Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3566 K.2025/1731
3. Hukuk Dairesi 2024/3566 E. , 2025/1731 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/303 E., 2022/416 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından camping olarak işletilen tesisin ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünce yıkıldığını, yıkım çalışmasından önce GATAB ve TEDAŞ tarafından tesisin suyu ve elektriğinin kesilerek tahakkuk ettirilen su bedelinin ödendiğini, ancak 07.07.2004 tarihinde davalı GATAB görevlileri tarafından haksız olarak müvekkili aleyhinde kaçak su tutanağı düzenlenerek 67.371 m³ su sarfiyetinden bahisle 269.165.92 TL borç çıkartıldığını, yıkım işleminden sonra herhangi bir su kullanımı olmadığını, kullanılsa dahi bu miktarda suyun kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; 07.07.2004 tarihi tutanak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan denetimlerde kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini ve tutanak tanzim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.12.2008 tarihli kararıyla; dava konusu camping alanının 13.06.2002 tarihinde yıkıldığı, herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, davacının davalı idareden su kullandığına dair yapılan keşif esnasında herhangi bir yapılaşma, WC, duşakabin ve camping alanının bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan incelemede kullanıldığı iddia edilen su miktarının teknik hesaplamalara göre davacıya ait yerde kullanılmasının mümkün olmadığı ve bu miktarda su kullanabilecek herhangi bir tesisin yıkımdan sonra inşaa edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 22.02.2011 tarihli ilamıyla; davalının sair temyiz itirazları reddedilerek, dosya kapsamından yıkım tarihinden sonraki yıllarda da davacının aynı yerde aynı faaliyete devam ettiğinin anlaşıldığı, su abonesi olmadan yoğun bir şekilde su kullanımını gerektiren işyerinde, faaliyetin başkalarından temin edilen taşıma şebeke suyu ile sürdürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda davacının işyerinde kaçak su kullanarak faaliyetini sürdürdüğünün kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 07.01.2014 tarihli kararıyla; hükme esas alınan 18.11.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davacının 2005 yılı itibariyle kullandığı kaçak su bedelinin 372.239,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairenin 03.03.2015 tarihli ilamıyla; davacı adına 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin kaçak su tutanağı düzenlendiği dikkate alınarak, davalının davacıdan isteyeceği kaçak su bedelinin, kaçak su tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde yürürlükte bulunan ve dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde uygulanacak tarife hükümlerinin hangisi olduğu belirlenerek; ayrıca, davacının faliyetini sürdürdüğü yaz ve kış dönemi kullanımları da dikkate alınarak, davalının tahsilini istemekle haklı olduğu, alacak miktarının denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin 05.12.2018 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporunda yıllara göre tarifelerin esas alındığı, hesaplamada Tatonman (iskonto oranı) yöntemi kullanılarak kaçak su bedelinin bulunduğu, yine davacının mevcut tutanaklara göre 2002-2005 yılları arasında toplamda 67.733 m³ kaçak su kullandığı, yönetmelik hükümlerine göre kaçak su bedelinin cezalı olarak tahsil edilmesi gerektiği gözönüne alındığında yapılan hesabın doğru ve denetime elverişli olduğu, davacının davalıya kaçak su bedeli kullanımından dolayı raporda bildirilen 300.045,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Dairenin 10.11.2020 tarihli ilamıyla; davacının sair temyiz itirazları reddedilerek, davacı hakkında 07.07.2004 tarihli kaçak tutanağı tutulduğu ve uyuşmazlığın sadece bu tutanağa istinaden düzenlenen tahakkuktan kaynaklandığı hususu dikkate alınarak, ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, davacının 2002-2004 yıllarına ait kaçak su tüketim faaliyetini sürdürdüğü yaz ve kış dönemine ilişkin kaçak su kullanım bedelinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozuk olduğu tespit edilen sayaca göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla hazırlanan raporda davacının davalıya ödemesi gereken su tüketim bedelinin 3.705,40 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 265.460,52 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; abonesiz olarak su tüketimi yapılan bir yerde iradi su tüketiminin yanında iradi olmayan su tüketiminin de olabileceği hususunun göz önüne alınması gerektiğini, birlik elemanlarınca abonesiz sayaca müdahale edildiği tespit edildiğinden, belirlenen endeks kadar su tüketimi yapıldığının kabulü gerektiğini, davacının sayacı koruyup muhafaza altına almakla yükümlü olduğunu, davacının sayaca kendisinin müdahale etmediğini ispat edemediğini, endeks ilerlemesinin kasıtlı olarak durdurulması halinde, sayaçta tespit edilen son endeks rakamlarının tahakkuku yanında, kaçak su kullanım esaslarına göre de ayrıca bir tahakkuk çıkarılması gerektiğini, ancak sadece son endeksin tahakkuklandırıldığını, bu nedenle sadece ortalama tahakkuk alınmasının usul ve Kanun'a aykırılık teşkil ettiğini, yine ortalama tüketim baz alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporunun aksine davacının hiçbir tüketim yapmadığı varsayılarak hüküm tesis edildiğini, dava konusu alanda uzun dönem su tüketimi yapılamayacağının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporda davacının borçlu olduğu miktarın 142.492,00 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak su kullanımına dayalı düzenlenen fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, temyiz kapsamına, özellikle kararın uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.