Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1822 K.2025/1413

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1822 📋 K. 2025/1413 📅 10.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1822 E.  ,  2025/1413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1048 E., 2024/139 K.
DAVA TARİHİ : 11.06.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/402 E., 2021/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurumun müvekkili hastanenin hak edişlerinden, 2016 yılı Eylül ayı faturasından 206.199,49 TL, 2017 Yılı Ocak ayı faturasından 258.220,56 TL, 2017 yılı Temmuz ayı faturasından 245.752,13 TL olmak üzere toplam 710.172,10 TL haksız kesinti yaptığını ileri sürerek; kesintinin şimdilik 1.000,00 TL’sinin hukuka aykırı olduğunun tespitine, söz konusu miktarın davalı Kurum tarafından tahsil edilmesi halinde, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; fatura incelemelerinde yapılan kesintilerin bir cezai işlem olmadığını, mevzuata aykırı olan faturalandırmalar için gereken tutarın ödenmesi olduğunu, Kurum zararına yol açacak yersiz ödemelerin önüne geçildiğini, davacının bunun bir cezai işlem olduğunu ileri sürmek suretiyle, Mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 71.687,53 TL'lik davanın reddine, 638.484,65 TL'lik kesinti işleminin iptali ile 2.437,84 TL'lik kesintinin yapıldığı 12.05.2016, 258.220,56 TL'lik kesintinin yapıldığı 11.08.2017, 245.752,13 TL'lik kesintinin yapıldığı 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kök rapor ve itiraz üzerine alınan ek rapor arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan ikinci ek raporun denetimine elverişli olduğunu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; gerekçeli kararın hüküm kısmında maddi hata olduğunu, bu hatanın giderilmesi için tavzih talebinde bulunduklarını, ancak bu taleplerine ilişkin olarak karar verilmediğini, bu sebeple gerekçeli kararın hüküm kısmında davacı lehine hükmedilen 638.484,65 TL'ye ilişkin maddi hatanın düzeltilerek, kararın onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; hükme dayanak olan bilirkişi raporlarının kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece acil tıp uzmanının yer almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, konusunda uzman yeni bir heyetten itirazlarını karşılar mahiyette rapor alınması gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmet sözleşmesine aykırılık iddiasıyla davacının hak edişlerinden yapılan kesinti işleminin iptali ile davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ve yapılan kesinti miktarının davacıya iadesi talebine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Somut olayda hüküm kısmında toplam 638.484,65 TL'lik kesintinin iptal edilmesine karar verilmesine rağmen, 2.437,84 TL, 258.220,56 TL ve 245.752,13 TL toplamı olan 506.410,03 TL'lik tutarın tahsiline karar verilmiş eş söyleyişle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiştir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, davaya konu edilen kesintiler tek tek değerlendirilerek, infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.