Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2612 K.2025/1425
3. Hukuk Dairesi 2024/2612 E. , 2025/1425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/416 E., 2021/873 K.
DAVA TARİHİ : 30.04.2010
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalılar müteahhit olan Murat ve arsa sahibi Cengiz arasında akdedilen 01.01.1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen İstanbul İli Maltepe İlçesi Yeni Kariye Mahallesi Kavaklı Bayır mevkii 151 ada 1503 pafta 31 parselde kayıtlı bulunan kat irtifaklı taşınmazın 20/1000 arsa paylı B Blok 1. bodrum 3 numaralı bağımsız bölümünü diğer davalılardan 18.12.2006 tarihinde 102.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığını, 2009 yılı Eylül ayında bağımsız bölümünün bulunduğu taşınmaza bitişik olan boş arazide inşaat yapımına başlanıldığını, bu inşaat faaliyetinin başlaması ile beraber ilk olarak her iki taşınmazın ortak sınırının bulunduğu kısımda, davalılar tarafından daha önce yapılan ve dairesinin bulunduğu binaya ait bahçe kısmının esasen diğer arsa içinde kaldığının ortaya çıktığını, binanın diğer kat malikleri ile birlikte yaptıkları araştırmalar sonucunda davalılar tarafından çitle çevrilen bu kısmın gerçekten kendi binalarına ait olmadığının anlaşıldığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL maddi tazminatın satın alma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; ıslah dilekçesi ile talebini 16.800.00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., arsa maliki olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca hatalı ve imara aykırı imalatlardan yüklenici sıfatıyla ...'ın sorumlu olduğunu, sözleşme konusu binanın onaylı projeye ve ruhsata aykırı olarak inşa edilmesinden kendisinin sorumlu tutulamayacağını, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın husumet nedeni ile reddini dilemiştir.
2. Davalılar ..., ... ve ..., binanın yapılmasında hiçbir müdahaleleri bulunmadığını, asıl sorumluğun arsa sahibi ... ve müteahhit ...'da olduğunu savunarak, husumet nedeniyle davanın reddini dilemişlerdir.
3. Davalı ..., davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2012 tarihli kararıyla; davalı ...'ın müteahhit sıfatıyla taşınmazı inşa ettiği, davalı ...'in arsa sahibi olduğu gibi inşaatı kendisinin tamamladığı, diğer davalıların taşınmazı davacıya sattıkları ve satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine göre sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın kabulüne, 16.800,00 TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2012 tarihli kararının süresi içinde davalılardan Cengiz vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 13.03.2013 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazları incelenmeyerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine Mahkemenin 15.12.2016 tarihli kararıyla; davacının satın aldığı taşınmazın gizli ayıplı olduğu, davacının ayıbı öğrendiği tarihten itibaren makul sürede ihbarda bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre ayıp nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer azalmasının 12.000,00 TL olduğu, davalıların söz konusu ayıptan sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden, 4.500,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3. Dairece verilen 09.03.2021 tarihli ilamla; davalılar Murat, Berna, Fatma Nilgün ve Recep Ümit'in tüm, davacının sair temyiz itirazları reddedilerek, Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.06.2012 tarihli ilk kararda 16.800,00 TL tazminatın tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği ve bu kararın sadece davalı ... tarafından temyiz edildiği, ilk kararın diğer davalılar tarafından temyiz edilmeyerek davacı taraf için usuli müktesep hak oluştuğu, Mahkemece ilk kararda hükmedilen 16.800,00 TL'nin ilk kararı temyiz etmeyen davalılar Murat, Berna, Fatma Nilgün ve Recep Ümit aleyhine kesinleştiği ve davacının usuli kazanılmış hakkının oluştuğu gözetilerek anılan davalılar yönünden 16.800,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, arsa maliki olan davalı ... ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalı arsa maliki olduğundan imalatçı olarak kabul edilemeyeceği, davalı ... ile diğer davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığı, Cengiz yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu bağımsız bölümü davalılar Berna, Fatma Nilgün ve Recep Ümit'ten 18.12.2006 tarihinde satın aldığı, davalı ...'ın yapının müteahhidi olması sebebiyle davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak davalı arsa maliki olan Cengiz ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalı arsa maliki olduğundan imalatçı olarak kabul edilemeyeceği, davalı ... ile diğer davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığı, tazminat yönünden ise Mahkeme kararının aynen tatbik edildiği ancak gerekçeli karar yazılırken davacı tarafın kazanılmış hakkının gözden kaçtığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL'nin dava tarihinden, 4.500,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Murat, Berna, Fatma Nilgün ve Recep Ümit'ten tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece verilen kararda müvekkilin kazanılmış hakkınının ihlal edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayıplı imalat nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
2. Somut olayda, Mahkemece bozma ilamında belirtilen şekilde, Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.06.2012 tarihli ilk karar yönünden davacı taraf için usuli müktesep hak oluştuğu gözetilerek, davalılar Murat, Berna, Fatma Nilgün ve Recep Ümit yönünden 16.800,00 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken, bozma gerekleri yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.