Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/303 K.2025/1856

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/303 📋 K. 2025/1856 📅 25.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/303 E.  ,  2025/1856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/117 E., 2023/1732 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/665 E., 2021/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve duruşma talepli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'un sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; bir tüzel kişi olan davacı şirketin işletmekte olduğu çimento fabrikası için davalı şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, davalı şirketin davacının aldığı elektrik enerjisinin miktarlarını ve faturalandırmaya esas bilgilerini sayaç okuyarak belirlediğini, ancak bu sayaç okuma bedelinin sayaç başına sabit bir ücret olması gerekirken, davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi olarak tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695E., 2011/1368K. sayılı ilamı ile “sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone gurubuna ve tüketim enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit ücret uygulanması gerektiği” gerekçesiyle,
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) aynı mahiyetteki 875 sayılı kararının iptaline karar verildiğini, söz konusu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onandığını, böylece davalının 875 sayılı Kurul kararının uygulandığı 01.09.2006-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönemde perakende satış hizmet (PSH) uygulaması ve buna bağlı olarak TL/kWh şeklinde fazladan aldığı bedellerin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, bu çerçevede davalı şirketin fazladan PSH bedeli tahsil ettiğinin açık olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının Şanlıurfa ... Fabrikasındaki ... aboneliği ve varsa diğer tüm aboneliklerinden alınması gereken sabit bedel düşülerek PSH bedeli olarak fazladan 2006 Eylül -2010 Aralık dönemine ait KDV dahil ödenen 950.612,13 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı, işlemiş ve işleyecek gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının faturalara süresinde itiraz etmemesi ve ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yaptığını, dava konusu bedellerin yasa ile belirlendiğini ve EPDK'nın düzenlendiği işlemlerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağlayıcı nitelikte olduğunu, bu nedenle davalı şirketin söz konusu mevzuata aykırı bir işlemi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu tüm faturalardaki PSH bedellerini davacının talep etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695 E., 2011/1365 K. sayılı kararının serbest tüketiciler yönünden uygulanması gerektiği, bilirkişi raporu ile EPDK Kurul kararı ile belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunması nedeniyle davacının serbest tüketici mahiyetinde olduğunun tespit edildiği, iptal kararı doğrultusunda 01.01.2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 31.12.2011 tarihli ve 28159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28.12.2011 tarihli ve 3612 sayılı EPDK kararı ile elektrik piyasasında faaliyet gösteren dağıtım şirketleri tarafından uygulanacak perakende satış tarifelerinin onaylandığı ve abone başına sabit perakende satış hizmeti (sayaç okuma) bedeli uygulamasına geçildiği, dava konusu aboneye ait davacıdan ve kendisi ile birleşen şirketlerden Eylül 2006 ile Aralık 2010 dönemindeki faturalardan toplamda 952.070,13 TL PSH bedeli alındığı, iptal kararı sonrası yürürlüğe giren tarifenin geçmişe yönelik olarak güncelenmesi sonucu alınması gereken sabit PSH bedelinin ise 192,47 TL olduğu ve davacıdan 951.877,67 TL yersiz PSH bedeli alındığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının alacağına ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı yönündeki talebine
itibar edilmediği, davalı davadan önce temerrüde düşürülmediğinden ödeme gününden değil ancak dava tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, her ne kadar davacı vekili yargılama aşamasında dosyaya sunmuş olduğu dilekçesi ile 951.877,67 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren tahsiline karar verilmesini istemiş ise de; dava dilekçesinde talep ettiği miktarın üzerinde 1.265,54 TL'nin kısım için usulünce açılmış bir dava bulunmadığı, ıslah talebinde de bulunulmadığı, dava konusu PSH bedelleri içine alan tüm faturaların davalı ...adına düzenlenmiş olması ve fatura tarihinden sonra davalı şirketin kendi iç işleyişiyle ilgili bir kısım işleri ayrı bir tüzel kişilik olan ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.nin sorumluluğunda yürütülür hale gelmesinin eldeki davaya bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 950.612,13 TL PSH bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.265,54 TL'lik kısım yönünden usulüne göre açılıp harçlandırılmış bir dava bulunmadığından bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin, EPDK'nın düzenleyici işlemini esas alarak 01.09.2006 ila 31.12.2010 tarihleri arasındaki geçiş döneminde tanzim ettiği faturalar ile elektrik abonesi olan davacı şirketten, tüketilen enerji miktarı (kWh) üzerinden (nispi) PSH bedeli tahsil ettiği, EPDK'nın düzenleyici işleminin Danıştay tarafından iptal edildiği, buna bağlı olarak geçmişe etkili olarak ortadan kalkan düzenleyici işlem nedeniyle davalı şirket tarafından 2006 Eylül-2010 Aralık döneminde fazladan tahsil edilen PSH bedellerinin davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, davacı şirkete iade edilecek tutar belirlenirken, hizmetin bir ücret karşılığı verilmesi gerektiği gözetilerek, EPDK tarafından davacı şirketin de dahil olduğu abone grubu için sonradan belirlenmiş olan maktu ücretin mahsup edilmesi ve ayrıca fazladan ödendiği belirlenen PSH bedelleri ile bu bedeller üzerinden alınan KDV’nin toplamından oluşan alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin, EPDK'nın halen yürürlükte olan düzenleyici işlemleri hakkında uygulama alanı bulacağı, bu nedenle anılan yasa değişikliklerinin somut olay bakımından bir etkisi bulunmadığı, davacının dava konusu bedellerin tahsil edildiği tarihlerde "serbest tüketici" olduğunun yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yine bilirkişi raporu ile yukarıda belirtilen hususlara uygun şekilde alacak miktarının belirlenmiş olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükmedilen bedele ilişkin faiz türü ve başlangıcının doğru olmadığını, sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, sözleşmede 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanacağının belirtildiğini, Elektrik Piyasası İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin 15/3 maddesine göre dağıtım şirketinin açık hatası nedeni ile davacı şirketten fazladan yansıtılan ve mükerrer olarak tahsil edilen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammının uygulanması gerektiğinin açık olduğunu, işlemiş ve işleyecek faize KDV işletilmesi yönündeki talebe ilişkin karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, tarife bedellerinin EPDK tarafından belirlendiğini ve dağıtım şirketlerince uygulandığını, davalı şirketin EPDK tarafından onaylanan tarife bedellerini uygulamasının yasal zorunluluk olduğunu, husumetin EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu faturaları düzenleyen ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. olduğundan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ihtirazı kayıt şartı konulmadan ödenen bedeller için talep hakkı olamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, özel ve teknik konulardan daha çok hukuki bilgiye yer verildiğini, teknik bilgiyi gerektiren sayaç okuma bedelinin hesaplanması dışındaki görüş ve açıklamaların Mahkemenin görev ve yetkisini ihlal ettiği gibi, davaya ilişkin Mahkemenin kanaatini de etkilediğini, bilirkişi raporunda, davacı tarafın serbest tüketici kapsamında olduğu belirtilmişse de, son kaynak tedarik tarifesi kapsamında kalındığının göz ardı edildiğini, son kaynak tedarik tarifesi kapsamında kalan serbest tüketicinin serbest olmayan tüketici ile aynı hak ve yükümlülüklere tabi olduğunu ve Danıştay kararında belirtilen serbest tüketici kategorisinde bulunmadığını, Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, geçersiz vekaletname ile yapılan işlemlerin yapılmamış sayılacağının dikkate alınmadığını
ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, EPDK'nın 875 sayılı kararı ile 01.09.2006 ile 31.12.2010 tarihleri arasındaki geçiş döneminde PSH tarifesinin kWh bazında belirlenmesine ilişkin 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümünün (B) bendinin Danıştay tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle, anılan dönemde davacı şirket tarafından davalı şirkete elektrik tüketim bedelleri ile birlikte ödenen PSH bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı şirketin, Danıştay tarafından iptal edilen EPDK'nın düzenleyici işlemine (metodoloji) dayanarak, davacı şirket adına tahakkuk ettirilen faturalar ile tüketilen enerji miktarı (kW) üzerinden nispi olarak PSH bedeli tahsil ettiği, diğer taraftan davacının yıllık enerji tüketim miktarı dikkate alındığında serbest tüketici sıfatına haiz olduğu, bu durumda geçmişe etkili olarak ortadan kalkan düzenleyici işlem nedeniyle, davalı şirket tarafından geçiş döneminde fazladan tahsil edilen PSH bedelinin davacıya iadesinin gerekeceği, istirdada konu alacak miktarının belirlenmesi noktasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve taraf denetimine elverişli, ayrıntılı ve açıklayıcı, hukuka uygun olduğu, abonelik sözleşmesinde yer alan hükmün içeriği dikkate alındığında 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre faiz talebinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı; tarafların tacir olduğu da gözetilerek alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.