Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3428 K.2023/7519

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3428 📋 K. 2023/7519 📅 14.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3428 E.  ,  2023/7519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/201 E., 2021/366 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ile cezai şart istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli, 2015/13834 Esas, 2018/2483 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; karar dahili davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden dahili davalılardan ... geldi, temyiz edilen davacı vekili gelmedi. Gelen dahili davalının sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evraklarla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin babası olduğunu, dava konusu 102 ada 47 ve 136 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar davalı tarafından 15.06.2003 tarihli sözleşmeyle çocuklarına hibe edilerek paylaştırılmış olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tespit ve tescil edildiğini, söz konusu sözleşmedeki edimler müvekkili tarafından yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından yerine getirilmediğini, bu nedenle davalının sözleşmede belirtilen cezai şartı da ödemesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu 102 ada 47 ve 136 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline ve sözleşmede belirtilen 20.000,00 TL cezai şartın kadastro tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili 24.06.2019 tarihli dilekçeyle; dava konusu taşınmazların yargılama sırasında ... ile ... adına tescil edildiğini; davaya, dava konusu taşınmazları kötüniyetli olarak devralan yeni maliklere karşı devam etmek istediklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ve dava dışı çocuklarıyla taksim sözleşmesi yaptığını ancak bu sözleşmenin çocukları tarafından ölünceye kadar müvekkiline bakılması şartıyla yapıldığını ve sözleşme uyarınca davacıya tarla tapularının verildiğini, kadastro çalışmaları sırasında müvekkilinin muvafakatı üzerine bu taşınmazların davacı adına tespit ettirildiğini, her ne kadar dava konusu 102 ada 47 parsel sayılı taşınmaz kadastro tespiti sırasında müvekkili adına tespit ve tescil edilmiş ise de eldeki davadan önce dava dışı çocukları tarafından Mahkemenin 2009/86 Esas sayılı dosyasında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda taşınmazın nizalı bölümlerinin davacı çocukları adına tesciline karar verildiğini ancak eldeki davanın davacısının o davaya katılmadığını, kaldı ki davacı taksim sözleşmesindeki edimleri yerine getirmediğinden sözleşmenin müvekkili yönüyle bağlayıcılığının da kalmadığını, bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Bozma sonrası davaya dahil edilen ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı sözleşmenin bağış sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının eldeki davadan önce dava konusu taşınmazların mera niteliğinde olduğunu ileri sürerek dava açtığını, davacının dava konusu taşınmazlarda hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Bozma sonrası davaya dahil edilen ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mirasbırakan ... tarafından 13.06.2012 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname uyarınca mirastan iskat edildiğini, öte yandan davacının dayandığı rızaen taksim sözleşmesinin hükmen iptal edildiğini ve resmi şekilde yapılmayan bağış sözleşmelerinin geçerli olmadığını, dava konusu taşınmazın iyiniyetli şekilde 3. kişiden satın alındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.02.2015 tarihli, 2012/266 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 15.06.2003 tarihli “rızaen taksim sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin başlangıç kısmında “Bu taksim aynı zamanda ...'nın vasiyeti yerine sayılmaktadır.” ifadesinin yer aldığı, şekil şartlarını taşımayan bu sözleşme geçerli sayılsa dahi ...'nın ölümünden sonra hüküm doğurabileceği, öte yandan sözleşme tarihi ile kadastro tespit tarihi arasında zilyetlikle kazanım için gerekli sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarihli, 2015/13834 Esas, 2018/2483 Karar sayılı kararıyla; dosya arasında bulunan İstanbul Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/27 Esas, 2012/314 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının ..., davalısının ise ... olduğu, davanın 15.06.2003 tarihli sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart talebine ilişkin alacak davası olduğu, Mahkemece taraflar arasında yapılan sözleşmenin ölünceye kadar bakma akdi olduğu ve resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğundan sözleşmede yazılı cezai şartın da talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ancak bu kararın henüz kesinleşmediği, her ne kadar resmi şekilde yapılması ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin geçerlilik şartı ise de taraflar arasında düzenlenen 15.06.2003 tarihli sözleşmenin bağış sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı, geçerli olup olmadığı, dava konusu taşınmazların sözleşme kapsamında bulunup bulunmadığı ve zilyetliğinin davacı tarafa devredilmiş olup olmadığı hususlarının keşif yapılarak açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiği belirtilerek, açıklanan hususlarda toplanacak deliller uyarınca karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
1. Mahkemenin 08.12.2021 tarihli, 2018/201 Esas, 2021/366 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, davacının mirasbırakanı ...’nın kadastro çalışmalarından önce taksim sözleşmesi yaparak mallarını çocukları arasında paylaştırdığı ve zilyetliğini devrettiği, 102 ada 47 parsel sayılı taşınmazın nizalı bölümü ile 136 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı tarafından fasılasız şekilde 20-25 yıldır zilyet edildiği, 102 ada 47 parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı ile dava dışı kardeşleri tarafından ev yapıldığı, davacının dayandığı sözleşmenin dava konusu taşınmazlara ilişkin olduğu, taşınmazların yargılama sırasında satıldığı bu nedenle iyiniyetin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 136 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı ile 102 ada 47 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi ...'un 08.03.2019 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 369,34 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 31.01.2022 tarihli ek kararıyla; davacının cezai şart istemine ilişkin olarak sehven hüküm kurulmadığı gerekçesiyle dosyanın re’sen ele alınmasına, 6100 sayılı HMK’nın 304/1 ve 305/A maddeleri uyarınca; hükmün 1. fıkrasına ek olarak “Davacının cezai şart talebinin kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihi olan 06.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” ibareleri eklenmek suretiyle hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde dahili davalılar ... ile ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Dahili davalılar ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karar ve ek kararda Mahkemenin gerekçesinin bulunmadığını, yargılama sırasında davalı ...’un vefat ettiğini, Mahkemenin ek kararına göre taksim sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkillerinin de cezai şarttan sorumlu tutulduklarını, eldeki davadan önce ... tarafından taksim sözleşmesinden kaynaklı cezai şarta ilişkin olarak Hami aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, taksim sözleşmesi başlıklı sözleşmenin esasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi olduğu ve resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz olduğunun kabul edildiğini ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, oysa eldeki davada Mahkemece kesinleşen diğer mahkeme kararına aykırı şekilde karar verildiğini, bir taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için o taşınmazın 20 yılı aşkın süre boyunca nizasız ve fasılasız şekilde zilyet edilmesi gerektiğini, somut olayda ise eldeki davadan önce davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak çeşitli davalar görüldüğünü, davacının taşınmazlarda 20 yılı aşkın süre boyunca zilyetliğinin de bulunmadığını, her ne kadar Mahkemece yapılan keşifte davacı tanıklarınca kadastrodan önce sözlü şekilde taksim yapıldığı belirtilmiş ise de taksim sözleşmesi resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını, Mahkemece davacının dayandığı sözleşmenin niteliğinin ne olduğunun da belirlenmediğini, davacının vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarılmasına da itirazda bulunmadığını, gerekçeli karar yazıldıktan 3 gün sonra ek kararla cezai şarta hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali tescil ile cezai şart istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 ve 305/A maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda Sivas ili, Gölova ilçesi, Boğazköy köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 47 parsel sayılı 1.371,67 metrekare ve 136 ada 2 parsel sayılı 433,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve 05.06.2008 tarihinde tescil edilmiştir. Bilahare 102 ada 47 parsel sayılı taşınmaz, kayden yapılan satışlar sonucunda 20.02.2019 tarihinde ... adına; 136 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise kayden satış sonucunda 07.04.2015 tarihinde ... adına tescil edilmiştir.
2. Tapu iptali ve tescil istemi yönüyle incelenen asıl karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Ek karara ilişkin temyiz itirazları yönüyle ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A maddesine göre taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Somut olayda; davacının kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali tescil ile cezai şart istemine ilişkin olarak eldeki davayı açtığı, Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescil istemi yönüyle karar verildiği halde, cezai şart istemiyle ilgili olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığı, bunun üzerine tarafların talebi olmaksızın Mahkemece dosya re’sen ele alınarak gerekçe de yazılmaksızın cezai şart istemiyle ilgili hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece gerekçesiz bir şekilde ve usulün 305/A maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün tamamlanmasına ilişkin ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Dahili davalılar vekilinin tapu iptali ve tescil istemi yönüyle verilen 08.12.2021 tarihli asıl karara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Dahili davalılar vekilinin hükmün tamamlanmasına ilişkin 31.01.2022 tarihli ek karar yönüyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
Taraf vekilleri duruşmaya katılmadığından lehlerine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.