Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4347 K.2025/1959
3. Hukuk Dairesi 2024/4347 E. , 2025/1959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/203 E., 2024/1565 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çubuk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/705 E., 2023/842 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 26.10.2018 tarihinde davalı tarafın müvekkili kandırarak Noterde vekaletname ve satış vaadi sözleşmesi düzenleterek imzalattırdığını, müvekkilin sözleşme tarihinde 80 yaşında olduğunu, satış bedeli olarak gösterilen 1.000.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmediği gibi bu meblağın elden tahsil edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davalının müvekkilini aldatarak satış vaadi sözleşmesi imzalattığını ileri sürerek, taraflar arasında yapılan düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gabin, hata ve hile sebebine dayalı olarak iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmede belirtilen taşınmazlar karşılığında davacıya 1.000.000,00 TL'yi ödedikten sonra dava konusu sözleşmelerin yapıldığını, taşınmazların açık artırma ile satışının gerçekleşeceği tarihten yaklaşık 4 ay önce davacının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili azlettiğini, müvekkilin ticaretine engel olduğunu ve sözleşme gereği ödenen 1.000.000,00 TL 'yi inkar ederek iş bu davayı açtığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacının hata ve hile yoluyla rızası dışında sözleşme imzaladığı ve karşılığında para almadığını ispatladığı, davalı tarafın ise paranın ödendiği ve taşınmazların devri iradesi bulunduğu yönündeki savunmalarını ispat edemediği, tanıkların davacının davalıya taşınmaz satış vaadinde bulunmadığı şeklinde beyanlarda bulunduğu, davalı tarafından da bu vaat karşılığında ödeme yapıldığına ilişkin delili bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan Çubuk 1. Noterliğinin 26.10.2018 tarihli ve 09991 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinin tüm hükümleri ile birlikte iptaline karar verilmiş; karar karşı, süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mevcut delil durumu, davacının yaşı, sağlık durumu ile sosyal ve ekonomik durumu, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, dava söz konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, davacının rızası hilafına düzenlenerek aynı tarihli ve 09984 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletname ile birlikte aynı anda davacıya imzalatılmış olduğu, satış vaadine konu taşınmaz hisseleri yönünden davalı tarafından, davacıya bir bedel ödenmediğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının davalı tarafından kendisine gönderilen 27.11.2020 tarihli ihtar ile noterde vekaletname düzenlendiği sırada kendisine bir de söz konusu taşınmaz hisselerinin davalıya satış vaadi sözleşmesiyle devrine ilişkin sözleşme imzalatılmış olduğunu öğrendiğine yönelik beyanına itibar edilmesi gerektiği ve 27.11.2020 tarihli ihtar sonrası davacının, 09.12.2020 tarihinde davalıdan şikayetçi olduğu, davanın bu oluşa göre 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taraflarca mutabakatın sağlanarak sözleşmenin akdedildiğini, savcılık soruşturma dosyasında dava konusu sözleşme üzerindeki imza ve yazıların davacıya ait olduğu, müvekkilin davacıyı dolandırma kastıyla hileli şekilde hareket etmediğinin ortaya çıktığını, müvekkilin davacıyı hileli hareketlerle kandırarak bu tarz bir sözleşme imzalatmaya ihtiyacının olmadığını, davacının müvekkile kendi borçlarını ödettiğini, akabinde birkaç taşınmazının satımı konusunda anlaştıklarını ve satış parasını aldığını, ortaklığın giderilmesi sonucu yapılacak ihale sonucunda sattığı taşınmazların kalan hisselerini ihaleden alabilmesi için müvekkiline vekaletname verdiğini, ancak ihale günü belli olunca müvekkilini azlederek müvekkil ile yapmış olduğu sözleşmeyi inkar ettiğini, müvekkilinin davacıyı aldatma, gabin yahut dolandırma yahut herhangi bir şekilde zarara uğratma amacı bulunmadığını, tanık beyanlarının tamamının değerlendirilmediğini, satış bedelinin Noterde dava konusu sözleşme akdedilmeden önce müvekkilin ofisinde davacıya ödendiğini, davanın hak düşürücü 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını ve taleplerinin değerlendirilmesini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gabin, hata, hile hukuksal nedenlerine dayalı iptali talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacı tarafından yapılan 06.08.2020 tarihli azlin 9984 yevmiye nolu 26.10.2018 tarihli vekaletnameye ilişkin olduğu dikkate alındığında davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dosya içerisinde yer alan tanık beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispat ettiği anlaşıldığından, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.