Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2708 K.2025/1990
3. Hukuk Dairesi 2024/2708 E. , 2025/1990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1425 E., 2024/534 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/130 E., 2022/372 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafça gönderilen ve 03.07.2019 tarihinde tebliğ edilen 28.06.2019 tarihli haciz bildirisi ile borçlu üçüncü şirketin müvekkil şirketten olan alacaklarına haciz tatbik edildiğinin bildirildiğini, ancak amme borçlusu olan dava dışı şirketten 4.320.596,56 TL değerinde alınan mal ve hizmet karşılığının, aynı tarihli ve 68 numaralı yevmiye kaydı ile defterlere intikal ettirilmek suretiyle, 12.07.2019 tarihli ve C1-2536102 numaralı, 4.320.596,00 TL tutarlı çek ile ödenerek amme borçlusu olan firmaya borcun kapatıldığını, bahse konu çekin tevdi edilmesi sonucunda 22.04.2019 tarihli ve 69 numaralı yevmiye kaydı ile muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğini, alınan bu mal ve hizmete karşılık olarak ödemenin alacaklı amme idaresinin haciz bildirisinden önce gerçekleştiğini ileri sürerek; müvekkilinin amme borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, Yüreğir Vergi Dairesi mükellefi olan dava dışı şirketin vadesi geçmiş vergi borcundan dolayı yapılan MVA sonucunda, ilgili borçlu şirketin davacı şirket ile borç ve alacak ilişkisi olduğunun tespit edildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesine istinaden davacıya haciz bildirisi tebliğ edilerek, borçlu şirkete olan borcunu tahsil dairesine ödemesi gerektiği hususunun bildirildiğini, davacı tarafın kendisine tebliğ edilen haciz bildirisine karşı süresinde itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak alınan rapora göre, davacı şirketin dava dışı amme borçlusuna 0,56 kuruş borçlu olduğu, kalan kısım yönünden borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 28.06.2019 tarihli ve 45887390-250.04-E.92511 sayılı kurum işlemi nedeniyle 454.419,30 TL yönünden borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davanın 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince süresinde açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu, bu haliyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davanın 03.07.2019 tarihli haciz ihbarnamesine bağlı olarak açıldığı, ne var ki davacı tarafça haciz ihbarnamesine 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesine istinaden süresi içerisinde itirazda bulunulmadığı, bu haliyle davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, kabul edilen kısım yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davacının 28.06.2019 tarihli ve 45887390-250.04-E.92511 sayılı kurum işlemi nedeniyle 454.419,30 TL yönünden borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; haciz ihbar tarihinde davacı şirketin dava dışı amme borçlusu şirkete borcunun bulunduğunu, borcun çek ile ödediğini ileri sürülmüş ise de çekte yer alan keşide tarihinin 12.07.2019 olduğunu, ileri düzenleme tarihli çekin belirli bir tarihe kadar bankaya ibrazının yasak olduğunu, çekin bankaya ibraz edilip edilmediği, çekin bedelinin alınıp alınmadığı, paranın ne şekilde ve hangi tarihte tahsil edildiği ve mahsup işleminin ne şekilde gerçekleştiği hususlarının belirlenemediğini, ayrıca dosyada yer alan raporda 22.04.2019 tarihinde muhasebe kayıtları ifadesine yer verilmekle birlikte, yapılan işlemlerle ilgili veya muhasebe kayıtlarını doğrular mahiyetteki bilgi, belge ve açıklamalara yer verilmediğini, davacının tek taraflı defterleri üzerinde yapılan incelemenin yeterli olmadığını, karşı tarafın defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davanın amme borçlusuna ihbar edilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve temyiz edenin sıfatına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının amme borçlusu şirket ile ticari alışverişte bulunduğu ve 4.320.596,56 TL'lik borcunun olduğu, bu borca karşılık olmak üzere davacı şirketin 4.320.596,00 TL tutarındaki çek ile ödeme yaptığı, söz konusu çekin 22.04.2019 tarihi itibarı ile amme borçlusu şirkete teslim edildiği hususlarının belirlendiği, bir ödeme aracı olan çekin teslim anından itibaren bankaya ibrazının ve tahsilinin mümkün olduğu, bu nedenle çekin teslimi ile birlikte borcun ödenmiş sayılacağı, davacı şirketin bu çeki ileri tarihli olarak keşide edip, dava dışı şirkete 22.04.2019 gününde teslimi ile beraber borcundan kurtulduğu, çekin üzerinde yazılı bulunan vade tarihi olan 12.07.2019 gününde çek bankaya ibraz edilerek dava dışı şirket alacağının bu tarihte tahsil edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.