Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2467 K.2025/1682

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2467 📋 K. 2025/1682 📅 17.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2467 E.  ,  2025/1682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/222 E., 2024/786 K.
DAVA TARİHİ : 13.09.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 E., 2023/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'in ölen eşi, ... ve ...'in babası ...'in 07.03.2017 tarihinde mide daralması nedeniye Op.Dr. ... tarafından ameliyata alındığını, ameliyat çıkışında herhangi bir cihaza bağlı olmayan ...'in hastanenin 5. katındaki servis odasına alındığını ve 15 dakika içerisinde de kan değerlerinin yükselmesi ve beynine oksijen gitmemesi sebebiyle kalbinin durduğunu, söz konusu hastane odasında acil müdahale için gerekli ekipman bulunmaması dolayısıyla hemşirelerin müdahalesinin yeterli gelmemesi ve saat itibariyle müdahale edilecek doktor bulunmaması sebebiyle müvekkilin eşine gecikmeli bir şekilde müdahale edildiğini, hastanın eks olduğu ancak daha sonra hayata döndürüldüğü bilgisinin verildiğini ve 4-5 aylık yoğun bakım süreci sonunda hayatını kaybettiğini, hasta ...'e muayene sırasında konulan teşhis ve ameliyat sebebi; hastane epikriz raporunda da bizzat hastane yetkilileri tarafından belirtildiği üzere, "gastrokoskopide pilor darlığı" sebebiyle önerilen cerrahi müdahale olduğu; yapılacak olan ameliyatla ilgili ve dolayısıyla komplikasyonları ile ilgili hasta ve yakınlarına acık bir şekilde hiçbir bilgi verilmediğini, davacıların murisi ...'in davalı hastanedeki tedavilerinde ayıplı hizmet sunulduğu, hatalı tedavi uygulandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL maddi (destek) tazminatı ile 500.000.00 TL manevi (... için 200.000,00 TL, iki çocuk için ayrı ayrı 150.000,00 er TL ) tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; hasta ...'in muayene ve tekrarlanan gastroskopide mide çıkışında darlık tespit edildiğini, hasta ve hasta yakınları yapılacak operasyonla ilgili olarak bu operasyonun riskleri, amaçlanan tedavi ve sonrası oluşabilecek komplikasyonlar konusunda bilgilendirildiğini, ameliyat öncesi gereken tetkikler ve konsültasyonların yapılıp, hastanın ameliyata bu şekilde alındığını, ameliyatın başarı ile yapıldığını, burada komplikasyon olmadığını, anestezi bölümü ile görüşülüp, her şeyin hastanın sağlığına uygun olduğu görüşünün alındığını, yapılan ameliyatla ve ameliyat sırasındaki görünüm hakkında tüm hasta yakınları ayrıca sözlü olarak bilgilendirildiğini, davacı dilekçesindeki iddiaların aksine hastaya her aşamada yapılan müdahalelerde hem personel açısından hem de hazır bulundurulan ekipman ve fiziki şartlar yönüyle hiçbir eksiklik bulunmadığını, mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffa ...'in davalı hastanedeki teşhis ve tedavileri ile ilgili tıbben gerekli kurallara göre doktorlar ve hastanenin sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir ihmal veya hatasının olmadığı, davalı tarafa kusur affedilemeyeceği; anesteziye bağlı oluşan komplikasyonların yönetiminde hastane veya hekimlerin ve diğer sağlık personelinin herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunun hüküm tesisi için yeterli olup, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; bilirkişi raporu ve ek raporu kabul etmediklerini, tanık ifadelerinin de incelemede dikkate alınması gerektiğini, davacılar aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hastanın Adli Tıp raporunda belirtilen teshişin konulmadığı ve ameliyatın da o amaçla yapılmadığı, yapılacak ameliyat ve komplikasyonlarıyla ilgili açık bir bilgi verilmediğini, ameliyat sonrasında da gerekli özenin gösterilmediğini, hastanın kendine gelmeden acil müdahale ekipmanının olmadığı servis odasına çıkarılmasının ağır ihmal olduğunu hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir.
2. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi hazırlanan 07.03.2023 tarihli rapora davacıların itiraz ettiği, itiraz üzerine alınan 22.08.2023 tarihli ek raporda; "hasta derlenme kriterlerini karşılamadığı için 200 mg Bridion IV olarak yapıldığı ve 17:50 de Aldrete skorlama kriterlerine göre 10 puan olarak servis hemşiresine teslim edildiği, yani servise çıkma özelliğine ulaşmış (Aldrete Skoru 9 puana ulaştığında hastalar derlenme odasından servise gönderilebilir.) hatta Aldrete skoru olarak geçtiği, yani hastanın servise verilmesi ile ilgili gerekli tüm tıbbi kriterler karşılanmış olup, hasta tıbbi açıdan uygun zamanda servise transfer edildiğinin belirtildiği, bu rapora karşıt görüş olarak heyetten Dr. ...’nın hasta yoğun bakımda yatırılmayacaksa A grubu büyük ameliyat statüsünde ameliyat yapıldığı zaman hastanın monitörize vaziyette 4-5 saat uyanma odasında izlenmesinin uygun olduğunu, bu hastanın çok kısa sürede servise gönderilmesinin uygun bulunmadığını" belirtttiği anlaşılmaktadır. Raporda yer alan incelemelerin davacıların iddialarını karşılar nitelikte ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
3. O halde Mahkemece; tam teşekküllü bir Üniversite Hastanesinde görevli ilgili alanda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden, somut olaya uygun şekilde davacının geçirdiği operasyon ve sonrasında tıbbın gerek ve kurallarına göre davalının özen yükümlülüğüne aykırılık niteliğinde ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı, uygulanan tedavi ve bakımın nitelik ve zamanlama itibarıyla yeterli olup olmadığı, ameliyat sonrası hasta bakımının ve hastanın odaya çıkarılması ve monitörize edilmemiş olmasının davacının ölümüne etkisi hususlarında davacıların tüm itirazlarını karşılar nitelikte, taraf, Mahkeme ve Yargıtay kontrol ve denetimine açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu sebeple bozulması gerekmiştir.
4. Bozma nedenine göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA,
3. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.