Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2842 K.2025/1968
3. Hukuk Dairesi 2024/2842 E. , 2025/1968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/475 E., 2024/1082 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/703 E., 2023/486 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkiline ait aboneliğe 31.07.2022 tarihinde 451.457,70 TL bedelli Y/31916992 numaralı fatura tahakkuk edildiğini, müvekkilinin davaya konu borca itirazın davalı şirket tarafından reddedildiğini, davalı tarafından kesilen faturaya ilişkin Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2022/96794 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu borcun 10.000,00 TL'si için borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş, 10.10.2023 tarihli dilekçe ile menfi tespit talebini takip çıkış miktarı olan 469.570,18 TL'ye yükesltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı hakkında yapılan kaçak tespit ve tahakkukunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğinde bulunduğunu, menfi tespit davalarının kısmi olarak açılamayacağını, davacının ödenmeyen faturasının bulunduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı alacaklı vekilinin takip dosyasına sunmuş olduğu 27.09.2023 tarihli dilekçesiyle, Dosyanın Vazgeçme/Feragat nedeniyle kapatılmasını talep ederim. şekilde beyanda bulunduğu ve 10.11.2023 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verildiği, menfi tespit davasının bu haliyle konusuz kaldığını, somut olayda dava tarihinde davacı hakkında icra takibinin başlatılmış olduğu ve davalı tarafça yargılama devam ederken icra dosyasını işlemden kaldırıldığı, gelen yazı cevabında davacının borcunun iptal edilip yerine D/8989355 seri nolu 198.039,69 TL tutarında perakende faturasının çıkarıldığının ve ödemenin yapıldığının bildirildiği, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilemeyeceğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiği, davalı şirketin kötü niyetli olarak icra takibi yaptığının ispatlanamadığı ve davalı tarafça da kötü niyet tazminatına ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ve davalı vekillerinin tazminatı taleplerinin reddine, 71.739,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusu kalmayan dava yönünden Mahkemenin, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının davayı açmakta haklı olduğu yönündeki kararı yerinde olduğu, kötüniyet kavramının, somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmesi itibariyle, dava konusu olayda davalının takipte kötü niyetli olduğu, sırf davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğinin ispat edilemediği, davacı vekilince Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2022/96794 Esas sayılı dosyası yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunulmuş olup yargılama esnasında 10.10.2023 tarihinde dava değerinin 469.570,18 TL'ye yükseltildiği, davalının icra dosyasından feragat ettiği tarih itibariyla davanın konusuz kaldığı anlaşılmasına rağmen Mahkemece davanın konusuz kaldığı tarihteki dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen miktar göz önüne alınarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ve davalı vekillerinin tazminat taleplerinin reddine, 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerinin temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davalı şirketin kötü niyetli takip başlattığını, davalı şirketin, dava konusu Y/31916992 numaralı faturanın iptal edildiği ve D/8989355 numaralı faturanın düzenlendiğine dair, şirketin davalı kurumun dosyada keşif icra edildikten ve bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra dahi faturanın iptal edildiğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığını, talebi doğrultusunda yazılan müzekkereye cevap ile dava konusu faturanın iptal edildiğini belirttiğini, davalı şirket tarafından icra dosyasına takipten vazgeçildiğine dair beyanda bulunulduğunu, bu hususun dahi huzurdaki dava dosyasına bildirilmediğini, tüm bu nedenlerle gerek takip başlatılırken gerekse takipten sonra ve yargılama aşamasında kötü niyeti sabit olan davalı şirketin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın konusuz kaldığı tarihteki dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararının da usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; re’sen belirlenecek nedenlerden dolayı Mahkeme kararı kaldırılarak yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura borcuna dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı şirketin icra takibini kötü niyetle başlattığı hususunun dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, salt haksız yere takip başlatılmasının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini gerektirmediği, Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusuz kaldığı tarihteki dava değeri dikkate alınarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararının usul ve kanuna uygun olduğu, davacının dava açılmasına sebebiyet vermediği dikkate alındığında yargılama harç ve giderlerinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.