Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/1451
3. Hukuk Dairesi 2025/727 E. , 2025/1451 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/9 E., 2021/377 K.
DAVA TARİHİ : 23.02.2012 / 28.03.2012
Mahkeme kararının davalı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı/birleşen davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; asıl davada 25.03.1999 tarihinde davalı banka çalışanı eşi ...'ın her türlü gizleme, sahtekarlık ve dolandırıcılık gibi fiillerine bilinçli ve iradi bir şekilde asli fail olarak iştirak ettiği gerekçesi ile aleyhine açılan ceza davasında tutuklandığını, yine aleyhine açılan zararın tazmini talepli davada ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler alındığını, ayrıca Devlet Güvenlik Mahkemesinde de yargılandığını, açılan ceza davasında hakkında beraat kararı verildiğini ve Yargıtay tarafından zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, Devlet Güvenlik Mahkemesinde de açılan davada beraat kararı verildiğini, eşinin davalı banka çalışanı olması dışında olaylar ile bir ilgisinin ve alakasının olmadığını, aleyhine açılan davalarda sahip olduğu çiftlikte ve araçlarda ihtiyati hacizler ve ihtiyati tedbirler nedeniyle zararlarının meydana geldiğini belirterek 312.150,00 TL zararının davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı ... vekili; 12.09.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 1.846.150,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davacı ... vekili; birleşen davada haksız tutuklanması ve aleyhine verilen haksız ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları nedeniyle uğradığı zararlara karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 26.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı ... vekili 12.09.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 96.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; zamanaşımı itirazının bulunduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.05.2015 tarihli kararıyla; asıl davada bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın uğramış olduğu 42.108,00 TL zararın ise davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine ve birleşen davada davanın reddine dair verilen karara karşı süresinde asıl davacı vekili, birleşen davacı vekili ve davalı/birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin verilen 02.02.2017 tarihli ve 2014/34924 E., 2017/1216 K. sayılı ilamıyla; asıl davacı ve birleşen davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilerek kamyonetin kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarar miktarının tespiti bakımından alınan bilirkişi raporunun gerek hesaplama yöntemi gerekse bilirkişinin uzmanlık alanı itibariyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Mahkemece davacı ...'ın kamyoneti kullanamaması nedeniyle uğramış olduğu zararın tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve yine Mahkemece asıl dava davacısı ...'ın manevi tazminat talebi olmadığı halde manevi tazminat davasının reddine karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alındığı, Mahkemece davacı ...'ın manevi tazminat talebi olmadığı halde manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan Mahkemenin 15.03.2018 tarihli kararıyla; bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ...'ın açmış olduğu maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile; 60.090,00 TL'nin dava tarihi olan 23.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece verilen 22.10.2020 tarihli ve 2020/5418 E., 2020/5881 K. sayılı ilamıyla; Mahkemece 13.05.2015 tarihli kararda 42.108,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, anılan kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ve anılan gerekçelerle davalı lehine bozulmuş olduğu, bozma ilamında davacıların tüm temyiz itirazlarının da reddine karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ise davalı lehine oluşan usuli müktesep hak ihlal edilerek, davalı aleyhine olacak şekilde 42.108,00 TL'nin üzerinde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve yine eldeki dosyada birleşen davanın söz konusu olduğu, kararın başlık kısmında da birleşen davanın belirtildiği, ancak hüküm asıl dava yönünden kurulduğu, gerekçede ya da hüküm kısmında birleşen dosyanın kesinleştiği ile ilgili bir ifade de bulunmadığı, kararın başlık kısmı ve hüküm kısmı arasındaki çelişkinin giderilmesi adına birleşen dosya kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde sadece asıl davaya yönelik hüküm kurulmasının uygun görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile 42.108,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; kararı davalı/birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
IV. TEMYİZ
Dairece dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davalı
vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı/birleşen davalı vekili; davacı ...’ın kamyonetinin trafik kaydı incelendiğinde birden fazla haczin bulunduğunu, ihtiyati haciz tarihlerinde Ziraat Bankasına da borcu nedenli takibe uğradığını ve haciz uygulandığını, davacının haciz konan diğer dosya borçlarını ödemeden aracını kullanamaması sorumluluğunu bankaya yükletmeye çalışmasının iyiniyet içermediğini, ihtiyati haczin Mahkeme kararı sonucu uygulandığını, davacı tarafça ihtiyati hacze karşı yeterli teminat gösterilerek itiraz edilmediğini ve kaldırılması yönünde geçerli sebepler ileri sürülmediğini, ihtiyati hacze konu tazminat davasının reddinin yargılamanın uzamasından kaynaklandığını, davalı bankanın zarara uğradığını ve Anayasaca güvence altına alınan hak arama hürriyeti kapsamında şikayet ve dava haklarını kullandığını, kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacıların davalının şikayeti üzerine tutuklanmaları ve aleyhlerine davalının talebi ile uygulanan haksız ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları nedeniyle uğradıkları zararların tazmini istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairece verilen 22.10.2020 tarihli ve 2020/5418 E., 2020/5881 K. sayılı bozma ilamına uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcının düzeltme isteyene yükletilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.