Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1476 K.2025/2158
3. Hukuk Dairesi 2024/1476 E. , 2025/2158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/284 E., 2023/457 K.
Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1 maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, birleşen davada temyize konu edilen toplam miktar 36.306,59 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili; ... ... kentsel dönüşüm projesi kapsamında davalı ile davacıların murisleri ... arasında Ankara İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 10 parselde yer alan 358 m² arsası ve üzerinde yer alan taşınmazının üzerine davalı ... tarafından kentsel dönüşüm kapsamında konut yapılması için arsa ve tesis karşılığı konut sözleşmesi imzalandığını, fark bedelin enkaz/tesis bedelinden düşülerek ödendiğini, sözleşmede belirtilen kira bedelinin ödenmesi için dava açıldığını, yargılama devam ederken davalı Belediyenin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini ve Ankara 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile aleyhine enkaz bedelinin iadesi için icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, davalı ... tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek; sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, bilirkişi incelemesi ile belirlenecek bedele ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL müspet zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı ... vekili; sözleşme haklı olarak feshedildiğinden enkaz bedelinin tahsili için icra takibine başlanıldığını, ancak davalıların borca itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davacıların murisi ...'in akdedilen sözleşme hükümlerine ve taahhütnameye bağlı kalmadığını, bu nedenle yapılan feshin haklı olduğunu, ...'in vermiş olduğu 2008 tarihli taahhütnamede de kendisine ait gecekondunun bulunduğu bölgenin yıkım işlemleri başlatıldığında kira yardımının başlatılmasını kabul ve beyan ettiğini, ancak sözleşmeye ve taahhütnameye bağlı kalmayarak kira yardımının ödenmesini dava konusu ettiğini, dava konusu alanda müvekkili Belediyenin herhangi bir el atması bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davalılar vekili; Belediyenin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli kararıyla; davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiye ve taahhütnameye uygun davranmadığından davalı idare lehine fesih sebebinin bulunduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar/birleşen davada davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli kararıyla; asıl davada davalı idare lehine fesih sebebinin bulunduğu, birleşen dava yönünden murisin taahhüdüne uygun davranmadığı ve Belediyenin fesih iradesinde haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden sözleşmenin gerçekleşmesi için tarafların verdiklerini geri alabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davacılar/birleşen davada davalılar vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 21.04.2022 tarihli ilamıyla; sözleşme maddesinde hak sahibinin kamulaştırma işlemleri ile ilgili olarak sadece iptal ya da bedel artırımı davası için idari yargı yoluna gitmeyeceği şeklinde düzenleme mevcut olup, kira yardımı için alacak dava açılmasını engelleyen bir düzenlemenin bulunmadığı, hak sahibinin anayasal bir hak olan dava açma hakkını kullanması haklı fesih sebebi olamayacağı gibi Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/389 E. sayılı dosyasında davanın, davacının taahhütnameye göre taşınmazını erken teslim ettiğinden kira yardımına hak kazanamayacağı gerekçesiyle ret edilmiş olduğu, söz konusu kararın kira alacağına ilişkin bulunduğu, hal böyle olunca Mahkemece asıl ve birleşen davada, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kabul edilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi tarafından davacılar murisine sözleşme ile verilmesi taahhüt edilen 2 adet 80'er m²'lik dairenin dava tarihindeki değerinin 330.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... tarafından sözleşmenin feshi haksız olarak yapılmış olup hak sahibi mirasçılarına sözleşme gereği teslimi gereken iki dairenin bedelini ödemesi gerektiği, yine sözleşme haksız olarak feshedildiğinden davacılar murisine ödenen enkaz bedelinin tahsili için icra takibi yapılmasının haksız olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne ve 330.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine; birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; idareye başvuru yapılmadan dava açıldığını, davanın süresinde açılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, konutun değerinin fahiş olarak hesaplandığını, sözleşmeye konu taşınmazının iadesi veya rayici üzerinden bedel belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar vekili; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de müvekkillerin alacaklarının uzun süren yargılama sonucunda büyük ölçüde değer kaybettiğini, Mahkemece asıl alacak yönünden denkleştirici adalet ilkesi uygulanmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesap edilen tazminat miktarının denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karar tarihine uyarlanmadığını belirterek, asıl davada verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uygun olarak karar verildiği, davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, somut olayda davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacılara teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç bedelinin bilirkişi tarafından hesap edildiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Asıl dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan mahallinde alınmasına,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.