Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2858 K.2025/1895

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2858 📋 K. 2025/1895 📅 25.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2858 E.  ,  2025/1895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/203 E., 2024/607 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/325 E., 2022/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 21.12.2020 tarihli sağlık kurulu raporuyla da sabit olduğu üzere %83 oranında kronik engelinin bulunduğunu, müvekkilinin engel durumuna uygun olarak düzenlenen B sınıfı ehliyeti ve süresiz olarak düzenlenen sağlık kurulu raporuyla özel tertibata sahip aracını almak için ... Plaza'ya başvurduğunu, 30.12.2019 tarihinde aracının engeline uygun özel tertibata sahip olarak hazırlandığını düşünen müvekkilinin aracını davalı ... Anka...A.Ş.'den teslim aldığını, 13.03.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, trafik sigortasından eksik ödeme alan müvekkilinin bakiye alacağı için kasko şirketine başvurduğunu, sigorta şirketince, özel donanıma sahip engelli aracında olması gereken bir kısım tertibat eksik olduğundan müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmayacağının söylendiğini, müvekkilinin davalı tarafça aracın eksik tertibat ile teslim edilmesinden kaynaklı sigorta şirketinden kasko poliçesi kapsamında alması gereken ödemeyi alamadığını, davalıların sağlık kurulu raporuna ve müvekkilinin kullanımına uygun şekilde aracı teslim etmediklerinden oluşan zarardan sorumlu olduklarını belirterek, taraflar arasındaki satış sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ve tazminini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Anka...A.Ş. vekili; davacının ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine uymadığını, her ne kadar dava dilekçesinde davacının kronik engelinin %83 olduğu iddia edilmişse de bunun gerçeği yansıtmadığını, davacının engel durumunun %90 olduğunu, bu nedenle müvekkili firma tarafından herhangi bir tertibat takılmadığını, keza usul ve esasta bir eksiklik olması halinde dava konusu aracın engelli aracı olarak tescilinin yapılamayacağını, müvekkili firmaya bu tertibatların yapılmasına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflarına izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkilinin dava konusu aracın satıcısı değil, distribütör konumundaki ithalatçısı olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının engellilik derecesi %90 oranında olduğu için dava konusu araca ek tertibat eklenmeksizin aracın fabrika çıkışı hali ile davacıya teslim edildiğini, davacının aracı tertibat olmadığı bilinci ile teslim aldığını, aracın bu haliyle trafiğe tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sözleşmeye ilişkin olarak sadece fatura sunduğu, özel tertibatın yapılacağına dair bir sözleşmeyi sunamadığı, araca konu faturada da herhangi bir bilginin yer almadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının davalı tarafın kusurlu eylemlerini ispat edemediği, sadece satımın engellilere özgü vergi indirimi ile yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı sigorta şirketi tarafından düzenlenen hasar dosyası içindeki mevcut expertiz raporunun incelenmesinde, davacının B sınıfı ehliyete sahip olduğu, 13.03.2021 tarihinde meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, davacının sahip olduğu sürücü belgesi ile dava konusu araçtaki tertibatın uyumlu olmadığı ve tazminat ödemesi yapılmaması gerektiğinin tespit edildiği, davacının, satış sözleşmesine konu aracın engellilere özel tertibat ile satışının kararlaştırıldığına ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, dava konusu aracın engellilere özel tertibata sahip olmadığı hususunun, dava konusu aracın satış ve tesliminden itibaren uzun bir süre geçmesine rağmen ileri sürülmeyip, dava konusu aracın kaza yapmasından sonra ileri sürülmesinin de dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince ayıplı olmadığı anlaşılan araca ilişkin olarak 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince seçimlik hak kullanamayacağı, dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile zarar talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin yasal mevzuat kapsamında gerekli ehliyete ve bu ehliyetine uygun donanıma sahip araca sahip olduğunu, müvekkilinin 21.12.2020 tarihli sağlık kurulu raporuyla da sabit olduğu üzere %83 oranında kronik engelinin bulunduğu ve ehliyetinin engel durumuna uygun olarak düzenlenen B sınıfı ehliyet olduğu, müvekkilinin ehliyetini süresiz olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu sonrasında usulüne uygun olarak aldığı ve bu ehliyetin arka yüzünde bulunan 12 numaralı bölümde gösterilen ilave bilgiler ve kısıtlamaların yer aldığını, engeline uygun özel tertibata sahip olarak aracının hazırlandığını düşünen müvekkilinin aracını teslim aldığını, müvekkilinin, davalı tarafça aracın eksik tertibat ile teslim edilmesi nedeniyle sigorta şirketinden kasko poliçesi kapsamında alması gereken ödemeyi alamadığını, davalıların müvekkilinin kullanımına uygun şekilde aracı teslim etmediklerini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı araç teslim edildiği iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle satış sözleşmesine konu aracın, davacı tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.