Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3814 K.2023/7491

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3814 📋 K. 2023/7491 📅 14.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3814 E.  ,  2023/7491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1034 E., 2022/965 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/405 E., 2021/624 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve mirasbırakan babası ... adına tapuda kayıtlı olan 142 ada 29 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro çalışmalarının yapıldığı 1998 yılında yurt dışında yaşamaları nedeniyle davaya konu taşınmazla ilgilenemediklerini, taşınmazın mirasbırakan babası ... adına eski tapu kaydı bulunduğunu ve babasının ölümüyle birlikte kendilerine intikal ettiğini, davalı tarafın çekişmeli taşınmazda hiçbir hakkının bulunmadığını, kadastro tespitleri yapılırken davalıların hile ile çekişmeli taşınmazı adlarına yazdırdıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçıların miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, hak düşürücü sürenin geçtiğini de belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2018/405 Esas, 2021/624 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazın 07.09.1998'de tespitinin kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi uyarınca kesinleşen kadastro tutanaklarına ilişkin kadastro öncesi sebebe dayalı davaların 10 yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği ve eldeki davanın 09.10.2018 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada ileri sürdüğü iddia ve itirazlarını tekrarlayarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebeplerini tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kadastro sonucunda, dava konusu 142 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, satın alma ve taksime dayanılarak 1/2'şer paylı şekilde ... evlatları ... ve ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 07.08.1998 - 07.09.1998 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde ... ve ... tarafından açılan davada Akçaabat Kadastro Mahkemesi'nin 31.05.2021 tarihli ve 1998/125 Esas, 2001/9 Karar sayılı kararıyla davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 18.03.2002 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın halen tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile tespit malikleri adına tapuda kayıtlı olduğu, davanın ise 09.10.2018 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.