Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2413 K.2025/1762

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2413 📋 K. 2025/1762 📅 19.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2413 E.  ,  2025/1762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1562 E., 2024/435 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1061 E., 2020/736 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 2005 yılından beri devam eden iş yeri kira sözleşmesi bulunduğunu, 01.01.2009 tarihli kira sözleşmesi ile aylık kira bedelinin 20.000 USD olarak belirlendiğini, ancak 2018 yılı Eylül ayı kira bedelinin ödenmediğini, kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile lehlerine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, davacı tarafça sunulan sözleşmedeki imzanın sahte olduğunu ve şirket yetkilisine ait olmadığını, temerrüdün oluşmadığını, takip tarihinin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 12.09.2018 tarihli karardan sonra olduğunu, bu karara göre 02.01.2018 tarihindeki kur esas alınarak 20.000 USD x 3,77 TL = 75.400,00 TL olarak ödeneceğini, davalıya tam olarak ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca ayrı ayrı sunulan 01.01.2009 başlangıç tarihli ve 7 yıl süreli iş yeri kira sözleşmelerinin taraflarının, aylık kira bedeli ve ödeme şeklinin aynı olduğu, kira bedeli ve ne şekilde ödeneceğine dair düzenlemeler aynı olduğundan davacı vekili tarafından sunulan kira sözleşmesi bakımından imza incelemesine gerek olmadığı, sözleşme hükmü uyarınca 2018 yılı Eylül ayı kira bedelinin 05.09.2018 mesai bitimine kadar ödenmesi gerektiğinden 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun (1567 sayıl Kanun) uyarınca çıkarılmış olan 32 nolu kararda değişiklik yapılmasını düzenleyen 85 sayılı ve yürürlük tarihi 13.09.2018 olan karar öncesinde muaccel olduğu, mevzuat değişikliğinin geriye yürümeyeceği, dava tarihinden önce yapılan 75.400,00 TL kısmi ödemenin mahsubu ile bakiye borcun 52.600,00 TL, işlemiş faiz alacağının ise 752,22 TL olarak hesaplandığı, borcun tamamına itiraz edildikten sonra kısmi ödeme yapıldığından takibe konu 128.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile 52.600,00 TL asıl alacak, 752,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.352,22 TL üzerinden takibin devamına, 128.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kiralanandan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1567 sayılı Kanun uyarınca çıkarılmış olan 32 nolu kararda değişiklik yapılmasını düzenleyen 85 sayılı kararın tarihinin 12.09.2018, yürürlük tarihinin ise 13.09.2018 tarihi olduğu, yasal değişiklikler geriye yürümeyeceğinden 2018 Eylül ayı kira bedelinin döviz cinsinden muaccel olduğu, davalının geç ve düzensiz ödemelerinin ödeme gününün zımnen değiştiği anlamına gelmeyeceği, kira alacağı likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ve ihtar edilen 30 günlük süre içerisinde kira bedeli ödenmemekle temerrüt oluştuğundan Mahkemece verilen kararda bir hata bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz eidlmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yıllarca ödemelerin farklı zamanlarda yapıldığını, ayın 5'inde ödeme istikrarı olmadığını, davacının davalıda oluşturduğu güveni ihlal ettiğinin ve kira sözleşmesinden kurtulmak için kötü niyetli davrandığını, temerrüt oluşmadığını, 10 yıl boyunca davacının ödeme günlerine itiraz etmediğini, 2009 yılından beri yapılan tüm ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, ödeme tarihinin zımnen değiştiğini, erken ödemelerin dikkate alınmadığını, bu konuda teamül oluştuğunu, savcılık soruşturmasında davacıların sunduğu kira sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlendiğini, ihtarnamede talep edilen tutarla takip konusu tutarın farklı olduğunu, bedel konusunda aralarında anlaşma olmadığını, 13.09.2018 yürürlük tarihli kararın uygulanması gerektiğini, takip tarihinin bu tarihten sonra olduğunu, 02.01.2018 tarihli kur üzerinden kira bedelinin tam ödendiğini, temerrüt oluşmadığından tahliye kararı verilemeyeceğini, eksik harç tamamlanmadan tahliye kararı verdiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, ödenmeyen kira bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, uyuşmazlık konusu kira bedelinin aylık 20.000 USD olduğunun davalı tarafça sunulan kira sözleşmesi ile ispatlanmasına, davalı tarafça sunulan kira sözleşmesinde ödemelerin her ayın 5. gününde yapılacağının kararlaştırılmasına, 1567 sayılı Kanun uyarınca çıkarılmış olan 32 nolu kararda değişiklik yapılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlük tarihinin ise 13.09.2018 olmasına, yazılı kira sözleşmesinde belirlenen ödeme gününün değiştirildiği savunmasının yine yazılı delille ispat edilmesi gerekmesine ve sözleşme hükmü uyarınca hesaplanan kira alacağının tamamının ödendiğinin ispatlanamamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.