Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/474 K.2025/1744
3. Hukuk Dairesi 2025/474 E. , 2025/1744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/23 E., 2023/159 K.
Dairece temyiz incelemesi sonucunda verilen onama kararının davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 4 yıl boyunca Adana İli, ... İlçesi, Kadıköy'de bulunan 515, 497, 385, 388, 398, 28, 317, 382 ve 395 sayılı parsellerden oluşan ortalama 3801 dönüm boş tarla, ahır vs bulunan çiftlik evini davacının babası ...'ın tereke temsilciliğinden boş ve viran şekilde kiraladıktan sonra büyük bir zirai işletme haline dönüştürerek senelerce tüm mükellefiyetlerini yerine getirdiğini, davacının terekede 1/3 oranında miras payına sahip olduğunu, kira sözleşmelerinin yıllık yapıldığını, son kira sözleşmenin 30.10.2009 tarihli olup 30.10.2010 tarihinde sona erdiğini, kiralananların her ürünün toplanılmasından sonra ekime ve sürüme hazır hale getirilmesi amacıyla masraf yapıldığını, yeni dönemde kiralama talebinin davalı tereke temsilciliğine iletildiği halde kiralanan tarlaların boş tarla olarak davalılara kiraya verildiğini, tarlalar hazır olması sebebiyle davalıların malvarlığında artış meydana getirdiği, müvekkilinin ise bu miktarda fakirleştiğini, yeni kiracının bir kısım tarlaları derhal ekebildiğini, diğerlerini ise kiraya vererek kazanç elde ettiğini, kira sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/256 Değ. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalı ...'ın boş olarak kiraladığı tarlaların aslında ekime hazır vaziyette bulunmasından istifa ile haksız kazanç elde ettiğinden bu giderleri ödemekle yükümlü olduğunu, tarlalara yapılan faydalı ve zorunlu masrafların ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 127.011,00 TL masraf ile tespit giderlerinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 21.04.2011 tarihli dilekçe ile tarlalarla ilgili kira sözleşmesinde yer alan diğer kiracıların davaya davalı sıfatı ile dahil edilmelerini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve dahili davalılar vekili; dahili dava yoluyla taraf teşkiline olanak bulunmadığını, taşınmazın müvekkili ...'a herhangi faydalı ve zorunlu masraf yapılmış olarak teslim edilmediğini, ihalenin koşullarını davacının biliyor olduğunu, delil tespiti raporunu kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.06.2011 tarihli kararıyla; dava dilekçesinde üç kişi olarak gösterilen tereke temsilcilerinin husumet ehliyeti bulunmadığı, ayrıca dahili dava dilekçesi ile de hasım arttırılamayacağı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 27.04.2017 tarihli ilamla; "..Dava konusu taşınmazların ... terekesine ait olduğu ve terekeye temsilci atandığı, taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin tereke temsilcileri tarafından düzenlendiği, dosyada mübrez kesinleşmiş Mahkeme kararlarından dava tarihi itibariyle tereke temsilcilerinin ... ve ... olduğu, tereke temsilciliğinin husumet ehliyeti bulunmakta olup doğru hasma yöneltilen davanın esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği", gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 11.05.2023 tarihli kararla; davaya konu kira sözleşmesinde kiracının, kira müddetinin bitiminde tüm taşınmazları kiraya verene boş olarak teslim edeceği, sözleşmenin bitiminden sonra taşınmazların yine davacıya kiralanacağı konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, süresi sona erdikten sonra taşınmazların ihale yoluyla başka kimselere kiralandığı, davacının sözleşme sonunda kiralananları boş olarak teslim etmesi gerekirken sözleşmenin geçerli olduğu süre ve bitiminden sonra teslim edileceği şartlar en başta belli olduğundan dönem içerisinde yapılan masrafların talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
Dairenin 11.09.2024 tarihli ilamıyla; uyulan bozma ilamı doğrultusunda Mahkemece incelenerek araştırma yapılmasına, kararda belirtilen gerekçeye ve kural olarak kiracının kiralanana yaptığı kalıcı nitelikte olan faydalı veya zorunlu masrafları talep edebileceği gözetildiğinde, kiracının kira sözleşmesi süresi içinde kiralananın yeniden sürüme hazır hale getirilmesi amacıyla yaptığı giderleri talep edemeyeceği gerekçesiyle, hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; ürünlerin hasatından sonra tarlaların yeni ekime tarlaların hazırlanmasının gerektiğini, aksi takdirde tarlaları ekime hazırlamak için aylarca hazırlık yapılması gerekeceğini ve bu hazırlık döneminin bazı ürünlerin ekim mevsiminin kaçırılmasına sebep olacağını, bunun büyük masraf ve emek gerektiren zorunlu bir işlem olduğunu, tarlaların hasattan sonra ekime hazır hale getirilmesine yönelik masrafların zorunlu ve faydalı masraf olduklarını ve davalıların malvarlığında artış meydana getirdiğini, müvekkilinin ise bu miktarda fakirleştiğini, ekim nedeniyle yeni kiracının bir kısım tarlaları derhal ekebildiğini, diğerlerini de başkalarına kiraya vererek kazanç elde ettiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kiralanan tarlaların yeni dönemde ekime hazır hale getirilmesi amacıyla yapılan masrafların davalı tereke temsilciliği ve yeni dönemde kiracı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1. Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre, tereke temsilciliğinin sorumluluğuna ilişkin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesine göre; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir. İddianın ileri sürülüş şekline göre davacının, davalı kiracı yönünden talebi, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine dayanmaktadır.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalı olarak tereke temsilciliği yanı sıra yeni kiracı ...'ı da göstermiş olup, 6100 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca, hakim tarafların “talep sonuçlarıyla” bağlıdır. Davalı ... yönünden ilk hükümde ve bozma ilamında yapılan tereke temsilcisi olduğu nitelendirmesi maddi hataya dayalı olup davalı taraf lehine usuli kazanılan hak oluşturamaz. Buna göre, davacının dava dilekçesinde, kiralanan tarlalara yapıldığı iddia edilen masraflar bakımından davalı kiracının lehine kazanım sağlayıp sağlamadığının araştırılması, bu işlemler nedeniyle bazı iş ve masrafları yapmaktan kurtulduğunun belirlenmesi halinde, söz konusu iş ve harcamalar bakımından davalı kiracının sebepsiz zenginleştiği kabul edilerek, bu kalem masrafa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesis edilmesi; bundan ayrı, taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olup usulüne uygun olarak hakkında açılmış bir dava bulunmayan, dahili dava dilekçesi ile hasım olarak gösterilen dahili davalıların davalı sıfatını kazanamayacağı ve bu kişiler aleyhine hüküm de kurulamayacağı gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Mahkemece verilen 11.05.2023 tarihli kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşılmakla davacının karar düzeltme talebinin kabulüne ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair karar düzeltme talebinin REDDİNE,
2. Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme talebinin KABULÜNE, Dairemizin 11.09.2024 tarihli onama kararı kaldırılarak Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.