Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/207 K.2025/1854

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/207 📋 K. 2025/1854 📅 25.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/207 E.  ,  2025/1854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/823 E., 2023/1546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/836 E., 2023/113 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ....ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin, davacı hakkında 01.07.2021 tarihinde şirket adresine habersiz şekilde girerek kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenleyip 894.182,48 TL tutarlı fatura tahakkuk ettirdiğini, tutanakta bahsedilen köprülemenin ne şekilde yapıldığı açıkça belirtilmediğinden işlemin şüpheli olduğunu, itirazın olumsuz sonuçlanması üzerine ihtirazi kayıt ile faturanın ödendiğini, yapılan işlemin sözleşmeye ve ilgili mevzuata aykırı olduğunu, kaçak kullanım bulunmadığını ileri sürerek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen paranın faiziyle birlikte istirdadını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı şirket görevlileri tarafından kaçak elektrik kullanımı tespit edilerek kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, davacı hakkında yapılan kaçak elektrik tespit işleminin mevzuata uygun bulunduğu gibi tahakkuk işlemininde doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyeti ek raporunda da belirtildiği üzere, dosyaya sunulan fotoğraflarda sadece akım transformatörünün S1 ve S2 uçlarının köprülendiğinin görüldüğü, ancak davacı şirketin tesisatını gösteren veya kullanım yerini gösteren bir fotoğraf bulunmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun bir tespit yapılmadığı, mevcut fotoğraflar ile davacının tesisatının ilgisinin kurulamadığı, ayrıca 01.07.2021 tarihli tutanakta yazılı mühürlerin numaralarının bir önceki mühürlemeler ile uyuşmadığı, davalı bu mühür farklılıklarının kendisi dışında yapılan müdahaleler ile gerçekleştiğini savunmuş ise de bu yönde bir delil sunmadığı gibi suç teşkil eden bu eylem hakkında adli mercilere yapılmış bir müracaatın varlığından da bahsedilmediği, dolayısıyla kaçak tespiti yapılan sayaç üzerinde bir önceki mühürlemede takılan mühürlere rastlanılmaması ve farklı mühürlerin bulunmasının da kaçak kullanım tespiti açısından giderilmesi gereken bir şüphe olduğu, bu haliyle ispat yükü kendisinde bulunan davalının davacının 01.07.2021 tarihli tutanağa konu yapılan kaçak kullanım eylemini ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı sebebiyle tahakkuk ettirilen 10.09.2021 tarihli ve 894.182,48 TL tutarlı fatura sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, bu faturanın davacı tarafça ödenmiş olması sebebiyle 894.182,48 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 18.05.2021 ve 01.07.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarının davacı hakkında düzenlendiği, "... İlçesi, ... Mahallesi" adresinde, akım trafosunun S1 ve S2 uçlarının köprülendiği, sayacın tüketim değerlerini kaydetmediğinin tespit edildiği, dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında; Mahkemenin kabulünün aksine, davalı ... tarafından davacı şirket adına 10.09.2021 tarihinde KDV dahil 894.182,48 TL bedelli 27.09.2021 tarihli faturanın tanzim edildiği, fatura bedelinin davacı şirket tarafından 30.09.2021 tarihinde ödendiği, davalı tarafından düzenlenen iki adet kaçak/usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının Yönetmeliğe uygun olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının açıklama ve kaçak kullanım şekli başlıklı maddesinde, akım transformatörünün S1 ve S2 uçlarının köprülenmesi fiilinin kaçak elektrik
kullanımı olarak kabul edildiğinin mütalaa olunduğu, yine ek raporda; davacı şirketin tesisatını gösteren veya kullanım yerini gösteren bir fotoğraf bulunmuyor ise de davalı şirket görevlilerinin akım trafosundaki köprülemeyi net bir biçimde fotoğrafladıkları ve 4 görevlinin imzasını taşıyan ayrı bir kaçak elektrik tespit tutanağı bulunduğundan kaçak kullanımın sabit olduğu, video/fotoğraflama işleminin kaçak kullanımın yapıldığı yerin belirlenmesine yönelik olduğu, dosya kapsamında işyerinin kullanımına ilişkin bir belirsizliğin ya da itirazın bulunmadığı, böylece Yönetmelik hükümleri uyarınca usulünce düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı doğrultusunda davacı şirketin davalı şirkete karşı borçlu olduğunun sabit bulunduğu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün isabetsiz olduğu gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ölçü devresindeki mühürlere müdahalenin söz konusu olmadığını, mühürler bozulmadığı halde tutanakta ''ölçü devresine müdahale edildiği görüldü'' beyanı esas alınarak davacının kaçak elektrik kullandığı yönünde düzenlenen bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafça hazırlanan tutanakta dahi açıkça mühürlere müdahale edilmediği belirtiliyorken davacının ölçü devresine müdahale etmiş olmasının imkansız olduğunu, öte yandan 01.07.2021 tarihli Sayaç ve Ölçü Trafoları Değiştirme Kontrol Formu incelendiğinde, bu forma göre sayaç pano kapağındaki mühürlerin ve ölçü trafoları bölmesindeki mühürlerin bir önceki kontrolde takılan mühürlerle uyuşmadığı belirtilerek, mühürlere müdahale edildiği iddia edildiği halde davalı şirket tarafından ilgili sayacın incelemeye gönderilmediğini, oysa ilgili Yönetmeliğin "Kaçak Elektrik
Enerjisi Tespit Süreci" başlıklı 43/2 maddesi uyarınca 42/1 maddesinin (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayacın incelemeye alınması gerektiğini, bu süreç işletilmeksizin davacı hakkında ikinci kez usule aykırı bir şekilde 01.07.2021 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, laboratuvar raporu alınmadan düzenlenen 18.05.2021 tarihli ve 01.07.2021 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının usulsüz olduğunun
Yönetmelik hükmünce açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 18.05.2021 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit tutanağı ile birlikte kaçak kullanım yerinin elektriğinin kesilmesi ve davacı tarafından yapıldığı iddia edilen köprülerin iptal edilmesi gerekirken, bu köprüler iptal edilmeyerek davacının kaçak elektrik kullanmaya devam etmesinin sağlanması ve bu suretle 01.07.2021 tarihinde yeniden Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlenerek davacı aleyhine ikinci kez dava konusu kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura tahakkuk ettirilmesi ve mükerrer kaçak elektrik kullanımından dolayı tarifenin 2 katı baz alınarak fatura hesaplanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, sayaç pano kapağına ya da ölçü trafoları bölmesine, bu bölümlerdeki mühürlere hiçbir müdahalesi olmayan davacının kaçak elektrik kullandığına ilişkin bilirkişice yapılan tespitlerin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara dayanak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalı tarafından davacı hakkında
10.09.2021 tarihinde fatura tahakkuk ettirilmiş olup; kaçak elektrik tespiti tarihinden itibaren 3 gün içerisinde iadeli taahhütlü olarak gönderilmesi gereken faturanın 2 ayı aşkın bir süre sonra gönderilmesinin, davalının ödeme yönteminin uygulanmasında dahi usulsüz olarak hareket ettiğini gösterdiğini, bilirkişi her ne kadar raporunda 42 günlük kaçak elektrik kullanıldığı yönünde tespitte bulunmuşsa dahi sonuç ve kanaat itibariyle kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesinin Yönetmeliğe aykırı olduğunu tespit ettiğini, kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verecek eylemlerin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği konusundaki şaibelerin giderilmediğini, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın davacının borçlu olduğunu ortaya koyamadığını, mühürlere müdahale edilmeden ilgili sisteme davacı şirketin müdahale ettiği kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi incelemesinin davalının tek taraflı düzenlediği tutanaklar üzerinden oluşturulduğunu, tutanaklarda davacı şirkete ait bir imza bulunmadığını, davalının mühürlere müdahale edildiğini iddia ettiği halde buna ilişkin herhangi bir fotoğraf da dosyaya sunmadığını, akım trasformatörünün S1 ve S2 uçlarının köprülenmesi fiili kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilse dahi, bu fiilin davacı şirket tarafından işlendiğinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından düzenlenen 01.07.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacı işyerinde ölçü sistemine müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek fotoğraflanmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketim bedelinin denetime elverişli şekilde hesaplanmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.