Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1260 K.2025/1412

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1260 📋 K. 2025/1412 📅 10.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1260 E.  ,  2025/1412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/365 E., 2023/479 K.
DAVA TARİHLERİ : 01.08.2013 / 30.07.2021
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin Tekin Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 04.06.2013 tarihli yazısı ile sigortalıları adına gerçeğe aykırı olarak düzenlenen 10 adet reçetenin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2009 yılı Protokolünün (4.3.6.) maddesi gereği 56.263,56 TL reçete bedelinin işlemiş faizi ile birlikte 65.320,63 TL olarak ödenmesinin talep edildiğini, davalının iddia ettiği sahte reçete tanzimi ile müvekkilinin alakası olmadığını ileri sürerek; 65.320,63 TL'nin tahsilinin yapıldığı tarihten itibaren işleyen faiz ile birlikte, davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; davalı eczacı Fuat Tekin'in 11 adet sahte reçete düzenlediği için 2009 yılı Protokolünün (6.3.6.) maddesi uyarınca hesaplanan cezai şart bedelinin 314.658,80 TL olduğu tespit edildiğini, Protokolünün (4.3.6.) maddesi uyarınca 20130615006748 belge numaralı borç girişi ile eczacının hakedişlerinden kesilerek tahsil edildiğini, müvekkili Kurum aleyhine Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada cezai işleme konu olan reçetelerin sahteliğinin sabit olması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, cezai işlemin hukuka uygun bulunduğu için Kurum zararının karşılanması ve cezai işlem bedelinin ve tüm ferilerinin tahsili amacıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/14607 Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip miktarı 480.927,95 TL alacağın yasal faizi ve tüm ferileriyle birlikte ödenmesine, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davada; davacının sahibi olduğu Tekin Eczanesinin gerçeğe aykırı olarak düzenlenen 10 adet reçeteyi kuruma fatura etmesi nedeniyle Protokolün (4.3.6) maddesi kapsamında reçete bedeli 56.263,6 TL ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 65.320,63 TL tutarın davacıdan tahsili için işlem başlatıldığını ve işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davada, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece asıl davalı hakkında verilen 30.11.2015 tarihli kararla; davacının davasının kabulü ile davalı Kurumun 25.01.2013 tarihli ve 98206689/SÖZLEŞME-18064795/293641 sayılı yazı ile bildirilen işlemin haksızlığının tespitine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarihli kararıyla; Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E. sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 10 adet reçetenin daha önce Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E. sayılı dosyasına konu olduğu, bahsedilen davanın reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, işbu dava Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davadan önce açıldığından derdestlik yönünden değerlendirilme yapılmadığı, birleşen dava için ise itirazın iptali talep edilen alacağın bu 11 adet reçete için kesilen cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu ve Mahkeme kararı ile bu alacağın haklı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile yapılan itirazın iptaline ve 62.931,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili; davalı Kurum tarafından aynı olaya ilişkin reçete bedeli ve cezai şart işlemi yapılarak mükerrer işlem tesis edildiğini, kararın yeterince gerekçelendirilmediğini ve davalar farklı olduğu için farklı değerlendirme yapılması gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada davalı Kurum tarafından uygulanan reçete bedelinin işlemiş faizi ile ödenmesi işleminin iptali, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı Kurum tarafından, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen 10 adet reçeteyle ilgili reçete bedellerinin işlemiş faiziyle ödenmesi için bildirimde bulunulduğu iddiasıyla üstüne davacı eczacı tarafından işlemin iptali istemiyle asıl dava açılmış, aynı reçetelerle ilgili cezai şart işleminin uygulanması sebebiyle davacı eczacı tarafından işlemin iptali için davalı Kurum aleyhine Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E. sayılı davası açılmıştır. Söz konusu davada, cezai işleme konu olan reçetelerin sahteliğinin sabit olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine cezai işlem bedelinin tahsili için SGK tarafından icra takibi başlatılmış, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali talepli birleşen dava açılmıştır.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmaya karar verildiğinin anlaşılmasına, özellikle her iki davaya konu reçetelerin aynı reçeteler olduğunun anlaşılmasına göre, davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince asıl dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı, birleşen dava yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.