameliyattan sonra gittiği tedavilerin hiçbirinde gereksiz bir operasyon yapıldığına dair bulgudan bahsedilmediğini, hastaneye kusur yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; hastaya sağ bacağındaki ağrı, uyuşma ve güçsüzlük nedeniyle ameliyat olması gerektiği ve sağ bacağındaki güçsüzlüğün (kısmı felcin) ilerleyebileceği ve ameliyat olursa kurtulma şansının %99 olabileceği ama %100 garanti veremiyeceğini ameliyatta ölüm bile olabileceğini anlattığını, hastaya, tıbbi olarak ameliyat öncesi gerekli tetkiklerin başka hekimlerce de yapıldığını bunların raporlarını inceleyerek gördüğünü, bacağında ve ayağında gelişen felç nedeniyle yeni bir patolojiyi atlamamak amacıyla, yeni lomber mrg tetkiki yaptırdığını ve bunların Radyoloji hekimlerince raporlattırıldıktan sonra ameliyata aldığını, ameliyattada yapılması gerekli tüm müdahaleleri yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu'nun tanzim ettiği rapor doğrultusunda, davalı tıp doktorunun uygulamış olduğu tedavinin tanı ve tedavisinde yeterli özeni gösterdiğini tanı ve tedavisinde hafif de olsa bir kusurunun olmadığını, davacının uğramış olduğu zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağı kurulamayacağını, davacının maddi tazminat taleplerinden davacının vekalet sözleşmesinden kaynaklı ihmal niteliğinde dahi bir kusuru bulunmadığını ve diğer davalı özel hastanenin ise adam çalıştıranın sorumluluğunu gerektirecek bir kusuru bulunmadığı belirlenerek her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine dair karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa 03.03.2022 tarihli dilekçesi ile delil avansını yatırması için 2 haftalık ek süre talep edilmesi üzerine Mahkemece bu hususta celse talikine sebebiyet vermeyeceğinden kabulüne karar verildiğini, akabinde bu kez davacının 06.04.2022 tarihli mazeret dilekçesinde müvekkiline ulaşamadığını ara kararı gereği ücretin yatırılamadığını, mevcut deliller üzerinden dosya hakkında karar verilmesini talep ettiği nazara alındığında bu yöndeki eksik incelemeye ve raporun yetersiz olduğuna dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı tespitine yer verilerek Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu'nun sunmuş olduğu usul ve yasaya uygun rapor doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirlenerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 31.12.2021 tarihli dilekçe ile de Adli Tıp Kurumu Raporuna itirazlarını sunduklarını, vekilin hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorunda olduğunu, gereken özen görevini göstermeyen vekilin vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayıldığını, aynı hususların adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerli olduğunu, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına,alınan adli tıp raporuna, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi