Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2701 K.2025/2202
3. Hukuk Dairesi 2024/2701 E. , 2025/2202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/531 E., 2024/955 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/200 E., 2023/675 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 34.270,78 TL olup, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin murisinin vefatından öncesinde sağlık sorunları sebebiyle 7 yıl boyunca bakıma muhtaç olarak yaşadığını, bakım ve tedavisinin müvekkili tarafından üstlenilerek mahkeme kararı ile murisine vasi olarak atandığını, bu amaçla masrafı müvekkili tarafından karşılanan 60 ABK 610 plaka sayılı aracın murisi adına satın alındığını, aracın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, ancak murisin vefatından sonra müvekkili ile birlikte davalı olan diğer mirasçıların araç üzerinde elbirliği halinde malik sıfatına haiz olduklarını, davalılardan ... tarafından Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1345 E. sayılı dosyası ile müvekkiline ve diğer mirasçılara karşı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, mirasın açılması nedeniyle davalıların müvekkilinin malvarlığı aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiklerini, dava değeri olan miktar müvekkilinin 1/5 payı düşülerek hesaplandığını, murisin ölüm tarihi itibariyle aracın değeri tespit edildiğinde davalıların sebepsiz olarak zenginleşmiş oldukları miktarın tam ve kesin olarak tespit edileceğini, 172.000,00 TL ödenerek satın alınan aracın güncel piyasa değerinin yaklaşık olarak 1.000.000,00 TL olduğunu, davaya konu aracın murisin öldüğü 13.01.2022 tarihi itibariyle (mirasın açıldığı tarih itibariyle) değeri tespit edildiğinde müvekkilinin malvarlığında meydana gelen azalma ve davalıların sebepsiz olarak zenginleşmiş olduğu tutarın da açıkça tespit edileceğini, araç sebebiyle yapılan harcamaların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 21.02.2020 tarihinde yapılan 137.600,00 TL harcamanın, murisin ölüm tarihi olan 13.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; hakdüşürücü sürenin geçtiğini, davacının yaptığı ödemeler nedeniyle müvekkilinin rızasının alınmadığını, aracın davacının kullanımında bulunduğunu, yapılan ödemelerin bağış niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar; davaya konu aracın bilgileri dahilinde muris olan annelerinin tedavi ve bakım ihtiyaçlarında kullanılmak üzere ve murisleri adına davacı tarafından tüm yasal işlemler yapılıp, bedeli ödenerek 21.02.2020 tarihinde satın alındığını, söz konusu araç bedeli için ödeme yapmadıklarından, davayı kabul ettiklerini, dava açılmasında kusurlarının bulunmadığını bildirmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar ..., ... ile ...'ın dava konusu araç nedeniyle davacıdan hak talep etmediği anlaşılmakla sebepsiz olarak zenginleşmedikleri için bu davalılar yönünden davanın reddine; davalı ...'nın ise davacı tarafından murisin terekesine kazandırılan araç bedeli oranında sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle; bu davalının miras payı üzerinden araç faturasındaki satış bedeli oranlanmak suretiyle davanın kabulüne, 34.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki delillerden araç bedelinin davacı tarafından ödendiğinin sabit olduğu, öncelikle davayı kabul eden üç davalı yönünden kabul beyanları uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar Mahkemece dosyaya ibraz edilen ve taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının karar tarihinden sonra tüm mirasçılar tarafından imzalanan protokol başlıklı belgeye göre değerlendirme yapılarak karar verildiği belirtilmiş ise de, işbu 27.02.2023 tarihli protokolün sadece Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinde karara çıkan 2022/1345 E., 2023/277 K. sayılı ortaklığın giderilmesi dosyası ile ilgili olduğu, protokol içeriğinde "Taraflar arasında Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olan 2022/200 E. sayılı dava dosyası görülmeye devam edecek olup, söz konusu dava neticesinde verilecek karara uymayı tüm taraflar kabul etmekte olup, işbu protokol sadece Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp karara çıkan ilam için hüküm ifade etmekte olup, Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyası açısından hiçbir bağlayıcılığı yoktur." şeklinde düzenleme mevcut olup, tarafların ... iradeleri ile yapmış oldukları sözleşmedeki bu hükmün sözleşme serbestisi kapsamında geçerli kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle protokolün işbu eldeki dava yönünden herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığı, buna göre araç bedelinin davacı tarafça ödendiği sabit olduğundan, her ne kadar davacı tarafça aracın murisin ölüm tarihindeki değeri üzerinden talepte bulunulmuş ise de, Yargıtay kararlarında bahsi geçtiği üzere, araç için yapılan ödeme tutarında davalıların sebepsiz zenginleştikleri, davayı kabul eden davalılar yönünden (dilekçede araç bedeli olarak ödendiği bildirilen 172.000,00 TL'den hisselerine düşen miktar olan 34.400,00'er TL kadar sorumlu oldukları) davanın kabulü gerektiği, davalı ... yönünden ise, davacının araç bedeli olarak ödediğini ispat ettiği (araç fatura bedeli olan 171.353,91 TL üzerinden davalının hissesine düşen miktar kadar) sorumlu olduğu ve bu davalı yönünden davanın 34.270,78 TL'den kısmen kabulü gerektiği ve ayrıca (daha önce temerrüt bulunmadığından) bu miktarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, 34.400,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların her birinden ayrı ayrı tahsiline, davalı ... yönünden ise kısmen kabulü ile araç için ödenen bedelden hissesine göre 34.270,78 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile adı geçen davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; aracın fatura bedeli üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında imzalanan protokol uyarınca davalı ...'ya 204.000,00 TL ödeme yapıldığını, araçtaki ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle müvekkili aleyhine zenginleşilen tutarın 204.000,00 TL olduğunu, zenginleşme tarihinin aracın alındığı tarih olarak kabulünün hatalı olduğunu, protokolün aracın satılmaması amacıyla satış tehdidi altında düzenlendiğini, murisin vefat tarihi ile dava tarihi itibariyle aracın değerinin tespit edilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ... dışındaki davalılar yönünden kabul hükmü kurulmasının doğru olmadığını, zira imzalanan protokol gereğince bedel istemediklerini, protokol ile davalıya ödenen bedel esas alınarak davalı ... yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini, karar ilamındaki kabul edilen tutarların hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşemeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceği ilkesine, dava dilekçesi netice kısmı ile cevaba cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde talebin yapılan harcamaya ilişkin olduğuna, yargılama sırasında dosyaya sunulan protokole rağmen davacının, ... dışındaki diğer davalılar aleyhine açılan davadan vazgeçtiğine dair bir beyan bulunmamasına, davalıların davayı kabule yönelik beyanları uyarınca karar verildiğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,
2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.