Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4102 K.2025/1972
3. Hukuk Dairesi 2024/4102 E. , 2025/1972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/738 E., 2022/546 K.
Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada; Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü kontrolörleri tarafından yapılan denetim ve incelemelerde, davalı şirketin elektrik abonesi olan ... İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı resmi sağlık kurum ve kuruluşlarına faturalandırma işlemlerini mevzuata uygun olarak yapmadığının tespit edildiğini, faturalarda ticarethane için belirlenen birim fiyatlarını esas alan ve ve belediye tüketim vergisini uygulayan davalının 295.308,33 TL fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek; bu tutarın ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 295.773,36 TL'ye yükseltmiştir.
2. Bozmadan sonra açılan ve birleştirilen davada davacı vekili; asıl davada alınan bilirkişi raporu ile alacağının 491.870,05 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, bakiye 196.096,69 TL’nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davada; alacağın zamanaşımına uğradığını, elektrik abonelerinden fazladan tahsilat yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davada; davaya konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, asıl davanın tam dava olarak açılması nedenle aynı alacak hakkında ek dava açılamayacağını, abone grubu tespitine itiraz etmeyen davacının geriye yönelik olarak bir hak talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 12.03.2014 tarihli ve 2010/1578 E. 2014/216 K. sayılı kararla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 295.308,33 TL'nin dava tarihinden, 465,03 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Dairece verilen 25.03.2015 tarihli ilamla; hükme esas alınan raporları hazırlayan bilirkişilerin konunun uzmanı olmadıkları gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 15.02.2019 tarihli kararla; 3 elektrik mühendisinden oluşan heyetten alınan raporda davalının toplam 491.870,05 TL fazla tahsilat yaptığının bildirildiği, bu nedenle birleşen davada fark bedel olan 196.096,69 TL'nin tahsilinin talep edildiği, asıl dava dosyasında talep edilen 295.773,36 TL ve birleşen dosyada talep edilen 196.096,69 TL alacağın davadan önce temerrüt gerçekleşmediğinden, dava ve ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulüne, 295.773,36 TL alacağın 295.308,33 TL'lik kısmının dava tarihinden, 465,03 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada 196.096,69 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece verilen 03.03.2020 tarihli ilamla; davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, asıl davadaki talebin; yanlış tarife uygulanması nedeniyle fazladan tahsil edilen bedelin istirdadına ilişkin olduğu, diğer bir anlatımla; kayıp-kaçak, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim, dağıtım bedelleri ile bu bedeller üzerinden alınan enerji fonu, trafo kaybı bedelleri ile TRT payı yönünden davacının bir talebi bulunmamasına (ve buna bağlı olarak Mahkemece bu yönde bir inceleme yapılması talep edilmemiş olmasına) rağmen, bu bedelleri hesaplamaya esas almayarak davalı şirketin fazladan tahsil ettiği bedel içerisine dahil eden bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talimat yoluyla alınan 22.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ... Devlet Hastanesinin, ... Devlet Hastanesinin, ... Devlet Hastanesinin, ... Devlet Hastanesinin, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinin ve ... Devlet Hastanesinin davalı şirket tarafından fazladan tahsil edilen fatura fark bedellerinin toplamının 301.352,16 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, 295.773,36 TL alacağın 295.308,33 TL'lik kısmının dava tarihinden, 465,03 TL'lik kısmının ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 5.578,80 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairenin 09.05.2024 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; asıl davaya konu alacak yönünden her bir fatura ödeme emri tarihinden dava tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kayıp-kaçak yönünden ise, kanunların geçmişe etkili olamayacağı ilkesi nazara alınarak bu bedellerin iadesine karar verilmesi gerektiğini, bir an için yasanın geçmişe etkili olduğu varsayılsa bile davanın reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini, yine 6719 sayılı Kanun'un geçmişe sari olduğu dikkate alınsa bile birleşen davada talep edilen alacak kalemlerinin hepsini kapsamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili; ilk davada alacağın tümü hakkında tam eda davası açıldığını, bu nedenle ilk davada talep edilen alacak hakkında ikinci bir ek dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma dışında kalan kısım yönünden davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, usuli kazanılmış hak nedeniyle birleşen ek davanın reddi gerektiğini, asıl davanın yanlış tarifelendirmeye dayalı açıldığını, birleşen davanın ise faturalardan tahsil edilen kayıp kaçak vb. bedellerin iadesine ilişkin olduğunu, davaların aynı ve birbirine benzer nedenlerden doğmadığını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6719 sayılı kanun uyarınca birleşen davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı Bakanlığa bağlı hastanelerin elektrik tüketim bedellerinin davalı şirket tarafından resmi sağlık kuruluşlarına uygulanması gereken tarife yerine ticarethane tarifesi uygulanması nedeniyle fazladan tahsil edildiği iddiasıyla istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, bu esaslar dahilinde alınan bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğu miktarın belirlendiği, verilen hüküm usul ve yasaya uygun olup, ileri sürülen karar düzeltme nedenlerine göre hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğundan taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekillerinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı karar düzeltme harcı ile para cezasının düzeltme isteyen davalıya yükletilmesine, para cezasının davacıya yükletilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.