Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1610 K.2025/1864
3. Hukuk Dairesi 2024/1610 E. , 2025/1864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2118 E., 2024/145 K.
DAVA TARİHİ : 20.01.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 E., 2022/1172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... 'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 08.05.2018 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesi ile ... İnşaat-İtibar İnşaat Adi Ortaklık girişiminin sözleşmeye konu projesindeki 76 nolu bağımsız bölümünü satın aldığını, konutun müvekkiline teslim ve tescil tarihinin sözleşmeye göre 30.12.2018 olduğunu, ancak teslim ve tescilin yapılmadığını, bunun üzerine ödenen bedelin iadesi için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davaya konu inşaatın bitirilmesinin mümkün olmadığını, ileri sürerek; itirazın iptali ve takibin devamı ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile ...
İnşaat A.Ş. arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmesinin 7. maddesinde adi ortaklığın
taraflarının müşterek imza ile ve oybirliği ile karar almak zorunda olduğunu, 8. maddesinde, koordinatörü
diğer ortağın rızası olmaksızın imzaladığı sözleşme ve evrakların, rızası olmayan ortağı bağlamayacağının düzenlendiğini, yani müvekkili şirketin imzasının bulunmadığı ve onayının alınmadığı işlemler
nedeniyle sorumlu olmayacağını, ... İnşaat A.Ş.'nin tek başına temsile yetkili olmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmeden müvekkili şirketin haberdar olmadığını, söz konusu sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla sözleşmenin hem
müvekkili şirketi hem de adi ortaklığı bağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın süresinde teslim edilmediği konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, zira davacı ile taşınmazın yapımını üstlenen adi ortaklık ortağı dava dışı ... İnş. A.Ş arasında sözleşmenin feshine ilişkin 24.09.2018 tarihli fesih sözleşmesi de imzalandığı, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin, sözleşmenin ifasının gerçekleşmemesi nedeniyle feshinin geçerli olduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamında 747.647,00 TL ödendiği anlaşılmış olup, davacının ödemiş olduğu bu bedeli davalıdan tahsili talebinin yerinde görüldüğü, takip öncesi davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin davalı yönünden 747.647,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı süresi için davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça satış bedelleri davalı şirket veya adi ortaklık hesabına yatırılmamış ise de, 22.04.2016 tarihli toplantı tutanağında satışlardan elde edilecek gelirin, öncelikle ... İnşaatın hesabına yatırılacağı ve 1 iş günü içerisinde ...-İtibar İnşaat Adi ortaklığı adına açılmış olan hesaba aktarılacağının açıkça belirtildiği de dikkate alındığında, koordinatörün diğer ortağın rızası olmaksızın imzaladığı sözleşme ve evrakların, rızası olmayan ortağı bağlamayacağı yönündeki hükmün, adi şirket ortakları olan ... İnşaat ile davalı şirket arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, dava konusu resmi şekilde imzalanan sözleşmede teslim tarihi 30.04.2018 olup, davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere, davaya konu dairenin, takip tarihi olan 27.07.2020 tarihi itibariyle teslime haiz olmadığının sabit olduğu, takip tarihi itibariyle taraflarca sözleşmeler feshedilmemiş ise de, davacı tarafın icra takibi başlatmakla akde tahammül süresi de dikkate alındığında, ifa talebinden vazgeçerek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmesinin mümkün olduğu, dava konusu sözleşmede dairenin satış bedelinin 747.647,00 TL olarak kararlaştırıldığı beyan edildikten sonra, sözleşmenin 3.maddesinde, satış bedelinin sözleşme tarihinde ödendiğinin ifade edildiği, Mahkemece ödenen bu bedel ile ilgili olarak, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediğinden bahisle, davacının ödediği tespit edilen satış bedeli üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 747.647,00 TL satış bedelinin sözleşme tarihinde ödendiğinin açıkça belirtilmesi nedeniyle, takibe konu alacağın belirlenebilir ve likit olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; cevap dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrar ederek dava konusu sözleşmeden adi ortaklığın sorumlu olabilmesi için müşterek imza ile ve oy birliği ile karar alınmasının zorunlu olduğunu, sözleşmenin adi ortaklık hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle şirketlerinin sözleşme ile bağlı olmadığını, ödemelerin şirkete yapılmadığını, sadece davacının iddiasına dayanan ödeme beyanlarının kabul edilmesinin yanlış olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Noter huzurunda düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan, ifa imkansızlığına dayalı, sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine, davalının itirazının iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Dosyada mübrez Üsküdar 6.Noterliginin 18.05.2018 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz
Satış Vaadi ve Ön ödemeli Konut Satış Sözleşmeleri incelendiğinde; sözleşmelerin taraflarının ... İnş. A.Ş. ve davacı ... olduğu, konusunun müteahhidin İstanbul ... ilçesi .... Mahallesi'nde 10158 Ada 236
parselde toplam 7.790,25 metrekare gayrimenkul üzerinde 10.07.2015 tarih 4-100 nolu yapı
ruhsatı kapsamında ... İnşaat-İtibar İnşaat Ortak Girişimi ile gerçekleştirilen ve ... İnşaatın
müteahhitliğini üstlendiği ... sitesinde bulunan A blok 17. Kat 76 nolu dairenin 747.647,00 TL satış bedelinin, sözleşmenin 3. maddesine göre, sözleşme tarihinde ödenmiş olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme kararında belirtilen gerekçelere, davacı ile dava dışı ... İnş. A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmelerde açıkça; ''... İnşaat-İtibar İnşaat Ortak Girişimi ile gerçekleştirilen ve ... İnşaatın
müteahhitliğini üstlendiği ... sitesinden'' taşınmazların satın alımının kararlaştırıldığının, taşınmazların satışının adi ortaklık adına yapıldığının, bu durumda adi ortak davalının sözleşmelerden sorumlu olacağının, sözleşme bedelinin peşin olarak ödendiğinin ve bu hususun sözleşmede yer aldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.