Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2980 K.2025/2041
3. Hukuk Dairesi 2024/2980 E. , 2025/2041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/542 E., 2024/919 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/163 E., 2023/1037 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, 25.09.2008 tarihinde cezaevinde bulunduğu sırada adına kayıtlı 07 DM 363 plakalı araçla ilgili bir sorunun olduğunu söyleyerek davacıyı kandıran davalıya aynı tarihte vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameyi kullanarak aracı başka bir şahsa 10/10/2008 tarihinde sattığını, davacının 17.12.2008 tarihinde davalıyı azletmekle birlikte azilnamenin davalıya tebliğ edilemeden iade olduğunu, usulsüz işlemi yapan noter katibi ve davalı hakkında savcılık nezdinde şikayette bulunduğunu, davalının vekaleti kötüye kullanarak kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak suretiyle şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının davalıya araç satışı dahil geniş yetkileri kapsayan vekaletname verdiğini, davalının dava konusu olay tarihinde dava dışı ...
... ... isimli kişinin yanında çalıştığını, davacının, bu kişinin sevgilisi olduğunu, hırsızlık suçundan cezaevine girmesi üzerine tahliyesini sağlayabilmek için avukat tutulması amacıyla adı geçenin yönlendirmesi neticesinde davacının davalıya vekaletname verdiğini, davalının da bu vekaletnameye istinaden ... ... ...'in bulduğu kişiye aracın satışını gerçekleştirdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda vekilin aldıklarını geri verme borcuna ilişkin uyuşmazlık nedeniyle 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, davacının davalıyı 17.12.2008 tarihinde azlettiği, zaman aşımı süresinin vekalet ilişkisinin bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, azilnamenin tebliğ edilip edilmediğinin zaman aşımı yönünden davacı lehine bir hak oluşturmayacağı, azilname ile davacının alacaklı olduğunun öğrenmiş sayılması gerektiği ve 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçeyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalıya 25.09.2008 tarihinde vekaletname verdiği ve bu vekalete istinaden 10.10.2008 tarihinde araç satışının gerçekleştirildiği, davacının 17.12.2008 tarihinde de davalıyı azlettiği, dolayısıyla davacının azil tarihi itibariyle alacaklı olduğunu öğrendiğinin kabulü gerektiği ve zaman aşımının bu tarih itibariyle işlemeye başlayacağı dava tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; vekilin hesap verme yükümlülüğünü ifa etmediği sürece zmanaşımının işlemeyeceğini, davalının davacıyı tanımadığını söyleyerek hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini kabul ettiğini, davacının cezaevindeyken vekaletname verdiğinden vekaletnamanın kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini, azilnamenin tebliğ edilemediğini, müvekkilinin olayı 2022 yılında öğrendiğini, uzamış ceza zamanşımı süresinin dikkate alınmadığını, davanın esastan incelenmesi gerektiğini, ileir sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, davacının 17.12.2008 tarihinde davalıyı vekaletten azlettiği, azilname tarihinde vekalet sözleşmesinin sona erdiği, dava tarihi olan 01.03.2023 tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu hususlarının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.