Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1269 K.2025/1851
3. Hukuk Dairesi 2024/1269 E. , 2025/1851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3257 E., 2024/61 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/433 E., 2022/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı şirket yetkilisi ... ve vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat....'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı kurumla arasında Ayakta Tedavide Kullanılan Hazır Tıbbi Malzeme Sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumca hukuka aykırı şekilde 03.09.2020 tarihli yazı ile "38 sigortalının rahatsızlıklarının olmadığı ve malzeme raporunu kendilerinin çıkartmadığı ve kısa süreli olarak malzeme kullandıkları ama reçete yazdırmadıkları" gerekçesiyle davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, davacı aleyhindeki iddiaların dayanağı olmadığını ve Kurumun keyfi, tahminlerle hareket ederek 858.476,28 TL’lik cezai işlem uyguladığını ileri sürerek; davacının davalı Kuruma 03.09.2020 tarihli ve 10402559 nolu işlem ile uygulanan 858.476,28 TL’lik borcunun bulunmadığının tespiti ile ilgili yazının tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilli Kurum tarafından davacıya tesis edilen cezai işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, Sağlık Hizmet Sunucusu ile müvekkili Kurum arasında yapılan sözleşme ve SUT uyarınca tarafların örnekleme metodu ile inceleme yapılmasını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu idrar sondasının verilmesine gerekçe gösterilen nörolojik mesane rahatsızlığının komplike bir hastalık olduğu, teşhis ve tedavisi için diğer kliniklerle birlikte uzun bir değerlendirme ile birlikte ayrıntılı tahlil ve testler yapılması gerektiği, hastalarda bu işlemler yapılmadan doğrudan rapor yazılmak suretiyle malzeme teminine gidildiği, dava konusu reçete ve raporlara ilişkin tıbbi belgelerin dosyada mevcut olmadığı, SGK soruşturması kapsamında ifadeleri alınan hastalar tarafından hastaneye gitmediklerinin, rapor ve reçetelerin düzenlenmesinden haberdar olmadıklarının, malzemeleri teslim almadıklarının beyan edildiği, bu hususların hükme esas alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan her iki bilirkişi heyeti raporları kapsamına göre, temiz aralıklı katerizasyon raporu çıkarılmış kişilerin, bu raporun çıkarılmasını gerektirecek hastalıklara ilişkin tıbbi belgelerinin mevcut olmadığı, soruşturma raporunda hasta/hasta yakınlarının beyanlarında; genel olarak rapor aldıkları hastaneye gitmediklerini, raporların ve reçetelerin bilgileri dışında düzenlendiğini, davacı firma ile görüşmediklerini ve söz konusu malzemeyi almadıklarını, reçetelerin arkasında bulunan yazıların, telefon numaralarının ve imzalarının kendilerine ait olmadığını belirtmeleri nedeniyle kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tıbbi malzeme kullanılan kişilerin adı geçen hastalıkları olmadığı hususunun müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, şirkete ibraz edilen rapor ve reçetelerin hepsinin gerçek doktorlar tarafından yazıdığını, usulüne uygun da onaylarının yapıldığını, bu aşamadan sonra bu tıbbi malzemeyi alan hastada gerçekten bu hastalığın olup olmadığı kontrolünü medikalcilik yapan müvekkilinin yapamayacağını, bu konuda yetki ve sorumluluğu olmadığı gibi tıbbi bilgi birikiminin de olmadığını, hastaların tanık olarak Mahkemece dinlenmediğini, davalı Kurum tarafından ilk ödemelerin direkt hastaların şahsi hesaplarına yapıldığını, hasta ifadelerinin davalı Kurum tarafından soruşturma aşamasında sağlıklı şekilde alınmadığını, davalı Kurumun süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediğini, dosya ekinde bulunan hasta evraklarının bilirkişilerce de incelenmediğini, müvekkilinin idari para cezasına konu malzemeleri verirken üzerine düşen tüm kontrolleri gerçekleştirerek yükümlülüğünü yerine getirdiğini, raporda ve reçetedeki imzalar bile taklit edilmemişken, imzalar bizzat doktorlar tarafından atılmışken müvekkilden raporların sahte olduğunu bilmesinin beklenmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davalı Kurum tarafından hazırlanan soruşturma raporunun hukuka aykırı olduğunu, 77 hasta hakkında tahkikat yapılan hastalardan 32 tanesinin ifadesinin hiç alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlem nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun ve özellikle büyük bir ilde aynı hastaneden düzenlenen raporlarla medikal malzemelerin farklı bir ilden alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Başkanlığına verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.