Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/316 K.2025/1964

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/316 📋 K. 2025/1964 📅 08.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/316 E.  ,  2025/1964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2023/466 K.
BİRLEŞEN ANKARA 8. TÜKETİCİ MAH. 2021/291 E. 2022/599 K. SAYILI DOSYASINDA;
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davacı vekili tarafından duruşmasız, asıl ve birleşen davada davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri San. A.Ş. (... Savunma A.Ş.) vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı ... Savunma A.Ş. vekili tarafından birleşen davada temyize konu edilen toplam miktar 151.639,00 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin asıl davaya yönelik duruşma istemi yönünden; 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen asıl davacı vekili Avukat ..., birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı ... Savunma A.Ş. vekili Avukat ... ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; davacının ikamet ettiği adresinde 10.10.2015 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın 735.590,00 TL olduğunu, hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketinin ihmali bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, 22.05.2017 tarihli talep arıtırım dilekçesi ile; talebini 533.827,55 TL'ye yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacı şirket vekili; sigortalı konutun bulunduğu sitenin güvenlik ve korunması için, davalı ... tarafından, diğer davalı ... Savunma A.Ş. ile sözleşme imzalandığını, güvenlik hizmet bedellerinin site sakinleri tarafından fatura karşılığı diğer davalı ... Savunma A.Ş.'ye ödenmekte olduğunu, Evim Poliçesi Umumi Şartlarına göre, müvekkil şirketçe sigortalıya, sigortalı konutta meydana gelen hasar/hırsızlık olayı nedeniyle, 8902303 hasar nolu dosyadan, 151.639,00 TL hasar tazminatının 20.11.2015 tarihinde EFT yapılmak suretiyle ödendiğini ileri sürerek; ödenen, 151.639,00 TL'nin, 20.11.2015 tarihinden itibaren, avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... Savunma A.Ş. Vekili; sitenin korunaksız olduğunu, müvekkili şirketin olayda kusuru bulunmadığını, Şafak Sitesinin sözleşme imzalandığı sırada sitenin ne kadar büyük olduğunu, arka kısmının ormanlık alan olduğunu bilerek bu sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmede müvekkiline sitenin etrafını çevirmek, kamera kurmak ve diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere bir görev verilmediğini, olay günü de hırsızların site kapısından değil çevresi açık olan ... ... konutunun bahçesinden inşaat halindeki diğer bir villaya geçiş yaparak içeri girdiklerinin açık olduğunu, davacının gerekli tedbirleri almadığından kusurlu olduğunu, zararın miktarını ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı site yönetimi davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2019 tarihli, 2019/9 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararı ile davacının meydana gelen olayda %30, davalı şirketin %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 373.679,29 TL'nin 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden 368.679,29 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli, 2019/2704 Esas, 2020/875 Karar sayılı ilamı ile; mahkeme kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 373.679,29 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL'sine dava, 368.679,29 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairenin 30.03.2022 tarihli, 2021/2631 Esas, 2022/2885 Karar sayılı ilamı ile; dosyaya kazandırılan belgelerden, davacıya ait sigorta şirketi tarafından, davacıya maddi zararına istinaden birkısım ödeme yapıldığı, yine sigorta şirketi tarafından, ödenmiş olan bu meblağın, eldeki davanın davalısı site güvenlik şirketi ve dava dışı site yönetiminden rücuen tahsiline ilişkin Ankara 8. Tüketici Mahkemesinin 2021/291 Esas sayılı dava dosyası bulunmakta olup, dosyanın halihazırda derdest olduğu, somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davaya konu işlem ile açıklanan dosyanın aynı işlem olduğu, bu durumda her iki davanın konusu ve tarafları bakımından davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden ve çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından yukarıda mahkeme ve esas numarası zikredilen dava dosyası ile eldeki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına, bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediğine karar verilmiştir.
Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kurulu raporundan da anlaşıldığı üzere somut olayda; güvenlik şirketi personelinin dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmediği, 2 saatten fazla site içerisinde dolaşan şüphelileri devriye vasıtasıyla kontrol etmeyerek, kimliklerini sorgulayıp, tahkikat yapmamaları, davacının aracıyla şüpheli 2 kişinin siteden çıkarken yeterli kontrol ve tetkikleri yapmadan çıkışlarına müsaade ettikleri için % 70, davacının yetersiz güvenlik personeli ile alanın korunamayacağını değerlendirmemesi ve olay tarihinde konutu için yeterli çevre güvenlik tedbiri almadığı % 20 kusurlu olduğu ve davalı site yönetiminin yeterli denetimi yapmadığı için % 10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile, 397.092,15 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava, 392.092,15 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile 151.639,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... Savunma A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili; olayda tüm kusurun davalı şirkete ait olduğunu, müvekkiline kusur atfedilmesinin doğru olmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerekirken artırılan miktar için artırma tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Asıl davada davalı vekili; şirkete atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, davacının alması gereken önlemleri almayarak tamamen kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada, davacı tüketicinin, davalı şirketin güvenliğini sağladığı konutunda meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğradığı maddi zararın davalıdan tahsilini istemine, birleşen davada, davacı ... şirketinin sigortalı konutta meydana gelen hasar/hırsızlık olayı nedeniyle, 8902303 hasar nolu dosyası ile ödediği hasar tazminatının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
1.Dosyadaki yazılara, kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına ve asıl davada davacının kusur oranının %20 olarak belirtilmesine, geriye kalan %80 kusur oranından TBK'nın 61.maddesi gereği davalı ... Savunma A.Ş'nin müşterek müteselsil sorumluluk esası gereği sorumluluğu bulunduğunun ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin asıl davada hesaplanan davacının zararından usulüne uygun şekilde mahsup edildiğinin anlaşılmasına göre asıl davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Asıl dava HMK'nın 107.maddesinde belirtildiği üzere belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacının mahkemece ıslah dilekçesi olarak kabul edilen 22.05.2017 tarihli dilekçesinin talep artırım dilekçesi niteliğinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası olması ve taleple bağlılık ilkeleri gereği kabul edilen kısmın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla yanılgılı gerekçeyle faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihi olarak ayrılması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Birleşen davada davalı ... Savunma A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Asıl davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkemenin hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin hükümden çıkartılarak, yerine ''Asıl davanın kısmen kabulü ile, 397.092,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin asıl davada davalı ... Savunma A.Ş.'den alınarak asıl davada davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden ... Savunma'ya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl davada davacı ...'a iadesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.